Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/3482

Karar No

2023/7218

Karar Tarihi

7 Haziran 2023

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2020/368 Esas, 2020/437 Karar

SUÇ: Rüşvet alma

HÜKÜM: Eylemin yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyet

Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2020 tarihli ve 2020/368 Esas, 2020/437 sayılı Kararının, suçtan zarar gören vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.07.2015 tarihli yazısı üzerine davadan haberdar edilen ve katılma talebinde bulunmayan Hazinenin katılan sıfatını kazanmadığı ve gerekmediği halde gerekçeli kararın tebliğ edilmesinin hükmü temyiz hakkı vermeyeceği anlaşıldığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği Hazinenin sanık hakkında verilen hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir nitelikte olduğu, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince sanık müdafiinin temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.10.2011 tarihli ve 2011/111488 Soruşturma, 2011/38283 Esas, 2011/14499 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 255 inci maddesi ve 168 inci maddesi uyarınca cezalandırılması, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluğu uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.

  2. Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2013 tarihli ve 2011/1121 Esas, 2013/456 sayılı Kararı ile sanığa isnat edilen eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 252 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen rüşvet alma suçunu oluşturabileceği, bu hususta delilleri takdir ve değerlendirmenin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle aynı Kanun'un 252 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca yargılama yapılması için görevsizlik kararı verilmiştir.

  3. Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2013 tarihli ve 2013/202 Esas, 2013/287 sayılı Kararı ile sanık hakkında yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 255 inci maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği 5 tam gün karşılığı 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.

  4. Sanık müdafii ile suçtan zarar gören ... vekilinin temyizi üzerine hükmün Dairemizin 28.09.2020 tarihli, 2020/2545 Esas ve 2020/12408 sayılı Kararı ile 3628 sayılı Kanun'un 17 ve 18 inci maddelerine göre İçişleri Bakanlığının rüşvet alma suçunun zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak 5271 sayılı Kanun'un 233 ve 234 üncü maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmuş olması nedeniyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmuştur.

  5. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2020 tarihli ve 2020/368 Esas, 2020/437 sayılı Kararı ile sanık hakkında yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 255 inci maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği 5 tam gün karşılığı 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları gereği hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

  1. Sanık müdafiinin 19.01.2021 havale tarihli temyiz dilekçesi; şikayetçi ile sanığın arasında borç ilişkisi dışında herhangi bir anlaşma bulunmadığı, sanığın suçu işlediğine yönelik şikayetçi beyanı dışında delil bulunmadığı, suçun maddi unsurlarının oluşmadığı, sanık lehine hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu hususlarına ilişkindir.

  2. Suçtan zarar gören vekilinin 15.01.2021 havale tarihli temyiz dilekçesi; Hazineye tebligat yapılmadan hüküm verildiğinden davaya katılma talebinde bulunulamadığı, bu nedenle kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğine dairdir.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanığın suç tarihinde Mamak Yıldırım Ekipler Amirliğinde komiser yardımcısı olarak görev yaptığı, ....'ın 18.11.2010 tarihinde kaybolduğu, ailesi tarafından bu tarihte kayıp şahıslar büro amirliğine yapılan müracaat üzerine arandığı, kayıp şahsın kardeşi olan şikayetçi ...'ın, ablasının Ulus/Çankırı caddesinde bulunan Maliye Bakanlığı misafirhanesinin önünde indiği şeklindeki duyum üzerine kamera kayıtları varsa bakmak için o tarihte sanığın da kalmakta olduğu Maliye Bakanlığına ait misafirhaneden içeriye girdiği ve sanıkla burada tanıştığı, sanığın emniyet mensubu olduğunu, kayıp şahsı bulmak için yardımcı olabileceğini söyleyerek şikayetçiden 1.000 TL para istediği, pazarlıkla 800 TL'ye anlaştıkları, sanığın anlaşmış olduğu paranın 400 TL'sini 08.06.2011 tarihinde aldığı, kayıp kadını bulma vaadi karşılığı para almasına rağmen şikayetçiyi oyaladığı, kayıp şahsı bulamadığı müştekinin durumdan şikayetçi olması ve kendisini sıkıştırması üzerine parayı iade ettiği iddiasıyla rüşvet alma suçundan açılan kamu davasında, Mahkemece; sanığın eyleminin yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçunu oluşturduğu kabul edilerek bu suçtan cezalandırılması yoluna gidildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanığın sübutu kabul edilen "yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama" suçunun hükümden önce 05.07.2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un (6352 sayılı Kanun) 89 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 255 inci maddesinin "nüfuz ticareti" başlığı altında yeniden düzenlenip suç unsurlarında değişiklik yapılarak kamu görevlisi olmayan gerçek kişilerin de suçun faili haline getirilmesi, failin kamu görevlisi olmasının suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hali olarak düzenlenmesi karşısında; iddia konusu eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 255 inci maddesinde 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında dolandırıcılık suçunu oluşturabileceği gözetilip, değişiklikten önceki yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama ile dolandırıcılık suçlarına ilişkin düzenlemeler ve 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6763 sayılı Kanun) 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki dolandırıcılık suçunun da uzlaşma kapsamına alınmış olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi de gözetilerek, uzlaştırma işlemleri uygulanarak sonucuna göre lehe yasa karşılaştırmasının yapılması suretiyle hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, yasal olmayan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

  1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle suçtan zarar gören vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

  2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2020 tarihli ve 2020/368 Esas, 2020/437 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.06.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukîtemyiztevdiinesüreçrüşvetolgularv.sebeplerigerekçereddinebozulmasınaalma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:53:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim