Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/11080

Karar No

2024/563

Karar Tarihi

17 Ocak 2024

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/1202 Esas, 2020/2319 Karar

SUÇ: Zincirleme nitelikli zimmet (sanıklar ... ve ... hakkında), zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma (sanıklar ..., ... ve ... hakkında)

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;

Bölge Adliye Mahkemesince, sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2 a maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve temyizi kabil olmadığı anlaşılmıştır.

5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun (3628 sayılı Kanun) 18/2. maddesi uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesi gereği katılan bakanlık vekili ile sanıklar ... ve ... müdafiilerinin zincirleme nitelikli zimmet suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararlarına yönelik olarak temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294. maddesine istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Dosya kapsamına göre sanıklar müdafiilerinin uygun görülmeyen duruşmalı inceleme taleplerinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca takdiren ayrı ayrı reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

1.Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2019 tarihli ve 2018/122 Esas, 2019/586 sayılı Kararı ile sanıklar ... ve ...'nın zincirleme nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 247/2, 43/1, 248/2 ve 62/1. maddeleri gereği 5 yıl 6 ay 20'şer gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına hükmedilmiştir.

2.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 10.12.2020 tarihli ve 2020/1202 Esas, 2020/2319 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılan bakanlık vekilinin temyiz sebepleri, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğine,

2.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, hukuka aykırı delillerin ve alanlarında uzman olmayan kişilerce düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alındığına, sanığın iki ayrı suçtan mahkumiyetine hükmedilmesinin yerinde olmadığına, nitelikli zimmet suçunun unsurlarının oluşmadığına, sanığın suçu işlemediğinin sabit olduğuna, verilen cezanın orantısız olduğuna, değer azlığı hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ve sair hususlara,

3.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, bölge adliye mahkemesince verilen kararın gerekçesinin yeterli olmadığına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, hükme esas alınan bilirkişi raporunun uzman kişilerden temin edilmediğine, hukuka aykırı delillerin hükme esas alındığına, çifte cezalandırma yasağına aykırı karar verildiğine, zimmet suçunun unsurlarının oluşmadığına, sanığın suçu işlemediğinin sabit olduğuna, değer azlığı nedeniyle cezada indirim yapılması gerektiğine, beraat kararı verilmesi yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının kanuna aykırı olduğuna ve sair hususlara,

İlişkindir.

III. GEREKÇE

Suç tarihlerinde sanıklardan ...'ın ... Belde Belediye Başkanı, ...'nın ise anılan belediyede yazı işleri müdür vekili olarak görev yaptıkları, belediyeye ait araçların yakıt ihtiyacının karşılanması amacıyla yapılan ihale kapsamında ... Petrol isimli petrol istasyonundan yakıt alındığı, belediye araçlarının yanında farklı zamanlarda ...'ın kendisi ile çocukları ... ve ...'ın şahsi araçlarına toplam 8.246,43 TL, ...'nın ise şahsi işlerinde kullandığı araçlara 1.204,78 TL tutarında yakıtı bu işletmeden aldıkları, bu tutarlara ilişkin olarak sanık ...'nın, yakıtların belediye araçlarına alındığına yönelik hak ediş düzenlediği ve bu suretle zincirleme nitelikli zimmet suçunu işledikleri kabul edilerek ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de; sanık ...'ın savunmasında, belediyeye fatura edilen yakıtlarla hasta taşınması, fakir insanlara erzak dağıtılması ve öğrenci faaliyetleri gibi işleri yerine getirdiklerini, ...'ın çocukları olan temyiz dışı sanıklar ... ve ...'ın alınan savunmalarında, şahsi araçlarına aldıkları yakıtların, hasta taşınması için kullanıldığında belediyeye fatura edildiğini, ...'ın şoförü olan temyiz dışı sanık ...'un alınan savunmasında, belediye başkanının şahsi aracına aldığı yakıtın, hasta taşıma işinde kullandığı zamanlarda belediye adına fatura edildiğini, sanık ...'nın savunmasında, kendisine ait aracı olmadığını, başka araçlar için de kendisi adına yakıt almadığını beyan etmeleri karşısında, anılan sanıklar ve temyiz dışı sanıkların yeniden beyanlarına başvurulmak suretiyle özel araçların hangi işler için kullanıldığının somutlaştırılması, hangi araçlarla hangi hastaların taşındığı ve belediyenin faaliyetlerine ilişkin hangi işlerde kullanıldıklarının araştırılması, gerektiğinde tanık beyanlarına başvurulması ve elde edilen deliller kapsamında Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşacak yeni bir bilirkişi heyetinden tüm savunmaları karşılar mahiyette yeniden rapor alınması sonrasında sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi, keza Anayasa'nın 141, 5271 sayılı Kanun'un 34, 230 ve 289/1 g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanığı, katılanı, Cumhuriyet savcısını ve herkesi tatmin edecek, temyiz denetimine olanak verecek biçimde olması ile Yargıtayın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği nazara alınarak, sanıklar müdafiilerinin kovuşturma aşamasında, bilirkişi raporlarına ve hükme esas alınan veresiye satış fişlerinin hukuka aykırı yollarla elde edildiğine ilişkin savunmalarının gerekçeli kararda tartışılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kabule göre de;

Veresiye satış fişlerinin kurumda olduğu ve sanıkların eylemlerinin belediyeye ait defter ve belgelerin tetkik edilmesi neticesinde kurum içi yapılan inceleme sonucu belirlenmesi karşısında, parayı mal edinme şeklinin kaba hile niteliğinde olması ve basit bir incelemeyle ortaya çıkması nedeniyle zincirleme şekilde basit zimmet suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucu sanıklar hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,

Sanıkların zimmetlerine geçirdikleri kabul edilen tutarların suç tarihindeki ekonomik koşullara ve Dairemiz uygulamalarına göre, değer azlığı sınırında kalması nedeniyle sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 249. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1 a madde fıkra bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezaların yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasından yasaklanmalarına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,

Hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar ..., ... ve ... hakkında zincirleme şekilde görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükümlere yönelik İçişleri Bakanlığı vekili ile sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,

2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan bakanlık vekili ile sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 304/2 a maddesi uyarınca Bartın Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.01.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karardavranışlaıv.zincirlemekullanmasüreç(sanıklarreddinetemyizicraihukukitevdiine...nitelikligörevizimmethakkında)şekildegerekçesebeplerivekötüyebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:29:42

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim