Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/8949
2023/7166
6 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/373 Esas, 2022/377 Karar
SUÇ: Tefecilik
HÜKÜM: Davanın reddi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.12.2014 tarihli ve 2014/63573 Soruşturma, 2014/25852 Esas, 2014/16533 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca cezalandırılması, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli, 2014/1835 Esas ve 2016/444 sayılı Kararı ile sanığın atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiş, bu kararın katılan Hazine vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 23.03.2021 tarihli ve 2020/8303 Esas, 2021/1546 sayılı Kararı ile eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde 20.06.2022 tarihli ve 2021/373 Esas, 2022/377 sayılı Karar ile sanık hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereğince reddine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekili, sanığın eylemleri sabit olduğu halde beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hükmü temyiz etmiştir.
III. GEREKÇE
1.Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.06.2015 tarihli ve 2013/700 Esas, 2015/241 sayılı Kararında da ifade edildiği üzere; aynı fiilden dolayı sanık hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi, verildiği tarih itibarıyla kişiler açısından hukuki güvenlik alanı oluşturan ve kesin hüküm benzeri sonuç doğuran kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan sonra aynı fiilden dolayı yeniden soruşturma yapılabilmesinin "yeni delilin meydana çıkmasına" ve 5271 sayılı Kanun'un 173 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karara ilişkin önceden karar veren merciin kararına bağlı olması ve kanun koyucu tarafından bunun ceza muhakemesi şartı olarak öngörülmesi karşısında, aynı fiile ilişkin olarak daha önceden verilip kesinleşen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar bulunduğu halde, 5271 sayılı Kanun'un 172 nci maddesinin ikinci fıkrası anlamında "yeni delil" meydana çıkıp çıkmadığı açıklığa kavuşturulmadan ve 5271 sayılı Kanun'un 173 üncü maddesinin altıncı fıkrasında belirlenen ceza muhakemesi şartı gerçekleşmeden sanık hakkında aynı fiilden dolayı kamu davası açılması bir hukuk devletinde kanuna, adil yargılanma hakkına ve "non bis in idem" ilkelerine aykırılık oluşturacağı cihetle, yeni bir delil ortaya çıkmadan sanığın aynı eyleminden dolayı kamu davası açıldığı durumda açılmış olan kamu davasıyla ilgili kovuşturma şartının gerçekleşmediği gözetilerek, aynı eylemle ilgili olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olan sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
2.Sanığın yargılama konusu eylemi için, tefecilik suçunun suç tarihi itibarıyla lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3.5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 09.04.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2022 tarihli ve 2021/373 Esas, 2022/377 sayılı Kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:54:28