Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4890
2023/12548
14 Aralık 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/397 Esas, 2022/394 Karar
KARAR: Kısmen kabul
Taraflar arasındaki 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 41 inci maddesi gereğince taşınmazın yüzölçümünde yapılan düzeltme nedeniyle uğranılan zararın 4721 ... ... Medenî Kanunu’nun (4721 ... Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl dava yönünden ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı Hazine yönünden ise kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı ... davalı Hazine vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesi, Mimar ... Mahallesi 219 ada 1 parsel (parselasyondandan önce ... Mahallesi 991 parsel) ... 2140 m² alanlı taşınmazın maliki olduğunu, daha sonra Sultanbeyli Belediyesi tarafından parselasyon çalışmaları yapıldığı ve parselasyon sonrasında taşınmazın 1.295,39 m² olarak tapuya yazıldığını öğrenmesi üzerine yaptığı incelemede 2.140 m² olarak tapuya güvenerek aldığı taşınmazın yüzülöçümünü 1.925 m² olarak tapuda düzeltildiği bu nedenle davacının 215 m² hak kaybına uğradığını ileri sürerek bu alanın şimdilik rayiç değeri üzerinden 25.000,00 TL'nin dava tarihinden yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
2.Birleştirilen dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesi, Mimar ... Mahallesi, F22C21C4D pafta, 219 ada 1 nolu parselde kain arsa vasıflı taşınmazın maliki olduğunu, müvekkilinin taşınmazı ... ...'dan atış yolu ile satın aldığını, parselasyon çalışması yapılmadan önce taşınmaz bilgileri; İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesi, ... Mahallesi Maltepedüzü Mevkii, 1 pafta, 991 parsel nolu 2140 m² yüz ölçümlü taşınmaz olduğunu, Sultanbeyli Belediyesi tarafından müvekkilinde taşınmazının bulunduğu bölgede parselasyon çalışmaları yapıldığını, söz konusu çalışmadan dolayı müvekkilinin taşınmazından düzenleme ortaklık payı adı altında pay alındığını, belediye tarafından yapılan işlem sonucunda 2140 m² olması gereken taşınmaz tapuda 1925 m² olarak göründüğünü, müvekkilinin zararı olduğunu, davalı tarafın tapu kayıtlarının tutulmasında kusuru olması nedeni ile müvekkilinin uğradığı zararı karşılamakla yükümlü olduğunu, müvekkilinin 2140m² olarak aldığını düşündüğü taşınmazın tapuda 1925 m² olması nedeni ile 215 m²lik taşınmaz kaybı bedelinin dava tarihi itibarıyla rayiç değerinin tarafına ödenmesine karar verilmesini, bu konuya ilişkin olarak İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin ilk olarak 2013/94 Esas nolu dosyası ile fazlaya ilişkin olarak tüm haklarının saklı kalmak kaydı ile dava açıldığını, kanun gereği ıslah ve talep arttırım haklarının kullanma hakkının ellerinden alınmış olması sebebi ile iş bu davanın açıldığını, açıklanan nedenle öncelikle davanın İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/397 Esas ... dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; Tapu Sicil Müdürlüğünden kaynaklanan hatalarda dava Hazineye karşı açılması gerektiğinden davanın bu yönüyle usulden reddine, taşınmazın tapu sicilde kaydın yanlış tutulması ile değil belediye tarafından imar kapsamında tescil işlemleri yaptığı için yüzölçümünün azaldığını, davacının davayı Belediye karşı ve idare mahkemesinde açması gerektiğini, hak düşürücü süre içinde bu dava açılmadığından tapunun bu şekilde kesinleştiğini bu nedenlerle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 01.10.2015 tarihli ve 2013/94 Esas, 2015/319 Karar ... kararı ile davanın kabulüne verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
- Mahkemenin 01.10.2015 tarihli ve 2013/94 Esas, 2015/319 Karar ... kararı ... kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan ) 20. Hukuk Dairesinin 31.05.2018 tarihli ve 2016/8178 Esas, 2018/4153 Karar ... kararı ile somut olayda ... taraf gösterilerek dava açılmış ise de dava dilekçesindeki anlatım ve istemden, asıl dava edilmek istenenin ... değil, Hazine olduğu, diğer taraftan; 991 parsel ... taşınmazın 2.140 m² olan yüzölçümü 11.01.2007 tarihli ve 40 yevmiye numaralı işlemle 1.924,55 m² olarak düzeltilmiş, böylelikle 215,45 m² azalma olmuş ise de anılan düzeltme işlemine ilişkin belgeler getirtilip incelenmemiş, çekişmeli taşınmazın yüzölçümündeki azalmanın nedeni tespit edilmemiş, eksikliğin komşu parselde kalıp kalmadığı, düzeltme işlemine karşı dava açılıp açılmadığı araştırılmamış, düzeltme işleminin hangi tarihte kesinleştiği belirlenmemiş, taşınmazın dava tarihindeki değeri ve niteliği itibarıyla tespit edilen tazminata hükmedildiğinden öncelikle mahkemece temsilde yanılma hali resen gözetilerek, davanın Hazineye yönlendirilmesi için davacı yana olanak verilmesi, Hazinenin delillerinin toplanması, düzeltme işlemine karşı açılmış dava bulunup bulunmadığının araştırılması, dava var ise sonucunun beklenmesi, taşınmazın yüzölçümündeki azalmanın hangi işlem sebebiyle oluştuğunun tespit edilmesi, davacının zararının bulunduğunun belirlenmesi halinde yüzölçümü düzeltilen taşınmazın düzeltme işleminin kesinleştiği tarihteki niteliği ve değerinin belirlenmesi, düzeltme işleminin kesinleştiği tarih itibarıyla niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre değerinin hesaplanması suretiyle davacının gerçek zararının tespit edilmesi, oluşacak sonuca göre işin esası hakkında Hazine yönünden hüküm kurulması, ... hakkında açılan davanın pasif taraf sıfatı yokluğu yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekirken bu durumlar gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı Hazine yönünden ise kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... davalı Hazine vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... yönünden gerekçeli kararda asıl dava yönününden husumetten ret kararı verilmiş olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında taraf olarak yazılmadığını, mahkeme tarafından tahkikatın tümü hakkında söyleyecekleri sorulmadan, tahkikatın bittiği ve sözlü yargılamaya geçildiği dahi tefhim edilmeden mahkemece karar verildiğini, mahkemenin bozmadan önceki ilk yargılamasında yani davanın kısmen kabulüne karar verilen 01.10.2015 tarihli celse tutanağı incelendiğinde yerel mahkeme tarafından tahkikatın tümü hakkında söyleyecekleri sorulmadan, tahkikatın bittiği ve sözlü yargılamaya geçildiği dahi tefhim edilmeden mahkemece karar verildiği bu nedenle taraflarınca mahkemeden dava değerini ıslah etmek üzere süre istenemediğini, haklarının kısıtlandığını, sunduğu emsallerin incelenmediğini, emsal incelemesinin hatalı olduğunu, bedelin düşük kaldığını, aynı cadde üzerinde yapılmış olan benzer parsellerin kamulaştırma bedellerinin dikkate alınmadığını, arsanın müstakil tapulu olması, bulunduğu konum, şerefiye, toplu taşıma ve çevresindeki önemli nokta ve kavşaklara yakınlığı gibi faktörler dikkate alınmadan sıradan ve çok daha düşük değerli arsaların fiyatlarına uygun metrekare değerleri, sadece inşaat emsal değerleri aynı olduğu için baz alınarak bilirkişi raporlarının hazırlandığını ve yerel mahkemece de bu eksik ve çok düşük metrekare değerleri dikkate alınmak suretiyle olması gerekenden çok daha düşük bir tazminat bedeli belirlendiğini ileri sürerek kararın resen belirlenecek nedenlerle bozulmasını talep etmiştir.
-
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafın uğradığı zararın kadastro çalışmaları ve faaliyetleri sırasındaki yapılan işlemlerden ... bir zarar olması nedeniyle Hazinenin 4721 ... Kanun'un 1007 nci maddesi gereği sorumlu tutulmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacı taşınmazı 11.04.2006 tarih, 1335 yevmiyeli satış işlemi ile satın almış olup, taşınmazın satışının gerçekleştiği tarihte taşınmaz üzerinde 01.11.2005 tarihli ve 2634 yevmiye ile tesis edilmiş olan “İmar düzenlemesine alınmıştır” şerhi mevcut olduğundan davacı taşınmazı imar düzenlemesine alındığını bilerek iktisap ettiğinden bu işlemden ... zararın tazminini Hazineden talep edemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak 4721 ... Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 ... Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 ... Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ile 439 uncu maddesi.
-
4721 ... Kanun’un 1007 nci maddesinin birinci fıkrası.
-
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4 383 Esas, 2009/517 Karar ... ilâmında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 ... Kanun’un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 ... Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.
-
4721 ... Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan ... duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel ... sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.
-
4721 ... Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır. Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.
-
Değerlendirme
-
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 ... Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 ... Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Sultanbeyli ilçesi ... Mahallesi Maltepedüzü mevkiinde bulunan 991 parsel ... 2.140 m² yüzölçümündeki taşınmazın 28.07.1998 tarihli ve 3417 yevmiye numarasıyla tarla niteliği ile ... ... adına kayıtlı olduğu, davacının anılan taşınmazı 2.140 m² yüzölçümlü olarak ... ...’dan 35.000 YTL bedelle satın aldığı, 11.04.2006 tarihli ve1335 yevmiye numarasıyla adına tescil işleminin yapıldığı, yörede 2004 2007 yılları arasında yapılan imar uygulaması sırasında Ümraniye Kadastro Müdürlüğü tarafından 3402 ... Kanun'un 41 inci maddesi uyarınca alan düzeltmesi yapıldığı, 11.01.2007 tarihli ve 40 yevmiye nolu işlemle 991 parselin yüzölçümünün 1.924,55 m² olarak düzeltilip aynı tarih ve ... işlemle imar uygulaması sebebiyle kütük sayfasının kapatıldığı, 991 parselin imar uygulamasıyla 7350 ada 1, 2, 7376 ada 2 parsellere şuyulandırıldığı, anılan imar uygulamasının iptal edilmesi üzerine 2011 yılında yeniden imar uygulaması yapıldığı, 991 parselin alan düzeltmesi ile yüzölçümünün 215 m² azaldığı, 1.924,55 m² yüzöçümlü olarak yeniden imar uygulamasına alındığı, %30 oranında (586,63 m²) düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığı, davacının imar uygulamasıyla 991 parsele karşılık düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldıktan sonra kendisine 1.295,39 m² yüzöçümlü 219 ada 1 parsel ... taşınmazın verildiğini, 991 parselde azalan 215 m² alanın dava tarihindeki rayiç değerinin tespit edilerek tarafına verilmesi istemiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.
-
Arsa niteliğindeki taşınmazlara değer biçilirken dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü olması, değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması ve kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan satışlara göre değer biçilmesi gerekir.
-
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza bu yönteme uyulmadan, değerlendirme tarihinden sonraki tarihli satışa göre metrekare birim fiyatı belirlendiğinden, bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.
-
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu hâlinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
-
Karar başlığında ...'nün gösterilmemesi hatalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerine görüldüğünden hükmün açıklanan gerekçelerle BOZULMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:40:41