Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/5079
2023/11520
23 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/221 Esas, 2023/6 Karar
KARAR: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ: Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/203 Esas, 2020/386 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisinin Diyarbakır ili, Bağlar ilçesi, ... Mahallesi 16, 17 ve 28 parsel sayılı taşınmazlarda paydaş olduğunu, söz konusu taşınmazlara kamulaştırma yapılmaksızın tel örgü ile çevrilerek askeri alan içine alınması suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; süresi içinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazların usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, kamulaştırma tebligatlarının yapıldığını ve bedelinin ödendiğini, el atma iddiasının mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu 16 parsel sayılı taşınmazın radar tesisi yapılmak suretiyle 221 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kullanıldığının yazışmalardan anlaşıldığını, taşınmazların askeri yasak bölge içinde kalması ve buna ilişkin tapu kaydına şerh konulmasının el atma anlamına gelmediğini, dava konusu 28 parsel sayılı taşınmazın askeri alan sınırları dışında kaldığını ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne ve el atma tazminatının tespiti ile davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; süresi içinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazların usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, kamulaştırma tebligatlarının yapıldığını ve bedelinin ödendiğini, el atma iddiasının mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın radar tesisi yapılmak suretiyle 221 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kullanıldığının yazışmalardan anlaşıldığını, taşınmazların askeri yasak bölge içinde kalması ve buna ilişkin tapu kaydına şerh konulmasının el atma anlamına gelmediğini, el atma tarihi itibarıyla taşınmazların tarım arazisi niteliğinde olduğunu, emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davalı idarece davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı, zamanaşımına uğradığı ve dava konusu taşınmazların kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığı ileri sürülmüş ise de 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 25 inci maddesi uyarınca hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işleminin, mal sahibi açısından usulüne uygun yapılan tebligatla başlayacağı, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre dava konusu 16, 17 ve 28 parsel sayılı taşınmazlarda paydaş olan Bekir kızı ...'ın (...) 02.07.1963 tarihinde vefat ettiği ve mirasçılık belgesinin dosyada mevcut olduğu, davacıların dava konusu edilen hissesinin bu kök muristen intikalen geldiği, davalı idare tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgelere göre, dava konusu 16 parsel sayılı taşınmaza ilişkin herhangi bir noter tebliğ evrakına ulaşılamadığı, dava konusu 17 parsel sayılı taşınmaza ilişkin noter aracılığıyla yapılan tebliğ evrakının ise dosyaya sunulduğu, bununla birlikte dava konusu 17 parsel sayılı taşınmaz için noter aracılığıyla çıkartılan tebliğ evrakının incelenmesinde davetiyenin "S.Ö." şeklinde bir isimle çıkartıldığı ve belli bir aidiyeti kesin olarak göstermediği, kaldı ki evrakın murisin "bizzat parmak izine" tebliğ edildiği, tebliğ yapılacak kişinin imza edemeyecek durumda olması halinde, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 24 üncü maddesi uyarınca komşulardan bir kişi huzurunda sol elin baş parmağı bastırılmak suretiyle tebliğ yapılacağı, bu durumda hangi parmağın bastırıldığı ve sebebi, huzurunda tebligat yapılan komşunun açık kimliği tebliğ mazbatasının üzerine yazılarak imzalatılacağı düzenlenmiş olup davacılar murisi adına çıkartılan noter tebligatının üzerinde bu hususların bulunmadığı, dolayısıyla kanun hükümlerine uygun olmadığı, kamulaştırma işlemi davacılar murisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği gibi kamulaştırma bedelinin ödendiğine ilişkin dosyada bilgi ve belge de olmadığından geçerli bir kamulaştırma işleminin bulunmadığı, el atma devam ettiği sürece kamulaştırmasız el atma nedeniyle her zaman tazminat davası açılabileceği anlaşıldığından, mahkemenin dava konusu 16 ve 17 parsel sayılı taşınmazlara kamulaştırmasız el atıldığına ilişkin kabulünün yerinde görüldüğü, davaya konu edilen 17 parsel sayılı taşınmaza ilişkin dava dışı paydaşlar tarafından açılan kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası sonucunda, Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/1127 Esas, 2017/462 Karar sayılı kararıyla taşınmazın metrekare fiyatının dava tarihi olan 17.09.2015 tarihi itibarıyla 180,00 TL/m² olarak belirlendiği, ilgili kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2019/4403 Esas, 2020/4157 Karar sayılı kararıyla onandığı, bu suretle hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda 2018 yılı değerlendirme tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması sonucu biçilen 229,60 TL/m² birim fiyatının yerinde olduğu, belirtilen nedenlerle yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yasal niteliklere haiz ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ancak dava konusu 16 ve 17 parsel sayılı taşınmazların davacılar murisi adına olan paya ilişkin tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tescili yerine tapudan terkinine karar verilmesinin ve davacı ...'ın yargılama sırasında 24.07.2019 tarihinde vefat etmesine ve adı geçen davacının mirasçılarını gösterir mirasçılık belgesi ile usulüne uygun vekâletnamelerin dosyaya sunulmasına rağmen, karar başlığında müteveffa ...'ın davacı sıfatıyla gösterilmesi, mirasçılarının karar başlığına ve dosyaya eklenmemesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurunun kısmen kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili hususundadır.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
2942 sayılı Kanun'un Geçici 6 ncı maddesinin birinci, ikinci ve altıncı fıkraları.
-
Değerlendirme
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Arsa niteliğindeki Diyarbakır ili, Bağlar ilçesi, ... Mahallesi 16 ve 17 parsel sayılı taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:56:30