Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/4854
2023/7423
12 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2010/109 Esas, 2014/17 Karar
SUÇLAR: Nitelikli zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, 1163 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜMLER: Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından düşürülme, zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet
İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2014 tarihli ve 2010/109 Esas, 2014/17 sayılı Kararının katılan vekili ve sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5 95, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na (1163 sayılı Kanun) muhalefet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, kooperatif üyesi olmak dışında bir sıfatı bulunmayan ve kooperatif tüzel kişiliğini de temsile yetkili kılınmayan ...'ın usulsüz olarak katılanlığına karar verilmesi hükümleri temyiz hakkı vermeyeceğinden bu suçtan kurulan hükümleri temyiz yetkisinin bulunmadığı kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz isteklerinin süresinde olduğu, sanık ... müdafiine 01.04.2014'te gerekçeli kararın tebliğ edildiği ve müdafiinin aynı gün vekillikten çekilme dilekçesi verdiği, gerekçeli karar ile vekillikten çekilme dilekçesinin 08.04.2014'te ...'a tebliğ edildiği ve bu suretle 11.04.2014 havale tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğunun kabul edilmesi gerektiği, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince açıklanan husus dışında temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2010 tarihli ve 2004/99168 Soruşturma, 2010/7255 Esas, 2010/344 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında nitelikli zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na (1163 sayılı Kanun) muhalefet suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 1163 sayılı Kanun'un ek 2 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
-
İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2014 tarihli ve 2010/109 Esas, 2014/17 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında zincirleme şekilde basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 8'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmedilmiş, 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden ve ayrıca kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçuna ilişkin eylemlerin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu ve suç tarihleri ile hüküm tarihi arasında bu sürenin dolduğu kabul edilerek anılan suçlara ilişkin kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Katılan ... vekilinin 19.02.2014 havale tarihli süre tutum dilekçesi verilen kararın usul ve esas yönü ile hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
-
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; lehe yasa değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, yapılmış olan harcamaların belgelerinin kooperatif kayıtlarında bulunabileceğine, müvekkilinin mal edinme kastı ve imza yetkisi olmadığına yöneliktir.
-
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; kooperatif belgelerinin tam olarak yeni yönetim kurulu tarafından dosyaya sunulmadığına ve eksik belgeler ile inceleme yapıldığına, müvekkilinin kooperatiften 22.000,00 TL alacaklı olduğu halde zimmetine diğer iki sanık ile birlikte 33.000,00 TL geçirdiğinin kabul edilmesinin hakkaniyete uymadığına dairdir.
-
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; bilirkişi raporlarının yetersiz olduğuna, bildirilen tanıkların beyanlarına başvurulmadan hüküm kurulmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
S.S. Pınarova Konut Yapı Kooperatifi yönetim kurulu üyesi olan sanıkların, 22.07.2004 tarihinde kooperatif üyesi ...'ın imzasını taklit ederek ve sahte para alma makbuzu düzenleyerek 2.000,00 TL'yi ödenmiş gibi gösterdikleri, 31.12.2003 tarihinde muhasebe defterine tevsik edici bir belge konulmadan ...'a 4.000,00 TL ödendiği kayıt edilerek toplam 6.000,00 TL'yi, Kubilay Özgün isimli kooperatif üyesi yönetim kurulu üyeliği yapmadığı halde yapmış gibi gösterilerek 30.06.2004 tarihinde adı geçene ödendi kaydı düşülerek 1.800,00 TL'yi, M. Fatih Yürek, Hüseyin Karas, ... ve Demet Yıldız isimli üyelere kooperatife ödemiş oldukları üyelik aidatları toplamından fazla olacak şekilde ödenmiş gibi muhasebe defterlerine kaydı yapılan üyelik çıkış parası olan 22.610,00 TL'yi, kasa hesabından 31.03.2004 ve 31.05.2004 tarihlerinde tevsik edici belge olmadan kasa hesabından çıktı gösterilen 1.566,30 TL'yi, yine 28.01.2003 tarihinde tevsik edici belge olmadan jeneratör kiralama bedeli olarak ödenen 2.000 TL'yi zimmetlerine geçirdikleri iddiasıyla kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve nitelikli zimmet suçlarından cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
