Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3200
2023/10442
7 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2023/29 Esas, 2023/49 Karar
KARAR: Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar vermiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 2224 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza ve üzerlerindeki tamamlayıcı unsurlara verilen değerin düşük olduğunu, dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kesiminde değer düşüklüğünün hesaplanmadığını, dava konusu taşınmazın ... Belediyesi sınırı ve mücavir alanı içerisinde olduğunu, taşınmazın içerisinde yapı mevcut olduğunu, bitişiğindeki yapıların ... Belediyesi'nin yol, aydınlatma, çöp toplama, içme suyu, Büyükşehir Belediyesinin toplutaşıma ve diğer kurumlarının sunduğu elektrik ve telefon hizmetlerinden istifate ettiğini, dava konusu taşınmazın imar düzenlemesi gördüğünü, arsa niteliğinde olduğunu, turizm bölgesine yakın olduğunu, taşınmazın değerinin idarenin belirlediği değerin çok üzerinde olduğunu, tespit edilen kamulaştırma bedelinin davalıya dava tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faizi ile birlikte peşin ödenmesine, uğranılan ürün zararının hesaplanarak el koyma tarihinden itibaren faiziyle birlikte davacı idareden alınarak davalı tarafa ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı idareye yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi 07.09.2017 tarihli ve 20165/326 Esas, 2017/250 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.03.2018 tarihli ve 201753 Esas, 2018/246 Karar sayılı kararı ile arsa niteliğindeki taşınmazın, emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak zeminine, ağaçlara yaş ve cinsine göre maktuen değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmında değer kaybı olmayacağının kabulü doğru olduğu gibi yasal faize hükmedilmesi doğru olduğundan kamulaştırma bedeline tespitine ilişkin mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli ve 2019/4945 Esas, 4826 Karar sayılı kararına süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Bölge Adliye Mahkemesi'nın esastan red kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesinin kararının; kamulaştırmadan arta kalan fen bilirkişisi raporunda B harfi ile gösterilen 2297,14 m²nin yüzölçümü, geometrik durumu ve imar planındaki konumu gözönünde tutulduğunda değer kaybı olacağı muhakkak olup, bu hususta bilirkişi heyetinden ek rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi ve 7139 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 07.06.2021 tarih ve 2020/53 Esas, 2021/351 Karar kararı ile tespit edilen kamulaştırma bedel farkı verilen yasal sürelere rağmen davacı idarece bankaya bloke edilmediğinden davanın usulden reddine karar vermiştir.
C. İkinci Bozma
-
İlk Derce Mahkemesinin 07.06.2021 tarihli ve 2020/53 Esas, 2021/351 Karar sayılı kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
-
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; mahkemece tespit edilen fark kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idare vekiline verilen usulüne uygun yasal süreler içerisinde bedel depo edilmediğinden davanın reddine karar verilmiş ise de dosyaya sunulan 25.06.2021 tarihli banka dekontlarına göre davacı idarenin mahkeme karar tarihinden sonra depo kararını yerine getirdiği anlaşıldığından, tarafların temyiz dilekçesindeki beyanları ve usul ekonomisi de gözetilerek işin esasına girilip bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin çok üzerinde bedel tespit edildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararın bozulmasını talep etmiştir.
-
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda eksik ve hatalı inceleme ile metrekare birim fiyatının, ağaçların bedelinin düşük tespit edildiğini, taşınmaz üzerindeki ürün zararının hesaplamaya dahil edilmediğini, dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmın kot farkı ve buna bağlı yola giriş çıkışın kapalı olması nedeniyle değer kaybı oranın çok daha fazla olması gerektiği gibi enflasyon karşısında kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulaması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
2942 sayılı Kanun'un 10 uncu, 11 inci ve 12 nci maddeleri.
-
Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Dosya içindeki bilgi ve belgelere, Belediye Başkanlığı cevabi yazıları, bilirkişi raporunda yazılı nedenlere göre dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısımına %50 oranında değer kaybı oranı uygulanması uygundur.
-
01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Ne var ki, dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3 990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi doğrudur.
-
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin temyiz itirazı yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalıdan peşin alınan temyiz Harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
07.11.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10 44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler.
Bu nedenle somut olayda; davalı tarafın Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına yönelik Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir temyiz talebinin (davalı vekillerinin 06.03.2023 tarihli temyiz dilekçesindeki; “kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına” ilişkin talebi) de dosya münderecatında bulunması karşısında, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar” Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak faize hükmedilmelidir.
Hâl böyle iken, eldeki derdest davada Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı Sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 07.11.2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:06:07