Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/7875
2023/7914
5 Temmuz 2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/156 Esas, 2015/201 Karar
SUÇ: İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Amasra Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.10.2013 tarihli ve 2013/197 Soruşturma, 2013/260 Esas, 2013/159 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması ve hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
-
Amasra Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2015 tarihli ve 2014/156 Esas, 2015/201 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 150 tam gün karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık 31.08.2015 havale tarihli dilekçesi ile; hükme esas alınan imar para cezasının kesilebilir nitelikte olup olmadığının saptanmadığı, İmar Kanunu'nun 42 nci maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle 17.12.2009 tarihinden önceki eylemler için para cezası kesmenin mümkün olmadığını ayrıca yıkım için bir süre öngörülmediğini, eyleminin ihmalden kaynaklanmadığını, yıkım için ihale açıldığını ancak teklif veren olmaması nedeniyle yıkımın gerçekleştirilemediğini, eylemlerinde objektif cezalandırma koşullarının bulunmadığını belirterek hakkındaki hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Amasra Koruma Amaçlı İmar Planında Üçüncü Derece Arkeolojik Sit alanındaki yerlerden olan ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde tek katlı yapıya izin veren 12.11.1963 tarihli yapı ruhsatına aykırı olarak yapılan ilave iki katla ilgili uzun süre yasal işlem yapmamak, 2009 yılında yıkımına karar verilen ruhsata aykırı katların yıkımını gerçekleştirmemek ve ruhsatsız bu katlar nedeniyle yapı sahibine para cezası uygulamamak suretiyle icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, Mahkemece; suç tarihlerinde Amasra Belediye Başkanı olan sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Dosya kapsamından Amasra Belediyesinin 23.08.2010 ve 27.03.2012 tarihli ihale komisyon kararlarında ... 1795 parselin yıkımının da ihaleye çıktığı ancak ihaleler kapsamında teklif edenin bulunmaması nedeniyle ihale kararlarının ertelendiğinin anlaşılması ve savunmanın da bu yönde olması karşısında suç kastının belirlenebilmesi açısından suç tarihlerini kapsar şekilde Belediyenin ekipman olarak yıkım yapabilecek araç ve personele sahip olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nde yapılan sorgulamada; sanık hakkında benzer nitelikteki eylemlerinden dolayı aynı suçtan kamu davaları açıldığının anlaşılması karşısında mevcut davaların araştırılarak, derdest ise birleştirilmesi, karara çıkmış ve kesinleşmiş ise onaylı örneklerinin getirtilerek incelenmesini müteakip, suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığının, zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesinden sonra, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin anlaşılması halinde, sanığa isnat edilen eylemlerden hangilerinin teselsül kapsamında kabul edildiğinin gerekçeleriyle birlikte açıklanıp karar yerinde gösterilmesi ile 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddeleri de nazara alınarak sanığa aynı Kanun'un 257 nci maddesi gereğince verilecek cezadan 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım yapıldıktan sonra varsa kesinleşen dava dosyalarından verilen cezaların mahsubu ile oluşursa aradaki fark kadar cezaya hükmedilmesi, hukuki kesintinin gerçekleşmesi durumunda ise ayrı cezalar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Amasra Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2015 tarihli ve 2014/156 Esas, 2015/201 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:43:23