Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/1074

Karar No

2023/8536

Karar Tarihi

14 Eylül 2023

...

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2011/191 Esas, 2011/381 Karar

KATILANLAR: ..., S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi

...

SUÇLAR: Zimmet

HÜKÜMLER: a)Sanıklar ... ve ... hakkında atılı suçtan mahkumiyet,

b)Sanık ... hakkında beraat.

...

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi, onama, bozma

Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2011 tarihli ve 2011/191 Esas, 2011/381 sayılı Kararının sanıklar ...,..., katılan kooperatif ve suçtan zarar gören bakanlık vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

Katılan S.S. ... ...Konut Yapı Kooperatifi vekilinin, 27.12.2011 havale tarihli süre tutum dilekçesinde sanık ... hakkında kurulan hükmü temyiz ettiği halde 27.01.2012 havale tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümleri de temyiz ettiği anlaşıldığından, mahkumiyet hükümlerine yönelik yasal süresinden sonra vaki temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce katılma isteminde bulunulması ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesiyle değişik 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 18 inci maddesinin ikinci fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; hüküm tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerden katılanlar vekillerinin sanık ... hakkında verilen beraat hükmünü, sanıklar ... ve ...'ın haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerini temyiz ettikleri ve temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2011 tarihli ve 2010/151512 Soruşturma, 2011/21977 Esas, 2011/917 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında basit zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi delaletiyle 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2011 tarihli ve 2011/191 Esas, 2011/381 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunluğuna, 58 inci maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanarak cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 249 uncu ve 62 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunluğuna, sanık ... hakkında zimmet suçunu işlediği sabit olmadığından beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılan kooperatif vekilinin temyiz sebepleri; sanıklar hakkında kooperatif yönetimiyle ilgili başkaca eylemleri nedeniyle ek iddianame düzenlenmesi, sanık ...'nun uhdesinde kaldığı belirtilen miktardan tüm sanıkların sorumlu olması, mahkumiyetine hükmolunan sanıklar hakkında alt sınırdan ceza verilmemesi ve yasal indirimlerin uygulanmaması gerektiğine,

2.Katılan bakanlık vekilinin temyiz sebepleri; sanık ... hakkında beraat hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,

3.Sanık ...'nun temyiz sebepleri; şahsi hesabını kooperatifin ekonomik durumu gereği risk alarak kullandığına ve amacının kooperatif parasını korumak olduğuna,

4.Sanık ...'ın temyiz sebepleri; uhdesinde olduğu kabul edilen kooperatif parasının kayıtlarını kovuşturma aşamasında sunamadıklarını, dilekçesinin ekinde kooperatif envanter defteri, defteri kebir ve envanteri sunduğuna, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Suç tarihlerinde sanıklardan ...'nun S.S. ... ...Konut Yapı Kooperatifi yönetim kurulu başkanı, ... ve ...'ın ise yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptıkları, ...'nun görev süresi boyunca üye aidatlarının kooperatif hesabı yerine kendi şahsi hesabına yatırılmasını sağladığı, paraları bu hesaptan çektiği, kooperatif kayıtlarının mevcut olmaması nedeniyle yatırılan ve çekilen para miktarının belirlenemediği, ...'nun eyleminin kullanma zimmeti suçunu oluşturduğu, diğer sanıkların da ...'nun eylemlerine zamanından itiraz etmeyerek atılı suça iştirak ettikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır.

Sayıştay emekli uzman denetçileri tarafından tüm kooperatif belgeleri temin edilmeden düzenlenen ve hükme esas alınan 16.12.2011 tarihli raporda, ...'nun kendi adına olan hesaba yatırılan 27.332,00 TL, kooperatifin ... Demetevler şubesi hesabına yatırılan 22.800,00 TL ve fazladan üye olarak kaydedilen kişilerden tahsil edilen 31.000,00 TL olmak üzere 81.132,00 TL'yi mal edindiği, ...'ın da ... Demetevler ve ... Maltepe şubelerindeki kooperatif hesaplarından çektiği 4.155,00 TL'yi uhdesinde tuttuğu kabul edilerek zimmet suçunu işledikleri, ...'ın ise mal edindiği bir miktarın tespit edilemediği, Mahkemece; bahsi geçen rapora itibar edilerek ... ve ... hakkında mahkumiyet, ... hakkında ise beraat hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 12.03.1990 tarihli ve 1990/8 3 70, 09.10.2007 tarihli ve 2007/11 44 200 sayılı Kararlarında vurgulandığı biçimde ve 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasındaki "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının mümkün olmadığı nazara alındığında; düzenlenen iddianamede ...'ın eyleminin alınan kararları imzalamak ve zamanında itiraz etmemek suretiyle sanık ...'nun fiiline katılmak biçiminde tavsif edildiği, sanığın kooperatif hesaplarından çektiği paraları zimmetine geçirmesi ve keza sanık ...'nun da fazla üye kaydı yaparak, kaydedilen bu üyelerden tahsil edilen 31.000,00 TL tutarındaki aidatı zimmetine geçirmesi şeklindeki eylemlerine yönelik açılmış bir dava bulunmadığı ve bu hususlarda dava da açtırılmadığı halde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen bahse konu fiillere ilişkin olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesine aykırı davranılması,

Hükme esas alınan 16.12.2011 tarihli raporun suç dönemine ilişkin kooperatif belge ve defterleri incelenmeden düzenlendiği, eksik bir kısım belgenin ve muhatabı kooperatif olan faturaların suretlerinin temyiz aşamasında dosyaya sunulduğu, sanıkların aşamalarda zimmetlerine para geçirmediklerini istikrarlı bir şekilde savundukları nazara alındığında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, kooperatifin gelir ve gider durumunu gösteren belgelerinin yeniden teminine çalışılmasından sonra, dosyanın tüm ekleriyle birlikte Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetine tevdi ile sanık ...'nun uhdesinde kooperatif parası bulunup bulunmadığı, varsa miktarının tespiti ile diğer sanıkların sorumlulukları olup olmadığı hususlarında bilirkişi raporu alınarak sanıkların hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kabule göre de;

Sanık ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki sıralamaya aykırı olarak 43 üncü maddenin 249 uncu maddeden önce uygulanması,

Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle mahkumiyet hükümleri bakımından 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasıyla ilgili yeniden değerlendirme yapılması lüzumu,

5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilen sanıklar ... ve ... hakkında, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi yerine, kooperatif yönetiminde görev almasından yasaklanmasına karar verilerek sınırlı uygulama yapılması,

Sanık ... hakkında beraat hükmü kurulurken uygulama maddesi olan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle aynı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,

Hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle katılan kooperatif vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası da nazara alınarak 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE,

2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2011 tarihli ve 2011/191 Esas, 2011/381 sayılı Kararına yönelik katılanlar kooperatif ve bakanlık vekilleri ile sanıklar ... ve ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden ve mahkumiyet hükümleri yönünden aleyhe temyiz bulunmadığından sanıklar ... ve ...'ın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakları saklı tutularak hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.09.2023 tarihinde karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîzimmetsüreçv.tevdiineolgularsebeplerigerekçereddinebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:35:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim