Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/11694
2024/5574
13 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/15 Esas, 2021/89 Karar
SUÇ: Rüşvet verme
HÜKÜM: Beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5 95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, keza 3628 sayılı Kanun'un 18. maddesinde "...varsa diğer ilgili kamu kurum veya kuruluşlarına bildirilir" hükmünün yer aldığı, sanığın kamu görevlisi olmadığı ve hakkında rüşvet verme suçundan dava açıldığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında atılı suçtan açılan kamu davasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen İçişleri Bakanlığının katılma hakkı olmadığı ayrıca vekili tarafından verilen temyiz dilekçesi 26.03.2021 tarihli ise de dilekçe üzerinde havale tarihi bulunmadığı gibi Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) evrak işlem kütüğündeki kayıtlara göre dilekçenin 31.03.2021 tarihinde oluşturularak onaylandığı, dolayısıyla temyiz tarihinin bu tarih olduğu gözetilerek temyiz isteminin de süresinde yapılmadığı hususları dikkate alındığında, bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin katılan Hazine vekilinin temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Suç tarihinde 34 TFA 90 plaka sayılı ticari takside yolculuk ettiği sırada görevli polisler tarafından yapılan uygulamada durdurularak GBT sorgusu yapılan sanığın çeşitli suçlardan suç kaydının bulunduğunun görüldüğü ve kaba üst aramasında herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı ancak bu sıradaki tavırlarından şüphelenilerek sağ ön cebini boşaltmasının istenilmesi üzerine sanığın cebinde bulunan çok sayıdaki sahte ve çalıntı çek ile çek fotokopilerinin yakalanmasını engellemek amacıyla "Abi beni bırakın 4.000 TL hepinize helal olsun" diyerek menfaat teklifinde bulunduğu iddia edilen somut olayda; anılan çeklere ilişkin, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2019 tarihli ve 2018/190 Esas, 2019/1123 Karar sayılı ilamı ile beraatine karar verildiği ve bu kararın istinaf edilmeden kesinleştiği nazara alındığında; sanığın meşru zeminde bulunduğunun kabulü gerekeceği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 05.07.2012 günü yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki, suç tarihinde yürürlükte olan rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde "Rüşvet, bir kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlamasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarıldığı, görevin gereklerine aykırı olarak bir işin yapılması veya yapılmaması için rüşvet teklifinde bulunulması durumunda suçun icra hareketleri başlamış olacağından rüşvete teşebbüs, haklı hususun temini için rüşvet önerilmesi halinde ise koşullarının bulunması durumunda kamu görevlisinin şeref ve saygınlığına saldırı niteliğinde olması sebebiyle sanığın eyleminin aynı Yasa’nın 125/3. maddesinde düzenlenen kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturacağı ve bu suçun söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1 e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 08.03.2016 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa’nın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:40