Mahkemece; sanıklar hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçuna ilişkin eylemlerin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek bu suçtan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, nitelikli zimmet suçundan açılan kamu davasında atılı eylemlerin sübut bulduğu kabul edilerek zincirleme şekilde basit zimmet suçundan mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanıklar hakkında 33.976,30 TL'yi mal edindiklerinin kabulüyle zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de; sanıkların aşamalarda kooperatif kayıtlarının dosya arasına tam olarak alınamadığını ve eksik belge ile inceleme yapıldığını, zimmet eylemlerinde kendilerine para ödendiği söylenen kişilerin tamamının dinlenmediğini savunmaları, ...'ın üyelik aidatı olarak ne kadar para ödediğinin ve kime ödediğinin dosya kapsamından tespit edilememesi, dosya içerisinde kooperatif evrakı olarak sadece muavin defterinin olması, bilirkişi raporlarının eksik belge ile düzenlendiğinin, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ise soruşturma aşamasında alınan raporun ve iddianamenin tekrarı niteliğinde olduğunun anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılabilmesi için kendilerine zimmete konu paraların ödendiği iddia edilen ...., .... ve ...'ın beyanlarının alınmasından, ...'ın ödediği para miktarının net olarak tespitinden ve sahteliği iddia olunan makbuzdaki imzanın hangi sanığa ait olduğunun gerektiğinde imza incelemesi ile tespitinden, tüm kooperatif kayıtlarının ve hukuk davalarına ilişkin dosyaların suretlerinin dosya arasına alınmasından sonra dosyanın kül halinde konunun uzmanı Sayıştay emekli uzman denetçilerinden seçilecek yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilip; sanıkların üzerlerine atılı zimmet iddiaları yönünden tüm savunmaları karşılar ve sorumluluklarını irdeler şekilde zimmetlerinde kooperatif parası bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının ayrı ayrı takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, hüküm kurmaya elverişli nitelikte olmayan bilirkişi raporlarına dayanılarak, yetersiz gerekçe ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Sanıklara isnat edilen, ...'ın imzasını taklit ederek 2.000,00 TL'nin üyelik çıkış parası olarak ödendi gösterilmesi eyleminin sübutu halinde "nitelikli zimmet" suçunu oluşturacağı, diğer zimmet isnatlarının bu suçun teselsülü kapsamında, davaya konu sahtecilik eylemlerinin de 765 sayılı Kanun hükümlerine göre ihtilasen (nitelikli) zimmet suçunun unsuru olduğu, buna karşılık 5237 sayılı Kanun'un 212 nci maddesinde yer alan "Sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" şeklindeki düzenleme uyarınca sanıkların eylemlerinin hem zimmet hem de sahtecilik suçlarını oluşturacağı ve görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu belgeyi sahte olarak düzenlemek suretiyle gerçekleştirildiği kabul edilen eylemlerin kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçuna mümas olacağı, bu suçun 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen ceza miktarına göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen 15 yıllık olağan ve 22 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu ve bu sürelerin henüz dolmadığı nazara alınıp, sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkumiyet hükmü kurularak lehe yasa karşılaştırmasının bu hususlara göre yapılması gerektiği gözetilmeden yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı şekilde uygulama yapılması,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
-
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanıklar hakkında 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen hükümlere yönelik ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
-
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2014 tarihli ve 2010/109 Esas, 2014/17 sayılı Kararına yönelik sanıklar müdafiilerinin ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden ve dikkate alınan sair hususlar yönünden özel belgede sahtecilik ve zincirleme basit zimmet suçlarından kurulan hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,12.06.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:51:34