Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/6007
2023/7742
22 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/43 Esas, 2020/293 Karar
SUÇLAR: Zimmet
HÜKÜMLER: 1) ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.10.2018 tarihli ve 2012/88 Esas, 2018/232 sayılı Kararı ile; atılı suçtan beraat,
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 13.02.2020 tarihli ve 2019/43 Esas, 2020/293 sayılı Kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2019/43 Esas, 2020/293 sayılı Kararının katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Tebliğname başlığında isimlerine yer verilen sanıklardan ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi ve ... hakkında verilen kamu davasının ölüm nedeniyle düşmesine dair kararlara yönelik temyiz talebinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında zimmet suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılan kooperatif vekilinin kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.06.2012 tarihli ve 2012/4609 Soruşturma, 2012/1808 Esas, 2012/116 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında zimmet suçundan 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 62 nci maddesi delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve haklarında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2018 tarihli ve 2012/88 Esas, 2018/232 sayılı Kararı ile; 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sanıkların beraatlerine hükmedilmiştir.
C. Temyiz incelemesine konu karar ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme sonucu verilen mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, kooperatif zararının giderilmediğine, akaryakıt bedeli olan 19.913 TL ile mahsup edilen 17.870 TL arasındaki 2.043 TL'lik farkın dikkate alınmadığına ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkların, suç tarihlerinde S.S. Hoşköy ve Çevresi Su Ürünleri Kooperatifinin yönetim kurulu başkanı ve üyesi ile muhasebecisi olarak görev yaptıkları, 17.07.2007 tarihinde 1.120 TL şahsi kredi kartı borcunun kooperatifin banka hesabından ödendiği, 2008 yevmiye defterinin 121 inci sayfasının 57 nci maddesinde kayıtlı 767 TL Kamil Porsuk açıklamalı giderin demirbaş faturası olmadan kasadan çıkışının yapıldığı, 2008 yevmiye defterinin 14 üncü sayfasının 59 uncu maddesinde kayıtlı 6.396 TL kooperatif çekinin ... Ltd. Şti'ne tesliminde kesilen tahsilat fişiyle kasa ile ilişkilendirildiği halde aynı çekin 10.10.2008 tarihinde ilgili firmaya Yapı Kredi Bankası hesabından ödendiği, kasadan 66.394 TL'nin yersiz ve haksız olarak çekildiği, geçmiş yıllarda yapılan harcamaların 2009 yılı 6 ncı ayında yansıtıldığı, tutanaklarla gösterilen harcamaların gerçeği yansıtmadığı, ortak dışı kişilere 24.096 TL ödeme yapıldığı, 10.04.2009 tarihinde .... Tic. Ltd. Şti'nden alınarak 23 kooperatif ortağına dağıtılan 15.707 litre akaryakıtın bedelinin 17.870 TL'lik kısmının ortakların teslim ettikleri karideslerin bedelinden mahsup edilerek tahsil edildiği halde bu borca karşılık olarak verilen 12.05.2009 tarihli 19.913 TL'lik çek iptal edilip yerine 05.11.2009 tarihli 21.000 TL bedelli çek verilerek, yeni yönetime çek bedeli ile ilgili nakit veya herhangi bir harcama belgesi ibraz edilmediği, böylelikle zimmet suçunu işledikleri iddiasıyla cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince 16.09.