Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/15425
2023/5452
29 Mayıs 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... Belediye Başkanlığı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
-
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ilçesi, ... mevkii 1290 parsel sayılı taşınmazda murisleri ...’nin paydaş olduğunu, taşınmazın ... tarafından Çatalca Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/95 Esasında açılan dava ile tapusunun iptal edilerek idare adına tescil edildiğini, muris ... adına ise müvekkile isabet eden pay mevcut olduğunu, taşınmazın kamulaştırma yapıldığına dair tarafına herhangi bir tebligat yapılmadığı gibi bedel de ödenmediğini, tazminat bedelinden hâli hazırda kullanan idarenin sorumlu olduğunu, kamulaştırmasız el atma bedelinin tespiti ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
-
Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 472.329,40 TL el atma bedelinin el atan davalıdan tahsili ile davalar arasında hukukî ve fiili bağlantı olduğunu, bu nedenle davanın Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde derdest olan 2017/532 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; tapu maliki olmayan davacıların davalarının ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın belediyeye müracaat edip uzlaşmak üzere talepte bulunmadığını, kısmî dava açılmasının mümkün olmadığını, kamulaştırmasız el atmadan bahsedilmesi için idarenin sürekli ve fiili tasarrufunun olması gerektiğini, davanın öncelikle husumetten, görev yönünden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın el atma tarihinin tespit edilerek bu tarih esas alınarak bedel belirlenmesi gerektiğini, bedel belirlenirken taşınmazın kadastral parsel olup olmadığı, düzenleme ortaklık payı oranı, imar durumunun araştırılarak bedel belirlenmesini, yol olarak terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.06.2013 tarihli ve 2012/868 Esas, 2013/688 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
-
Mahkemenin 24.06.2013 tarihli ve 2012/868 Esas, 2013/688 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 07.12.2015 tarihli ve 2014/27796 Esas, 2015/23316 Karar sayılı kararı ile kamulaştırma işleminin davacıya ve murisi ...'a usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği ve tamamlanmış bir kamulaştırma işlemi olmaksızın idarece taşınmaza fiilen el konulduğu, bu nedenle adı geçen davacının kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan tazminat talebinde bulunma imkânının olduğu nazara alınarak işin esasına girilip talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verildiği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların davalı ..., ve davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı ... Belediye Başkanlığı yönünden davaların kabulü ile adı geçen davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Belediye Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın el atma tarihindeki özellikleri dikkate alınması gerektiğini, belirlenen bedelin fahiş olduğunu, fiilen el atılan idarenin sorumlu olması gerektiğini, kendilerinin fiili el atmalarının söz konusu olmadığını, 7201 sayılı Kanun'un 6 ncı ve 7 nci maddeleri ve 09.06.2021 tarihinde kabul edilerek 19.06.2021 tarihli ve 31516 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7327 sayılı Kanun'un 20 nci ve 22 nci maddeleri ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek 3 üncü maddesine göre bedelinin belirlenmesi gerektiğini, davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, sorumlu idarenin yetersiz gerekçe ile hatalı olarak belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesi.
-
2942 sayılı Kanun'un Ek 3 üncü, Geçici 15 ve 17 nci maddeleri.
-
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
-
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsili hakkında, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da hadisede Borçlar Kanunu'nun 66 ncı maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
-
Değerlendirme
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Davalılar İl Özel İdaresi ve İçişleri Bakanlığı yönünden olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmaması hatalıdır.
-
Davacı ve murisi ...'ın hissedar olduğu 1290 parsel sayılı taşınmazın, okul ve açık pazar alanı olarak 1985 yılında davalılardan Büyükçekmece Belediye Başkanlığı tarafından kamulaştırıldığı, davacı murisine usulüne uygun tebligat yapılmadığı gibi bedel de ödenmediği, söz konusu taşınmazın Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.04.1988 tarihli ve 1987/95 Esas, 1988/323 Karar sayılı kararı ile 6830 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca Büyükçekmece Belediye Başkanlığı adına tapuya tesciline karar verildiği ve 02.05.1989 tarihinde de taşınmazın hükmen belediye adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
4 . Dava derdest iken 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanun'un 6 ncı ve 7 nci maddeleri ve 09.06.2021 tarihinde kabul edilerek 19.06.2021 tarihli ve 31516 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7327 sayılı Kanun'un 20 nci ve 22 nci maddeleri ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen;
Ek 3 üncü maddesi ile "Mülga 31/8/1956 tarihli ve 6830 sayılı İstimlâk Kanunu'nun 16. ve 17. maddeleri ile bu Kanun'un mülga 16. ve 17. maddeleri uyarınca kesinleşmiş mahkeme kararlarına istinaden idareler adına tescil edilen taşınmazların eski malikleri adına kamu bankalarına yatırılan ancak hak sahiplerine ödenmediği tespit edilen kamulaştırma bedelleri nedeniyle idareler aleyhine açılacak her türlü davada değer; taşınmazın idare adına tescil edildiği tarih, değerleme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ ÜFE) tablosundaki aylık değişim oranları esas alınmak suretiyle dava tarihi itibarıyla güncellenir ve ortaya çıkan bedel hak sahibine ödenir. (Ek cümle: 9/6/2021 7327/20 md.) Bu hüküm, tebliği dâhil eksik veya hatalı kamulaştırma işlemleri bulunmasına rağmen idare adına tescil edilmiş olan taşınmazlar hakkında da uygulanır."
