Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/11644
2023/7066
5 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2011/228 Esas, 2016/126 Karar
SUÇ: Zimmet
HÜKÜMLER: Sanıklardan ... hakkında beraat, ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2011/228 Esas, 2016/126 sayılı Kararının sanık ... müdafii ile katılanlar ve suçtan zarar gören vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Katılan ... vekilinin 15.03.2016 tarihinde tefhim edilen hükümleri bir haftalık yasal temyiz süresinden sonra verdiği 24.12.2020 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşıldığından, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Tarım ve Orman Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun (3628 sayılı Kanun) 7417 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesiyle değişik 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca katılan ... vekilinin temyizi dışındaki temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Tayin olunan ceza miktarına nazaran sanık ... müdafiinin yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası da gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Anamur Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.04.2009 tarihli ve 2009/360 Esas, 2009/472 Soruşturma, 2009/231 numaralı İddianamesiyle sanık ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluğuna karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Anamur Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2011 tarihli ve 2009/307 Esas, 2011/29 sayılı Kararıyla sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesindeki suçu oluşturacağı belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
3.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.08.2013 tarihli ve 2013/1840 Esas, 2013/4362 Soruşturma, 2013/149 numaralı İddianamesiyle sanık ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluğuna karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.09.2013 tarihli ve 2013/150 Esas, 2013/108 sayılı Kararı ile bu davanın ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/228 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
4.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2014 tarihli ve 2014/1117 Esas, 2014/2655 Soruşturma, 2014/131 numaralı İddianamesiyle sanık ... hakkında basit zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluğuna karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06/2014 tarihli ve 2014/126 Esas, 2014/181 sayılı Kararı ile bu davanın aynı Mahkemenin 2011/228 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
5.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2011/228 Esas, 2016/126 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında atılı suçtan beraatine, sanık ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğuna, dinlenmesi talep edilen tanıkların dinlenmediğine,
2.Katılan Hazine vekilinin temyiz sebepleri; sanık ... hakkında verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve sanık ... yönünden Hazine aleyhine olan kısımların bozulmasına,
3.Katılan Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz sebepleri; katılma talebine ve sanık ...'a isnat edilen suçun sübut bulduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihlerinde S.S. Aşağıkükür Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi başkanı olan sanık ... hakkında iddianame yerine geçen Anamur Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2011 tarihli görevsizlik kararıyla bankaya yatırılması gereken kooperatif parasını bankaya yatırmadığı, kooperatifi ilgilendirmeyen mutfak, gıda, tüp alımı gibi giderler için 15.978,16 TL harcama yapıldığı, 19.08.2013 tarihli iddianame ile kooperatifin kuruluş amacına aykırı 20.733,28 TL harcama yapıldığı ve yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmesine ilişkin bir karar alınmamış olmasına rağmen sanığa 5.477,49 TL ödeme yapıldığı isnatlarıyla zimmet suçundan, 29.05.2014 tarihli iddianame ile yönetim kurulu üyesi olan ...'ın da ...'nun eylemlerine iştirak ettiğinden bahisle yine zimmet suçundan kamu davası açılmıştır.
Mahkemece; 15.01.2015 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek ...'nun yaklaşık 70.000,00 TL'yi zimmetine geçirdiği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş, ...'ın ise kooperatif yönetiminde 3 gün görev almış olması ve atılı suça iştirak ettiğine dair delil elde edilemediğinde beraatine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
- Sanık ... hakkında verilen beraat hükmü yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2.Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden
Sanığın aşamalardaki savunmalarında, kendisine kooperatif tarafından ödenen 5.477,49 TL'nin kendi servisiyle kooperatif işçilerini taşıması nedeniyle aldığı ücret, muhtelif gıda, mutfak ve piknik tüpü harcamalarının da kooperatif üyelerinin çalışmaları karşılığı olan ücretlerinden kesilmek üzere verilen malzemelere ilişkin olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda akaryakıt harcamalarının orman yolu açılması ve kooperatif adına çalışan işçilerin ağaç kesim motorları için yapıldığını savunması, dinlenen bir kısım harcama muhatabının sanık beyanlarını doğrulaması, sanık aleyhine beyanda bulunan tanıkların kooperatif üyeliğinden çıkarılmış olmaları nedeniyle husumetlerinin olması, hükme esas alındığı belirtilen bilirkişi raporunda zimmetin 23.502,40 TL olarak belirlenip geri kalan miktarın kooperatifin amaçları doğrultusunda harcandığı belirtilmesine karşın rapordaki bütün miktarın zimmet olarak kabul edilmesi nazara alınarak, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, kooperatif üyelerinin ve harcamaların muhataplarının savunmalar doğrultusunda yeniden beyanlarına başvurulmasından sonra dosyanın tüm ekleriyle birlikte Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşacak yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilip, sanığın kooperatif işçilerini taşımasının kooperatifle ticari muamele yapma yasağı kapsamında olmadığı ve orman yolu açılması için yapılan işlerin maliyetine dair asliye hukuk mahkemesine başvurularak hazırlanmış olan bilirkişi raporu da göz önünde tutularak, sanığın uhdesinde kalan para bulunup bulunmadığı ile savunmada ileri sürülen hususları da irdeler nitelikte bilirkişi raporu alınması ve sanık savunmalarını doğrulayan tanık beyanları ile husumetli tanıkların beyanlarından hangilerine ne şekilde itibar edildiğinin tartışılması sonrasında sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden ayrıca 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasındaki "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklindeki düzenleme uyarınca hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olması gerektiği, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu, dava konusu yapılan eylemin açıklıkla ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, bu kapsamda iç içe geçen iddianamelerde toplam 26.240,77 TL ile ilgili zimmet isnadı bulunduğu halde, yaklaşık 70.000,00 TL'nin sanığın uhdesinde bulunduğunun kabulüyle belirtilen kanun maddesine aykırı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, olayın oluş şekli, süresi, eylem sayısı ve suçu sürdürmedeki ısrarlı tutumu göz önüne alınarak sanık hakkında zincirleme suç nedeniyle yapılacak artırımın hak ve nesafete uygun bir şekilde belirlenmesi gerekirken, orantılılık ilkesine aykırı olarak, denetime olanak verecek biçimde yasal ve yeterli gerekçeler de gösterilmeden üst sınıra yakın tayin edilmesi,
Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının değerlendirilmesi lüzumu,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun ve maddenin beşinci fıkrası gereğince yasaklama kararına hükmedilmemesi,
Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan Hazine lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılan ... vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2011/228 Esas, 2016/126 sayılı Kararında katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle zimmet suçundan kurulan beraat hükmünün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
3.Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2011/228 Esas, 2016/126 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan Hazine vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden zincirleme basit zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye değişik gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:55:08