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre kayıtlardaki eksikliklerin kamu zararına yol açmadığı, akaryakıt bedellerinin ortakların alacaklarından mahsup yoluyla tahsil edilmesi ve kesilen paraların kooperatif kasasında kalarak kooperatifin diğer giderlerine harcanması nedeniyle zimmet iddiasında bulunulamayacağı, 27.06.2016 tarihli raporda da bu raporla aynı yönde tespitlere yer verildiği, böylelikle sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair cezalandırılmalarına yeterli somut delil elde edilemediğinden, "Şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sanıkların beraatlerine hükmolunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince duruşma açılıp delil araştırması yapılarak bu kapsamda sanık savunmaları tespit edilip 26.11.2019 tarihli bilirkişi heyet raporu alınarak, 16.09.2015 ve 26.11.2019 tarihli bilirkişi raporu içeriği doğrultusunda zimmete geçirildiği iddia olunan 19.913,00 TL akaryakıt bedelinin 17.870,00 TL'sinin ortakların kooperatiften olan alacaklarından mahsup yolu ile tahsil edilerek kooperatifin diğer giderlerine harcanmış olduğu kabul edilebileceğinden İlk Derece Mahkemesi tarafından alınan 27.06.2016 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen 17.870,00 TL'nin sanıkların zimmetlerinde bulunduğuna ilişkin tespitin kabul edilmediği, bu nedenlerle yönetim kurulu başkan ve üyeleri olan sanıklar ..., ..., ... ve ... ile kooperatifin mali işleri ile iştigal eden ...'ın zimmet suçunu işlediklerine dair savunmalarının aksine cezalandırılmalarına yetecek kesin ve somut delil elde edilemediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında zimmet suçundan verilen beraat kararlarının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanıkların, 10.04.2009 tarihinde .... Tic. Ltd. Şti'den alınarak 23 kooperatif ortağına dağıtılan 15.707 litre akaryakıtın bedelinin 17.870 TL'lik kısmının ortakların teslim ettikleri karideslerin bedelinden mahsup edilerek tahsil edildiği halde bu borca karşılık olarak verilen 12.05.2009 tarihli 19.913 TL'lik çek iptal edilip yerine 05.11.2009 tarihli 21.000 TL bedelli çek verilerek, yeni yönetime çek bedeli ile ilgili nakit veya herhangi bir harcama belgesi ibraz etmeyerek zimmet suçunu işledikleri iddiası yönünden 25.03.2011 tarihli kontrolör raporu ile kovuşturma evresinde alınan 27.06.2016 tarihli raporda sanıkların uhdelerinde kalan kooperatif parası bulunduğu yönünde görüş bildirildiği halde kovuşturma evresinde alınan 16.09.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda detaylı bir inceleme yapılmaksızın, kooperatif kasasında kalan miktarın kooperatifin diğer giderlerine harcandığı yönünde görüş belirtildiği, istinaf aşamasında alınan 26.11.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda ise önceki raporlardaki görüşlere yer verildikten sonra herhangi bir inceleme yapılmaksızın soyut nitelikteki değerlendirmeler ile sanıkların zimmetinde kalan miktar bulunmadığı yönünde rapor düzenlendiği anlaşılmakla, birbiriyle çelişen ve detaylı inceleme içermeyen söz konusu raporların hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı, sanık ...'in kontrolöre verdiği beyanda söz konusu meblağların ihtiyaçları karşılığında balıkçılara geri dağıtıldığını belirttiği nazara alınarak; iddianamede yer verilen diğer isnatlar yönünden de sanık savunmaları tespit edilip bu iddialar bakımından da araştırma yapılması, alacaklarından mahsup yapıldığı belirtilen kooperatif ortakları ile akaryakıt alınan şirketin yetkilisi Canan Küçükkınay tanık olarak dinlenerek akaryakıt işleminin ne şekilde yapıldığının açıklığa kavuşturulması sonrasında, dosyanın kül halinde Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşacak yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilip iddianamede yer verilen diğer isnatlar yönünden de detaylı inceleme yaparak sanıkların zimmetinde kooperatif parası bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında rapor aldırılmasını müteakip hasıl olacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini yerine yargılama konusu yapılan diğer isnatlar yönünden herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmayan bilirkişi raporları esas alınmak suretiyle eksik araştırma ile hükümler kurulması nedeniyle beraat hükümlerine ilişkin istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2019/43 Esas, 2020/293 sayılı Kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,22.06.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:46:08