Geçici 15 inci maddesi ile “Mülga 6830 sayılı Kanun'un 16. ve 17. maddeleri ile bu Kanun'un mülga 16. ve 17. maddeleri uyarınca kesinleşmiş mahkeme kararlarına istinaden idareler adına tescil edilen taşınmazların eski malikleri adına kamu bankalarına yatırılan ancak hak sahiplerine ödenmediği tespit edilen kamulaştırma bedelleri nedeniyle idareler aleyhine açılmış ve devam eden davalar, Ek 3. madde hükmü uygulanarak sonuçlandırılır.”
Geçici 17 nci maddesi ile “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla bu Kanun'un Ek 3. maddesine eklenen cümle, bu cümleyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kanun yolu incelemesindekiler dâhil görülmekte olan davalarda da uygulanır” hükümleri getirilmiştir.
Bu durumda sair hususlar incelenmeksizin yukarıda açıklandığı gibi rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı idareye iadesine, alınması gereken 886,70 TL temyize başvurma harcından peşin alınan 220,70 TL harcın mahsubu ile kalan 666,00 TL harcın alınmasına,
29.05.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Muhalif Üye)
MUHALEFET ŞERHİ
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararın Dairenin çoğunluk görüşü doğrultusunda 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun Ek Madde 3 gereğinin yerine getirilmesi yönünden hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de, bu görüşe katılmamaktayım. Şöyle ki;
Dairenin yerleşmiş uygulamalarına göre 6450 Sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önce 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu’na göre yapılan kamulaştırmalarda malikin kamulaştırma tebliğinden veya ferağdan itibaren 30 günlük süre içerisinde bedele karşı dava açabilmesi mümkün iken (AYM’nin E. 2002/112, K. 2003/3 KT 10/04 2003) (AYM 2019/3667 E. 10.06.2015 tarihli kararlarında) kesinleşmiş kamulaştırma işleminde hak düşürücü sürelerin geçmesiyle malikin her türlü dava açma hakkının engellenmesi ve taşınmazın hiçbir karşılık ödenmeden idareye geçmesi mülkiyeti hakkının sınırlarını aşan, hakkın özünü zedeleyen ve Anayasanın 35 inci maddesinin ihlali niteliğinde bir durum olduğunun kabulü ile bankaya bloke edilen ihtilafsız kamulaştırma bedelinin ödenmesi yönünden açılan davalarda da kamulaştırmasız el atma olgusunun kabul edildiği gözetildiğinde 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 gün 30988 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanun'un 6. ve 7. maddesi ve 09.06.2021 tarihinde kabul edilerek 19.06.2021 gün 31516 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7327 sayılı Kanun'un 20 ve 27 inci maddeleri ile 2942 sayılı Kanunu'na eklenen Ek 3 ve Geçici 15 inci maddeleri ile getirilen düzenlemenin;
Mülga 31.08.1956 tarihli 6830 sayılı İstimlâk Kanunu'nun 16 ve 17 inci maddeleri ile 2942 sayılı Kanun'un Mülga 16 ve 17 inci maddeleri uyarınca kesinleşmiş mahkeme kararlarına istinaden idareler adına tescil edilen taşınmazların, eski malikleri tarafından; idareler aleyhine kamu bankalarına bloke edilen ancak kendilerine ödenmediği tespit edilen kamulaştırma bedellerinin ödenmesi talebi ile açacakları davalarda uygulanması gereken hesaplama yöntemine ilişkin olduğunu kabulü gerekir.
Aynı maddenin sonuna 09.06.2021 tarihli ve 7327 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile getirilen ek cümle de “Bu hüküm” sözcükleri ile başlamakta olup ilk fıkrasına atıfta bulunarak kamu bankalarına bloke edilen ancak malike ödenmeyen ihtilafsız kamulaştırma bedeline ilişkin olduğu açıktır.
Bu durumda sözü edilen ek maddenin 16. ve 17. maddelere istinaden tescil edilen taşınmazlara ait ihtilafsız kamulaştırma bedeline ilişkin olduğunda şüphe yoktur. Bundan ayrı malike yapılan tebliğatın usulsüz olması gibi malikten kaynaklanmayan ve malike kusur izafe edilmesi de mümkün olmayan sebeplerle malikin kamulaştırma işlemlerinden haberdar olmaması mümkündür. (Eldeki davada olduğu gibi). Usulsüz tebligatlar geçerli kabul edilerek Kamulaştırma Kanunu'nun 16. ve 17. maddeleri uyarınca taşınmazın idare adına tescil edilmesi yolsuz tescil niteliğindedir ve malik her her zaman tapu kaydının iptali ile adına tescil isteme hakkına sahiptir.
Bu durumda idare adına Kamulaştırma Kanunu'nun 16 ncı maddesine tescil edilen taşınmazla ilgili olarak açılan ve ihtilafsız kamulaştırma bedelinin tahsiline ilişkin olmayan davada Kamulaştırma Kanununun eklenen Ek 3 maddenin uygulanması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:58:38