Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/7599
2023/9179
27 Eylül 2023
...
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/165 Esas, 2016/310 Karar
SUÇLAR: Zincirleme tefecilik, zincirleme şekilde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na (213 sayılı Kanun) muhalefet
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.02.2015 tarihli ve 2014/3311 Soruşturma, 2015/929 Esas, 2015/838 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca cezalandırılması ile 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi, zincirleme şekilde 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ile 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesinin sanık hakkında 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan 2015/250 Esas sayılı kamu davasının tefecilik suçundan açılan Tarsus 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/238 Esas sayılı kamu davası ile birleştirilmesine, ardından bu davanın inceleme konusu dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
3.Tarsus 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/165 Esas, 2016/310 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 241 inci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 208 gün karşılığı 4.160,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, zincirleme şekilde 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan ise 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii, deliller toplanmadan, soyut ve çelişkili beyanlara dayanılarak hükümler kurulduğu, suçların maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, faiz karşılığı ödünç para verme işinin meslek haline getirilmediği ve devamlılık arz etmediği, sahte tanzim edilmiş belge bulunmadığı ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle hükümleri temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, çok sayıdaki nihai tüketicilere iş yerinde bulunan Point Of Sale (POS) cihazlarından faiz karşılığı kredi kartı çekimi yaptırdığı, bu eylemleriyle zincirleme tefecilik suçunu işlediği ayrıca Vergi Suçu Raporunun II ve III. bölümlerinde yer aldığı şekliyle 2011 yılında çok sayıda sahte belge düzenlemek suretiyle zincirleme şekilde 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrasında tanımlanan suçu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın her iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Tefecilik Suçu Yönünden
1.Tefecilik suçunda suç tarihinin kazanç elde etmek amacıyla ödünç paranın verildiği tarih, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği gün olması karşısında, 23.11.2011 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 20.06.2012 olarak gösterilmesi,
2.Sanığın, 2011 takvim yılında iş yerinde bulunan POS cihazlarından gerçek bir alım ve satıma dayanmayan komisyon karşılığı kredi kartı çekimleri yapmak suretiyle zincirleme tefecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında cezalandırılmasına karar verilmişse de; sanığın tefecilik yapmadığını, faturaların gerçek alım satım karşılığı olduğunu savunması, dinlenen tanıklardan yalnızca tanık ...'in komisyon karşılığında sanığın iş yerindeki POS cihazından kredi kartıyla nakit çekimi yaptığını ve 8.000 TL için 400 500 TL arası bir miktar komisyon ödediğini belirtmesi, tanık ...'nın kovuşturma aşamasındaki ifadesinde soruşturma aşamasındaki beyanlarından farklı olarak kuyumculardan faiz karşılığı borç para aldığını, sanığın iş yerinden bu işlemi yapıp yapmadığını hatırlamadığını beyan etmesi, dinlenilen diğer tanıkların ise suçun işlenip işlenmediğine dair net beyanlarının bulunmaması karşısında maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkartılabilmesi için sanığın POS cihazı ile kredi kartından komisyon karşılığında çekim yaptığı belirtilen ve dosya kapsamında daha önce dinlenilmeyen kanaat oluşturacak sayıda kişinin tanık olarak beyanlarına başvurularak sanık ile aralarındaki ticari ilişkinin ayrıntılarının, gerçekten faturalardaki yazılı kontörü alıp almadıklarının, yapılan işlemler için sanığa komisyon ödeyip ödemediklerinin, ödemişlerse miktarının sorulması, sanığın iş yerinde kullanılan POS cihazlarına ilişkin suç tarihlerini kapsayacak şekilde hesap dökümlerinin getirtilmesi, suç tarihlerine göre POS cihazından yapılan alışverişler karşılığında bankaya komisyon ödenip ödenmediği, ödenmiş ise miktarlarının tespit edilmesi, ödenen komisyon oranının belirlenmesi, gerektiğinde sanığın belli bir komisyon karşılığında kredi kartı çekimi yapıp yapmadığı yönünden dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdi edilerek belirtilen hususlarda rapor aldırılması ve sonucuna göre karar yerinde tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm tesisi,
3.Hükümden önce 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa'nın 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi,
B.213 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçu Yönünden
1.213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrasında düzenlenen sahte belge düzenleme suçunda suç tarihinin sahte belgelerin düzenlendiği tarih, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği gün olması karşısında, 23.11.2011 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 20.06.2012 olarak gösterilmesi,
2.Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi Ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Tarsus 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/165 Esas, 2016/310 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında, 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçu açısından başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:28:32