Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/5967

Karar No

2023/13310

Karar Tarihi

25 Aralık 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/90 Esas, 2021/169 Karar

KARAR: Kısmen kabul

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve manevi tazminat istemine ilişkin asıl dava ile ilk davada saklı tutulan kısma ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece asıl davada manevi tazminat isteminin reddine, el atma tazminatı isteminin kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar, davalı ...Ş. ve ... Holding A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Davacılar, davalı ...Ş. ve ... Holding A.Ş. vekilleri tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 5219 ... Kanun ile değişik 440 ıncı maddesine göre Yargıtayca verilen bozma ve onama kararlarına karşı tebliğden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna gidilebilir. Yine 1086 ... Kanun'un 442 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre de taraflardan biri süresi içinde karar düzeltme talebinde bulunursa diğer taraf (karar düzeltme süresini geçirmiş olsa bile) karar düzeltme dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde vereceği ayrı bir dilekçe veya cevap layihasıyla karar düzeltme talebinde bulunabilir. Dairemiz kararının davalı ...Ş. vekili Avukat ...'e 06.06.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacılar vekilinin karar düzeltme dilekçesinin ise 15.06.2022 tarihinde tebliğ edildiği, buna karşın davalı ...Ş. vekili Avukat ... tarafından katılma yoluyla karar düzeltme dilekçesinin katılma yoluyla karar düzeltme süresi geçirildikten sonra 07.07.2022 tarihinde verildiği anlaşılmakla, davalı ...Ş. vekili Avukat ...'ün karar düzeltme dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacılar ve davalı ...Ş. vekillerinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 ... Kanun'un 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Mahkemece verilen karar, Dairemizce yasal ve hukuki dayanakları gösterilmek suretiyle bozulmuş olup, davacılar ve davalı ...Ş. vekillerinin sair karar düzeltme istekleri 1086 ... Kanun'un 440 ıncı maddesindeki nedenlerden hiçbirisine dayanmadığından yerinde değildir. Buna karşın;

  1. 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 ... Resmî Gazete’de yayımlanan 7201 ... Kanun’un 6 ncı maddesi ile 2942 ... Kanun'a eklenen Ek madde 3'ün derdest davalara uygulanacağına ilişkin özel düzenleme ihtiva eden 2942 ... Kanun'un geçici 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “…ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak…” ibaresi 28.07.2023 tarihli ve 32262 ... Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve 2019/93 Esas, 2023/87 Karar ... kararı ile iptal edilmiştir.

  2. Bu durumda Ek 3 üncü madde hükmünün yürürlük tarihinden önce açılan eldeki davada; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 ... kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3 990 Esas, 2017/954 Karar ... ilâmları nazara alınarak dava konusu taşınmaza fiilen 04.11.1983 tarihinden önce el atıldığı gözetilerek 2942 ... Kanun'un geçici 6 ncı maddesi uyarınca değerlendirme yapılmak suretiyle tazminat bedelinin belirlenmesi yerindedir.

  3. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; Hatay ili, Payas ilçesi, ... köyü 1049 parsel ... 26.400 m² yüzölçümlü taşınmazın 1964 yılında yapılan kadastro çalışmalarında 2/5 payının ... ..., 3/5 payının ... ... adına tespit edildiği, yapılan tespite dava dışı şahıslarca itiraz edildiği, Dörtyol Kadastro Mahkemesinin 1999/1 Esas, 1999/4 Karar ... dosyasında itirazın reddedilerek tespit gibi tesciline karar verildiği, söz konusu karara 22.11.1999 tarihinde kesinleşme şerhi işlendiği, diğer taraftan kamulaştırma evrakının Dörtyol 1. Noterliğinin 3104 yevmiye numaralı işlemi ile sadece ... ... adına çıkartıldığı, tebligatın "muhatap yerine aynı hanede oğlu ... imzasına 11.05.1968" şerhi ile tebliğ edildiği, tebligatın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 7201 ... Tebligat Kanunu'nun (7201 ... Kanun) 20 nci maddesine göre aile efradından olan kişi tarafından kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğinden bahisle tebligatın kabul edilmemesi halinde durumun tebligat mazbatasına yazılarak tebligatın çıkaran merciye iade olunması gerektiği, tebligatın kabul edilmesi halinde 7201 ... Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca aile ... olup muhatapla birlikte oturmasının yeterli olduğu, Dairemiz bozma kararında maddi hata ile tebligatta muhatabın adreste bulunmama sebebinin yazılmadığı gerekçesiyle yapılan tebligatın geçersiz kabul edildiği, oysa adreste bulunmama sebebinin tebligatın kabul edilmesi halinde tebliğ mazbatasına yazılmasına dair usulün 15.06.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3220 ... Kanun'un 6 ncı maddesi ile değiştirilen 7201 ... Kanun'un 20 nci maddesi ile uygulanmaya başlandığı, tebligatı alan ...'ın muhatap ... ...'ın oğlu olduğu ve tebligatın yapıldığı 11.05.1968 tarihi itibarıyla 18 yaşında olduğu, bu kapsamda hayatın olağan akışı kapsamında babası ile birlikte oturmasının beklendiği, bununla birlikte Dairemizce ...'ın tebliğ tarihinde muhatap ... ... ile aynı konutta beraber yaşayıp yaşamadığının mahallinde kolluk marifetiyle araştırma yaptırılmak suretiyle tespit edilmesinin talep edildiği, her ne kadar kolluk kuvvetleri tarafından tanzim edilen tutanaklarda 11.05.1968 tarihinde aynı konutta ikamet etmedikleri yönünde bilgiye ulaşılmışsa da bu bilginin bizzat ... ile yapılan görüşme sonucunda elde edildiğinin anlaşıldığı, davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan 03.01.2023 tarihli dilekçe içeriğinde ...'ın 1968 1969 yıllarında İskenderun Sanat Enstitüsünde eğitim aldığı, hafta içi İskenderun ilçesinde, hafta sonları ise babası ... ...'ın Payas ilçesindeki evinde kaldığını, noter tebligatının babası ... ...'ın Payas ilçesindeki evinde 11.05.1968 Cumartesi günü yapıldığının belirtildiği hususları bir arada değerlendirildiğinde; taşınmazın 3/5 paylı maliki ... ... adına çıkartılan noter tebligatının tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan 7201 ... Kanun ve Tebligat Tüzüğüne göre usule uygun olduğu, 2942 ... Kanun'un 14 üncü maddesinde yazılı 30 günlük hak düşürücü sürenin geçtiği ve ... ... açısından kamulaştırma işleminin kesinleştiği anlaşıldığından bu kişiye ait 3/5 paya ilişkin açılan davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

  4. Asıl dava tarihi 12.04.2013 olduğu halde, gerekçeli karar başlığında 09.07.2013 olarak gösterilmesi doğru olmadığı gibi, gerekçeli kararın hüküm kısmında faiz başlangıç tarihi olarak 09.07.2013 tarihinin belirtilmesi de isabetli değildir.

  5. Dava konusu taşınmazın değeri, asıl dava tarihi itibarıyla belirlendiğine göre hükmedilen tüm bedele asıl dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekirken, birleştirilen ek dava ile talep edilen bedele ek dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalıdır.

  6. Dava konusu taşınmaz tek olup, asıl ve birleştirilen davalar tek bir hukuki nedene dayalı olarak açıldığından, davacılar lehine tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, asıl ve birleştirilen dava yönünden ayrı ayrı vekâlet ücreti takdir edilmesi bozmayı gerektirir.

KARAR

Açıklanan sebeple;

  1. Davacılar ve davalı ...Ş. vekillerinin karar düzeltme itirazlarının kabulüne,

  2. Dairemizin 07.04.2022 tarihli ve 2021/14974 Esas, 2022/6669 Karar ... bozma kararının kaldırılarak; Dörtyol 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli ve 2019/90 Esas, 2021/169 Karar ... kararının BOZULMASINA,

Davalılar ... Holding A.Ş. ile ... A.Ş.'den ve davacılardan peşin alınan karar düzeltme harçlarının istenildiğinde iadesine,

25.12.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

2019 yılında 7201 ... Kanun’un 6 ncı maddesi ile 2942 ... Kamulaştırma Kanunu’na (2942 ... Kanun) eklenen Ek Madde 3’ün birinci fıkrasının 1 inci ve 2 nci cümleleri mülga 6830 ... Kanun ve 2942 ... Kanun’un mülga 16 ncı ve 17 nci maddelerine göre usulüne uygun kamulaştırılıp, idareler adına tescil edilen ancak bedelleri eski malikleri adına bankaya yatırıldığı halde hak sahiplerine ödenmeyen taşınmazların kamulaştırma bedellerinin belirlenmesi yöntemini düzenlemektedir. 7201 ... Kanun’un 7 nci maddesi ile getirilen 2942 ... Kanun’un Geçici 15 inci maddesinin 2 nci fıkrası ise Ek Madde 3 ün birinci fıkrasının 1 inci ve 2 nci cümle hükümlerinin derdest davalarda da uygulanmasını öngörmektedir. Bu düzenleme Dairemizin de kabulünde olduğu üzere; hukuka uygun geçerli bir kamulaştırma bulunmadan ve mülga 16 ncı ve 17 nci maddelerde belirtilen şartlar yerine getirilmeden tescil kararı verilmiş taşınmazlara ilişkin olarak açılan kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı davaları kapsamamaktadır (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 16.01.2020 tarihli ve 2019/7050 Esas, 2020/577 Karar ... kararı).

Yukarıda anılan Dairemiz kararından sonra bu tür kamulaştırmasız el atma sayılabilecek halleri de kapsamak üzere TBMM tarafından 2942 ... Kanun’un Ek 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına 2021 yılında 7327 ... Kanun’un 20 nci maddesi ile eklenen, 3 üncü cümle ile usulsüz kamulaştırma işlemlerine rağmen idare adına tescil edilen taşınmazların değerinin tespitinde de 1 inci ve 2 nci cümlelerde belirtilen usulün uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Bununla birlikte 2942 ... Kanun’un Geçici Madde 17 hükmü de 7327 ... Kanun’un 22 nci maddesiyle ihdas edilmiş olup 2942 ... Kanun’un Ek Madde 3 hükmünün usulsüz kamulaştırmalarda bedel tespiti yöntemini düzenleyen birinci fıkrasının 3 üncü cümlesinin derdest davalarda da uygulanmasını hüküm altına almaktadır.

Bir şeyin bütünü ifade edildiğinde, bütünü ile birlikte onun parçalarının da tek tek sayılması gerekmez. Eğer 2942 ... Kanun’un Ek 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 1 inci ve 2 nci cümleleri mülga 16 ncı ve 17 nci maddelere göre yapılan bütün tescil hallerini kapsıyor olsaydı, aynı maddeye 3 üncü cümle eklenmez ve 2942 ... Kanun’un geçici 17 nci maddesi ihdas edilmezdi.

2942 ... Kanun’un geçici 15 inci ve geçici 17 nci maddelerinin her ikisinin de özel hüküm olduğu; Geçici Madde 17 nin sonraki hüküm olduğu da nazardan uzak tutulmamalıdır.

Somut olayımızda nazara alınacak hükümlerden;

2942 ... Kanun’un geçici 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak…” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 04.05.2023 tarihli ve 2019/93 Esas, 2023/87 Karar ... kararıyla iptal edilmek suretiyle, 2942 ... Kanun’un ek 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 1 inci ve 2 nci cümle hükümlerinin derdest davalarda uygulanamayacağı öngörülmüş ise de; bahse konu iptal kararından etkilenebilecek derdest davalar, mülga 16 ve 17 nci maddelere göre usulünce kamulaştırılıp da bedeli malikleri adına bankaya yatırılmış olduğu halde hak sahiplerine ödenmeyen bedellere ilişkin olanlardır.

Bu yöntemin usulsüz kamulaştırmada bedel tespitine ilişkin derdest davalarda uygulanmasını engelleyecek bir iptal kararı ise söz konusu değildir. Zira “… dava tarihi itibariyle…” ibaresi hariç 2942 ... Kanun’un Ek Madde 3 hükmünün kalan kısmı yönünden bir iptal durumu söz konusu olmayıp Ek 3 üncü madde hükmü değer tespiti yöntemi yönünden halen yürürlüktedir. 2942 ... Kanun’un Geçici Madde 17 hükmü yönünden de herhangi bir iptal durumu söz konusu olmayıp bu madde hükmü de halen yürürlüktedir.

Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya baktığımızda davanın konusunun usulsüz kamulaştırmada bedel tespitine ilişkin olduğu ve bu davada da 2942 ... Kanun’un geçici 17 nci maddesi, aynı Kanun’un ek 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 3 üncü cümlesi ile bu cümlenin atfıyla aynı fıkranın 1 inci ve 2 nci cümle hükümlerinin uygulanması gerektiği düşünülmektedir.

Hâl böyle iken eldeki davada uygulanmasına yer olmayan, 2942 ... Kanunun geçici 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “...ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak…” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi gerekçe gösterilerek karar düzeltme itirazlarının kabulü cihetine gidilmesi hukuka uygun görülmediğinden sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.25.12.2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararkısmenkabulbozulmasınakarşı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:34:30

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim