Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/4541

Karar No

2024/2562

Karar Tarihi

6 Mart 2024

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/755 Esas, 2019/1954 Karar

SUÇLAR: Rüşvet alma (sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında), rüşvet verme (sanık ... hakkında)

HÜKÜMLER: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 07.11.2019 tarihli ve 2019/755 Esas, 2019/1954 sayılı Kararı ile; İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan tüm mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak sanıklardan ..., ..., ..., ..., ... hakkında rüşvet alma ve görevi kötüye kullanma, ... hakkında rüşvet verme ve görevi kötüye kullanma suçlarından ayrı ayrı beraatlerine, hakkında görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet hükmü kurulan istinaf dışı sanık ...'e beraat hükmünün sirayetine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;

Sanıklar ve inceleme dışı sanıklar hakkında ilk derece mahkemesi tarafından kurulan hükümlerin Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince "istinaf talebinin reddine" şeklinde verilen kararın, 5271 sayılı Kanun'un 279/1 b maddesi kapsamında itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığı, Hazine vekilinin itirazının da Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 20.02.2020 tarihli ve 2020/2 Değişik iş sayılı Kararı ile kesin olarak reddedildiği ve bu karara yönelik Hazine vekilinin bir temyiz isteminin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanıklardan ... ve ... ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, ... hakkında örgüte üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme, ... hakkında rüşvet verme suçlarından açılan kamu davalarında İçişleri Bakanlığının bu suçların doğrudan zarar göreni olmadığı gibi anılan suçlar yönünden İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükümlerine yönelik bir istinaf isteminin bulunmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesince incelenmediği, bu nedenle bahse konu suçlar yönünden temyizen incelenecek bir hükmün bulunmadığı anlaşılmıştır.

Öte yandan inceleme dışı sanıklardan ... ve ... hakkında rüşvet alma, ... ..., ..., ... hakkında ise rüşvet verme, ... hakkında ise rüşvet alma ve görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davalarında sanıkların eylemlerinin zincirleme icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve bu suça iştirak suçlarını oluşturduğu kabulüyle bu suçlardan 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar verilmiş olup, bu kararların 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, aynı Kanun'un 264. maddesi de gözetilerek ... vekilinin 20.10.2021 havale tarihli temyiz isteminin itiraz mahiyetinde kabulü ile merciince değerlendirilip bu hususta gerekli kararın verilmesi mümkün bulunmuştur.

Yine Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5 95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma ... vermeyeceği, İçişleri Bakanlığının rüşvet verme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre doğrudan zarar görmediği, bu itibarla İçişleri Bakanlığının bahsi geçen suçtan açılan kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme ... olmadığından sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan açılan kamu davasında Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükme yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre rüşvet alma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında bu suçtan açılan kamu davalarında kurulan hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun'un 18/2. maddesi hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 260. maddesi gereği temyiz edenlerden Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında, katılan ... vekilinin ise sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294. maddesine istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2018 tarihli ve 2018/131 Esas, 2018/674 sayılı Kararı ile sanıklardan ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet alma suçundan açılan kamu davalarında eylemlerinin zincirleme icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle 5237 sayılı Kanun'un 257/1, 43/1, 62. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 8 ay 10'ar gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca hapis cezalarının ertelenmesine, 53/1 5 madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ise rüşvet verme suçundan açılan kamu davasında eylemlerinin zincirleme icrai davranışla görevi kötüye kullanmaya iştirak suçunu oluşturduğu kabulüyle 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi delaletiyle 257/1, 43/1, 62. maddeleri uyarınca 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hükmolunmuştur.

  2. İlk derece mahkemesince kurulan hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07.11.2019 tarihli ve 2019/755 Esas, 2019/1954 sayılı Kararı ile suçtan zarar gören Hazine vekilinin istinaf başvurusunun reddine, İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin kaldırılarak sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet alma, ... hakkında ise rüşvet verme suçlarından açılan kamu davalarında sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı, somut delil elde edilemediğinden ayrıca ek savunmaları alınarak görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmalarına karar verilmişse de bu suç yönünden yasal unsurlar oluşmadığından bahisle sanıkların 5271 sayılı Kanun'un 223/2 (a), (e) maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine, hükmü istinaf etmeyen ve İlk Derece Mahkemesince hakkında görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine hükmolunan sanık ...'e beraat hükmünün sirayetine hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri

İhbar içerikleri, 5271 sayılı Kanun'un 135 ve 140. maddelerinin icrası kapsamında elde edilen iletişimin tespiti, fiziki takip ve ortam dinlemesine ilişkin tutanaklar, tanık beyanları, arama ve elkoyma tutanakları, banka kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zincirleme rüşvet alma, ... hakkında ise zincirleme rüşvet verme suçlarından mahkumiyetlerine hükmolunması gerekirken beraatlerine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle adı geçen sanıklar hakkında kurulan hükümleri temyiz etmiştir.

B. Katılan ... Vekilinin Temyiz Sebepleri

Davaya katılma talebinin yanı sıra sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme ve hatalı nitelendirme ile hukuka aykırı olarak hükümler kurulduğu, eksik delillerin toplanarak suçların maddi ve manevi unsurlarının oluşup oluşmadığının gerekçeli olarak değerlendirilmesi ile adı geçen sanıkların atılı suçlardan takdiri indirim ve lehe hükümler uygulanmaksızın üst sınırdan cezalandırılmaları gerektiği ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle bahsi geçen sanıklar hakkında kurulan hükümleri temyiz etmiştir.

III. GEREKÇE

A. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... Ve ... Hakkında Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Beraat Hükümlerine Yönelik Temyiz Başvuruları Yönünden Yapılan İncelemede;

Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddiaların reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmaları tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülükler için yeterli görmeyen Bölge Adliye Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati karşısında anılan hükümlere yönelik temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Başvuruları Yönünden Yapılan İncelemede İse;

Sanık ...'ın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre 15.08.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 64/1. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

IV. KARAR

  1. Ön inceleme bölümünün dördüncü paragrafında açıklanan nedenle ... vekilinin sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

  2. Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ... ve ..., Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının ise sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

  3. Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile katılan ... vekilinin temyiz istemleri ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar yönünden, sanık ... hakkında kurulan ve esası incelenmeyen beraat Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye sonucu itibarıyla uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.03.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararvermeıv.süreç(sanıklarreddineistemlerinintemyiztevdiine...rüşvethukukî(sanıkhakkında)onanmasınagerekçesebeplerihükümlerinveesastanreddibozulmasınaalma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:21:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim