Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/7511

Karar No

2023/6433

Karar Tarihi

18 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/75 Esas, 2016/100 Karar

SUÇ: İcrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM: Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.05.2014 tarihli ve 2014/483 Esas, 2013/84 Soruşturma, 2014/118 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

Bitlis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2014/75 Esas, 2016/100 sayılı Kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapis cezasının adli para cezasına çevrilerek neticeten 150 tam gün karşılığı 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesi; vali yardımcısı olan sanığın 4483 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince il ağır ceza mahkemesince yargılanması gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi; sanığın kaymakam olması sebebiyle yargılamasının il ağır ceza mahkemesince yapılması gerektiğine, İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü olarak görev yapan katılanın il tarım müdürlüğünde geçici görevlendirilmesine ilişkin kararın yürütmesinin durdurulmasına dair idare mahkemesi kararının Valiliğe tebliğ edilmesinden önce katılanın asli görevine iadesine karar verildiğine, İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürünün atanma şeklinin ilgili Kanun gereğince vali yardımcısının teklifi ve valinin onayı ile yapıldığına, sanığın sorumluluğun bulunmadığına ve resen belirlenecek diğer hususlar dikkate alınarak usul ve yasaya aykırı olan mahkumiyet kararının bozulması istemine yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR

Bitlis Valiliği İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü olarak görev yapan katılanın, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü emrinde geçici olarak görevlendirilmesine ilişkin işlemin yürütmesinin durdurulmasına dair Van 3. İdare Mahkemesince verilen 24.07.2012 tarihli ve 2012/441 Esas sayılı karar 23.08.2012 tarihinde Bitlis Valiliğine tebliğ edildiği halde, Bitlis Vali Yardımcısı olarak görev yapan sanığın teklifi ile kararın hukuki sonuçlarını etkisizleştirip ortadan kaldıracak şekilde katılanın İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünde tahsis edilen odada görevine devam etmesi ve uhdesindeki görevlerin İl İdare Kurulu Müdürünce yerine getirilmesine dair kararlar alınarak mahkeme kararının şeklen uygulandığı ve katılanın bu şekilde mağdur edildiği iddia ve kabul edilerek icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Sanık müdafii ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteklerinin yapılan değerlendirilmesinde, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun'un (4483 sayılı Kanun) yetkili ve görevli mahkeme başlıklı 13 üncü maddesinin, anılan Kanun'un 04.12.1999 tarihinde yürürlüğe giren ilk hali "Davaya bakmaya yetkili ve görevli mahkeme, 12 nci maddenin (a) bendinde sayılanlar için Yargıtay'ın ilgili ceza dairesi, (b) bendinde sayılanlar için il ağır ceza mahkemesi, diğerleri için genel hükümlere göre yetkili ve görevli mahkemedir" şeklinde iken, 31.07.2004 tarihli ve 25539 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 17.07.2004 kabul tarihli ve 5232 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile "Davaya bakmaya yetkili ve görevli mahkeme, genel hükümlere göre yetkili ve görevli mahkemedir. Ancak Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreteri, müsteşarlar ve valiler için yetkili ve görevli mahkeme Yargıtayın ilgili ceza dairesi, kaymakamlar için ise il ağır ceza mahkemesidir" biçiminde değiştirildiği, 02.07.2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 196 ncı maddesi ile ise; "Davaya bakmaya yetkili ve görevli mahkeme, genel hükümlere göre yetkili ve görevli mahkemedir. Ancak Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreteri, Bakan yardımcıları ve valiler için yetkili ve görevli mahkeme Yargıtayın ilgili ceza dairesi, kaymakamlar için ise il ağır ceza mahkemesidir" olarak değiştirilerek güncel halini aldığı, söz konusu maddenin ilk metninde atıfta bulunulan 12 nci madde, ilk halinde "Hazırlık soruşturması; a) Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreteri, müsteşarlar ve Bakanlar Kurulu kararı ile atanan memur ve diğer kamu görevlileri ile Büyükşehir Belediye başkanları hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı veya Başsavcı vekili, b) Ortak kararla veya Başbakanın onayı ile atanan memurlar ve diğer kamu görevlileri, il ve ilçe belediye başkanları, ilçe idare şube başkanları hakkında il Cumhuriyet başsavcısı veya başsavcı vekili, c) Diğerleri hakkında genel hükümlere göre yetkili ve görevli Cumhuriyet başsavcılığı, tarafından yapılır.

Hazırlık soruşturması sırasında hakim kararı alınmasını gerektiren hususlarda; (a) bendinde sayılanlar için Yargıtay'ın ilgili ceza dairesine, (b) bendinde sayılanlar için il asliye ceza mahkemesine, diğerleri için genel hükümlere göre yetkili ve görevli sulh ceza hakimine başvurulur" hükmüne yer vermişken, 31.07.2004 tarihli ve 25539 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 17.07.2004 kabul tarihli ve 5232 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile "Hazırlık soruşturması genel hükümlere göre yetkili ve görevli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılır. Ancak Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreteri, müsteşarlar ve valiler ile ilgili olarak yapılacak olan hazırlık soruşturması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı veya Başsavcıvekili, kaymakamlar ile ilgili hazırlık soruşturması ise il Cumhuriyet başsavcısı veya başsavcıvekili tarafından yapılır. Hazırlık soruşturması sırasında hâkim kararı alınmasını gerektiren hususlarda; Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreteri, müsteşarlar ve valiler için Yargıtayın ilgili ceza dairesine, kaymakamlar için il asliye ceza mahkemesine, diğerleri için ise genel hükümlere göre yetkili ve görevli sulh ceza hâkimine başvurulur" şeklinde değiştirildiği, 02.07.2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 196 ncı maddesiyle yapılan değişiklikle bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri” ibareleri “Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı” ve “müsteşarlar” ibareleri “Bakan yardımcıları” biçiminde değiştirilerek maddenin son halini aldığı, 4483 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde 31.07.2004 tarihli ve 25539 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 17.07.2004 kabul tarihli ve 5232 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile yapılan değişikliğe ilişkin TBMM Genel Kurul görüşmeleri sırasında "Müsteşarlar, valiler ve kaymakamlar hakkında davaya bakmak üzere belirlenecek görevli ve yetkili mahkemelerin diğer kamu görevlilerinden farklı olması gerektiği...

" gerekçesi ile genel hükümlere göre yargılaması yapılamayan kamu görevlilerinin kapsamının daraltıldığı, bu itibarla 4483 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin yürürlüğe girdiği ilk halinde 2541 sayılı Bakanlıklar ve Bağlı Kuruluşlarda Atama Usulüne İlişkin Kanun'a ekli (2) sayılı cetvelde yer alıp müşterek kararla atanan vali yardımcılarının 12 nci maddenin (b) bendi kapsamında sayılan kamu görevlilerinden olması sebebiyle 13 üncü madde uyarınca ağır ceza mahkemesinde yargılanacak iken, 25539 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 17.07.2004 kabul tarihli ve 5232 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 4483 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde yapılan değişiklikte vali yardımcılarının il ağır ceza mahkemesinde yargılanacak kamu görevlileri arasında sayılmadığı anlaşılmakla, suç tarihinde Bitlis Vali Yardımcısı olarak görev yapan sanık hakkında yargılama yapma görevinin asliye ceza mahkemesine ait olduğu, sanığın işlemleriyle yargı kararını uygulamamak, hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmak ve etkisizleştirmek suretiyle katılanın mağduriyetine yol açtığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmalar ile temyiz konusu yapılan hususların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer yandan yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında, 53 üncü maddenin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemek üzere, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanık müdafiinin ve O yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bitlis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2014/75 Esas, 2016/100 sayılı Kararında sanık müdafii ve O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.05.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karardavranışlatemyizhukukîicraikullanmatevdiinesüreçv.olgularonanmasınagerekçekötüyesebeplerigörevi

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:02:46

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim