Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/4524

Karar No

2023/10586

Karar Tarihi

9 Kasım 2023

MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1018 Esas, 2023/176 Karar

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Cizre 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/173 Esas, 2021/562 Karar

Taraflar arasında 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Şırnak ili, ... ilçesi, ... köyü 165 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, göl alanı olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

  1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yeni yürürlüğe girmiş olan 7139 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a getirilen değişikliklerin mahkemece resen dikkate alınması gerektiğini, yargılama sırasında gerek beyanları ve gerekse bilirkişi raporlarına itirazları nazara alınmadan hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen çelişkilere yönelik herhangi bir düzeltme yapılmadığını, rapor detaylandırılması yapılırken belirtilen yapıların yaşı tam ve net olarak tespit edilmediğini, yapıların eksik imalat oranlarının ne şekilde hesaplandığınında açıklanmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu parsel üzerinde 172 m² alana sahip tel örme çit, 97,08 m² alana sahip bir ev olduğundan bahisle kamulaştırma bedelinin hesaplandığını, harabe halde bulunan ev için eksik imalat oranı %61 olarak hesaplandığını, ... alınan uydu görüntülerinde ve müvekkil kurumun kıymet takdir komisyonu raporunda askı ilan tarihinde taşınmaz üzerinde bulunmayan zeytin ve incir ağaçlarının bedellerinin ve askı ilan tarihinden sonra yapılan yapı ve dikilen fidanların bedellerine hükmedilmesinin hem 2942 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi hem de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/5 2566 Esas, 2018/85 Karar sayılı kararına aykırı olduğunu, taşınmazın kuru tarla vasfında olduğunu, dava konusu taşınmaz kuru tarım arazisi olduğundan kapitalizasyon faizinin %6 olarak alınması gerektiğini, arazi için hesaplanan birim fiyata %25 objektif değer artışı da ilave edilerek yüksek bedel hesapladığını, müvekkil kurumun takdir ettiği bedel olan 42.795,00 TL'den, yerel mahkemenin 89.88,45 TL olarak takdir ettiği kamulaştırma bedeli çıkarıldığında, fark bedel olan 47.093,45 TL'ye, davanın açıldığı dört ay sonrası 02.03.2018 tarihinden yerel mahkemenin ilk karar tarihi olan 26.09.2018 tarihine kadar faiz uygulanması gerekirken, yerel mahkeme tarafından 47.093,45 TL'lik bu fark bedele ikinci karar tarihi olan 21.10.2021 tarihine kadar faiz uygulanmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

  2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz üzerinde bulunan yapının m²sinin eksik hesaplandığını, söz konusu değerin DSİ tespit komisyonunun belirlediği miktardan bile düşük belirlendiğini, bahse konu taşınmazın yüzölçümünün ilk bilirkişi raporunda 155,93 m², DSİ tespit komisyonu raporunda 102 m², son bilirkişi raporunda ise 97,08 m² olarak tespit edildiğini, çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, objektif değer artışının eksik uygulandığını, objektif değer artışının en az %100 oranında uygulanması gerekirken %25 oranında uygulanmasının hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının çok yüksek uygulandığını, %4 olarak alınması gerekirken %5 olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın konum ve nitelik itibarıyla 1. sınıf sulu tarım arazisi olduğunu, çift ürün almaya elverişli olduğunu, münavebeye esas ürünlerin veriminin eksik alındığını ileri sürmüştür.

C.Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki ... ilçesi, ... köyü 165 ada 1 parsel sayılı taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirine göre; üzerindeki yapıya aynı Kanun'un 11 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (f) bendi maddesi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek, ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi davalı, dava açmaya sebebiyet vermediğinden ve 2942 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi gereğince yargılama giderlerinden davacı idare sorumlu olduğundan ayrıca davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi halinde Anayasa'nın 46 ncı maddesinde düzenlenen "taşınmazın gerçek karşılığının ödenmesi" ilkesi ve dolayısıyla da mülkiyet hakkı ihlali söz konusu olacağından, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 gün 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru olup, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu kanaati ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme

Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  1. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.

  2. Değerlendirme

  3. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  4. Arazi niteliğindeki Şırnak ili, ... ilçesi, ... köyü 165 ada 1 parsel sayılı taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden, üzerindeki yapıya ise aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:03:44

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim