Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/6746

Karar No

2023/6430

Karar Tarihi

18 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2008/384 Esas, 2015/411 Karar

SUÇLAR: Rüşvet alma ve rüşvet verme

HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2015 tarihli ve 2008/384 Esas, 2015/411 sayılı Kararının sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..., sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, O yer Cumhuriyet savcısı, katılan ... vekili ve suçtan zarar görenler vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

Birleşen 2011/39 Esas sayılı dava dosyası kapsamında sanık ... hakkında rüşvet alma suçundan kamu davası açıldığı halde hüküm kurulmadığı anlaşıldığından adı geçen sanık hakkında mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre rüşvet alma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan ... ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükümlerin vekilleri tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesiyle değişik 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 18 inci maddesinin ikinci fıkra hükmü uyarınca suçtan zarar gören kurumların kendi çalışanları olan kamu görevlilerinin rüşvet alma suçları açısından başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandıkları kabul edilmiştir.

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5 95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle kendi kurum çalışanı olmayan kamu görevlilerine yönelik rüşvet alma ve kamu görevlisi olmayan sanıklara yönelik rüşvet verme suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesine göre doğrudan zarar görmeyen İçişleri Bakanlığının katılma ve hükümleri temyiz hakkının olmadığı anlaşılmıştır.

Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası karşısında itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, aynı Kanun'un 264 üncü maddesi de gözetilerek O yer Cumhuriyet savcısının, katılan ... vekilinin ve sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin itiraz mahiyetinde kabulü ile merciince değerlendirilip gerekli kararın verilmesi mümkün görülmüştür.

Sanık ... müdafii tarafından müvekkili hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara ilişkin itirazının reddine ilişkin Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.02.2016 tarihli ve 2016/206 Değişik iş sayılı Kararına yönelik temyiz talebi açısından; 5271 sayılı Kanun'un 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca merciin, itiraz üzerine verdiği karar kesin nitelikte olmakla, söz konusu kararın temyizi kabil kararlardan olmadığı kabul edilmiştir.

Sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet ve beraat hükümlerinin; hüküm tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz eden sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nun, sanık ... ve müdafiinin, sanık ... ve müdafiinin, O yer Cumhuriyet savcısının ve katılanlar vekillerinin, yukarıda yer verilen sınırlamalara konu hükümler ve kararlar haricindeki hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.08.2008 tarihli ve 2008/14295 Esas, 2008/26225 Soruşturma, 2008/572 numaralı İddianamesiyle; rüşvet verme suçundan sanıklardan ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 37 nci maddesi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 kez, ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 37 nci maddesi, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ve 37 nci maddesi uyarınca 3 kez, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 37 nci maddesi uyarınca 6 kez, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 kez, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 37 nci maddesi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 37 nci maddesi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 kez, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 37 nci maddesi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 kez, ... ve ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 37 nci maddesi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 kez, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 kez, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 kez, ... ve ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 kez, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 kez, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 kez, ... ve ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 37 nci maddesi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 kez, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 37 nci maddesi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 kez, ... ve ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 37 nci maddesi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 kez, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 37 nci maddesi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 kez, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 37 nci maddesi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 kez, ... ve ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 39 uncu maddesi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 kez, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 39 uncu maddesi, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 37 nci maddesi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 kez, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, rüşvet alma suçundan sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 kez, ... ve ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 kez, ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 kez, ... ve ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 kez, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 kez, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 kez, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 kez, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 kez, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 8 kez, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği 4 kez, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, ... ve ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 kez, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 kez, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 kez, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 kez, ... ve ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 kez, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 kez, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 13 kez, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 kez, ... hakkında 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 kez cezalandırılmaları, haklarında 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi ve 63 üncü maddesi gereği mahsup hükümlerinin uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.

B. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.09.2008 tarihli ve 2008/15995 Esas, 2008/46147 Soruşturma, 2008/654 numaralı İddianamesiyle; sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, hakkında aynı Kanun'un 53, 54 ve 63 üncü maddelerinin uygulanması talebiyle kamu davası açılmış, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2008 tarihli ve 2008/419 Esas, 2008/400 sayılı Kararı ile bu dava dosyasının aynı mahkemenin 2008/384 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine ve yargılamanın 2008/384 Esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.

C. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.04.2013 tarihli ve 2013/9303 Esas, 2013/26662 Soruşturma, 2013/509 numaralı İddianamesiyle; sanıklardan ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, haklarında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması talebiyle kamu davası açılmış, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.05.2013 tarihli ve 2013/286 Esas, 2013/185 sayılı Kararı ile bu dava dosyasının aynı mahkemenin 2008/384 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine ve yargılamanın 2008/384 Esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.

D. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.01.2011 tarihli ve 2011/1253 Esas, 2008/51326 Soruşturma, 2011/55 numaralı İddianamesiyle; sanıklar Ahmet Gökoğlan, ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet alma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 252 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, haklarında aynı Kanun'un 53 ve 63 üncü maddelerinin uygulanması talebiyle kamu davası açılmış, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2011 tarihli ve 2011/39 Esas, 2011/26 sayılı Kararı ile bu dava dosyasının aynı mahkemenin 2008/384 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine ve yargılamanın 2008/384 Esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.

E. Temyiz incelemesine konu karar ile sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a yönelik rüşvet alma isnatlarının, sanıklar lehine düzenleme içeren 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin mülga üçüncü fıkrası kapsamında görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle söz konusu madde ve fıkra, aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) Ek 11 inci maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 7 ay 15'er gün, ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in aynı suç ve aynı maddeler uyarınca 3 yıl 1 ay 15'er gün, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in aynı suç ve aynı maddeler uyarınca belirlenen 1 yıl 3'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine, ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında aynı suç ve aynı maddeler uyarınca belirlenen 1 yıl 3'er ay hapis cezasına ilişkin hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, ..., ..., ..., ... ve ...'ün kamu görevlisi olan sanıkları bu suçu işlemeye azmettirdikleri kabulüyle 5237 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesi delaletiyle 38 inci maddesi ve 257 nci maddesinin mülga üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 9'ar ay, ..., ..., ..., ... ve ...'in aynı suç ve aynı maddeler uyarınca 2 yıl 1'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in aynı suça yardım etmeden 5237 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesi delaletiyle 39 uncu ve 257 nci maddesinin mülga üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 15'şer gün, ... ve ...'nun aynı suç ve aynı maddeler uyarınca 5'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine, ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında aynı suç ve aynı maddeler uyarınca belirlenen 1 yıl 15'er gün hapis cezasına ilişkin hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, diğer tüm isnatlar yönünden sanıklar hakkında beraat hükümleri kurulmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri, beraat kararları açısından eksik inceleme ve araştırma yapıldığına ve sair hususlara,

Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri, kamu davasına katılma taleplerinin bulunduğuna, beraat kararlarının hukuka aykırı olduğuna, mahkumiyet hükmü verilen sanıklar hakkında üst sınırdan ceza verilmesi, cezalarında indirim hükümleri uygulanmaması ve erteleme kararı verilmemesi gerektiğine ve sair hususlara,

Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri, kamu davasına katılma taleplerinin bulunduğuna, sanık ... hakkında uygulanan indirim sebeplerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair hususlara,

O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in görevi kötüye kullanma, azmettirme ve yardım etme suçlarından dolayı cezalandırılmaları talep edilmesine rağmen beraatlerine karar verildiğine, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'un zincirleme biçimde görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmaları talep edilmesine rağmen mahkeme tarafından haklarında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmamasına karar verildiğine,

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, mahkumiyete yetecek delil bulunmadığına, müvekkiline ait herhangi bir telefon görüşmesi olmadığına, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine ve sair hususlara,

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, iletişimin tespitinin tek başına yeterli olmadığına, yan delillerle desteklenmesi gerektiğine, müvekkili hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine ve sair hususlara,

Sanık ...'nun temyiz sebepleri, mahkemenin toplu bir şekilde hüküm kurup kararın 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesine aykırı şekilde gerekçe içermediğine, maddi bir kanıt olmadan mahkumiyet hükmü kurulduğuna, müdürlüğe alınan klimanın bağış olarak alındığına, görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet hükmü kurulabilmesi için objektif cezalandırılabilme koşullarının gerçekleşmesi gerektiğine, cezanın teşdiden belirlenmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair hususlara,

Sanık ...'ın temyiz sebepleri, durdurduğu araçların 155 haber merkezinden bildirilen araçlar olmadığını tespit etmesi üzerine ceza yazılmasını gerektiren bir sebep bulunmadığı için serbest bıraktığına, tonaj kontrolü yapma yetki ve görevinin bulunmadığına, hakkında verilmiş bir dinleme kararı olmadığı için dinlemelerin yasal delil niteliğinde olmadığına, 257 nci maddenin unsurlarının oluşmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininin hukuka aykırı olduğuna, 2918 sayılı Kanun'un Ek 11 inci maddesinin uygulanma koşullarının gerçekleşmediğine, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine ve sair hususlara,

Sanık ...'ın temyiz sebepleri, şirket ajandalarında menfaat temin ettiğine dair kayıt bulunmadığına, buna dair görüntü ve görüşme kaydı da olmadığına, özel aracına yakıt alma, borçlarını ödetme gibi fiillerinin olmadığına, mahkeme kararının gerekçesiz olduğuna, tonaj aşımı yapan araçlara ceza uygulama görev ve yetkisinin bulunmadığına ve sair hususlara,

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, mahkemenin toplu bir şekilde hüküm kurduğuna, dinleme kararlarının hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, kararın 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesine uygun gerekçe içermediğine, cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, müvekkilinin azmettiren olarak değil yardım eden olarak sorumlu tutulması gerektiğine ve sair hususlara,

Sanık ...'in temyiz sebepleri, hakkında verilen mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçu işlemediğine,

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, iletişim tespitlerinin delil olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğuna, müvekkilinin işçi olarak çalışıp patronunun talimatlarını yerine getirdiğine, paraların ne için verildiğini bilmemekle suç kastının bulunmadığına ve sair hususlara,

Sanık ...'nun temyiz sebepleri, polislere verdiği paranın sanık ...'nun kardeşine ulaştırılmak için kendisine verilen para olduğuna, kastının bulunmadığına, cezanın ertelenmediğine veya paraya çevrilmediğine, alt sınırdan ayrılarak ceza tayini bakımından gerekçe gösterilmediğine, temel cezanın teşdiden belirlenmesinin, hakkında takdiri indirim uygulanması ile çelişki oluşturduğuna,

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, müvekkilinin ücretli çalışan olup diğer sanıklar ile bağlantısının bulunmadığına, mahkumiyetine dair şüpheden uzak, yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmesi gerektiğine ve sair hususlara,

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, müvekkilinin eyleminin patron ve amirinin talimatı ile bir kısım kamu görevlilerine benzin ve para vermekten ibaret olup bu talimatları suç işleme kastı ile yerine getirmediğine ve sair hususlara,

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, dosya kapsamına göre fazla ceza tayin edildiğine, zincirleme suç hükümleri nedeniyle ceza artırımının fazla olduğuna, aynı konumdaki sanıklara farklı cezalar verilmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğuna, salt bir ajandada yer alan kim olduğu belli olmayan bir isimden dolayı ceza verilmesinin kanuna aykırı olduğuna, kararın 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesine uygun gerekçe içermediğine ve sair hususlara,

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, müvekkilinin suçu işlediğine dair cezalandırmaya yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerin mevcut olmadığına, çok sayıda sanık olması nedeniyle ferdi değerlendirme yapılmadığına, aynı konumda bulunan sanıklara farklı cezalar verildiğine ve sair hususlara,

Sanık ...'un temyiz sebepleri, dosyada mevcut delillerin hiçbirinde adının, telefonunun veya kişiliğinin tarif edilmediğine, sırf orada bulunması nedeniyle ekip amiri ve konuşmalarda adı geçen karşı taraf ile birlikte ceza verilmesinin haksızlık teşkil ettiğine, hakkında yeterli, kesin, somut ve inandırıcı delil bulunmadığına ve sair hususlara,

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, müvekkilinin fazla tonajlı araçlara işlem yapmadığına dair bir tespit bulunmadığına, menfaat teminine ilişkin delil olmadığına, iletişim tespitlerinin tek başına delil olarak değerlendirilemeyeceğine, kararın genelleme ile verildiğine, müvekkilinin hangi fiil nedeniyle hangi kanıtlara dayanılarak cezalandırıldığının belli olmadığına,

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, müvekkilinin atılı suçu işlediğine dair somut veri bulunmadığına, kararda cezalandırma için herhangi bir gerekçeye yer verilmediğine, şüphe giderilmeksizin cezalandırma yoluna gidildiğine ve sair hususlara,

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, kooperatif başkanı olan müvekkilinin trafik şube müdürünün odasına demirbaş alımına yönelik kooperatif tarafından alınan karara ilişkin belgeleri soruşturma aşamasında sunduğuna, diğer sanıkların savunmalarının da aynı yönde olduğuna, kararda sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci ve 5237 sayılı Kanun'un 50 nci, 51 inci ve 52 nci maddelerinin uygulanmamasına ilişkin gerekçe bulunmadığına ve sair hususlara,

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, müvekkilinin sanık ... ile görüşmesinin, halasının oğlunun işe alınması ile ilgili olduğuna, diğer sanığın da bu yönde savunmada bulunduğuna, sanığın isnat edilen fiili işlediğine dair somut delil bulunmadığına, kararda müvekkili hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmamasına ilişkin gerekçe bulunmadığına ve sair hususlara,

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, rüşvet suçundan alınan dinleme kararlarına istinaden elde edilen iletişim tespitlerinin, katalog suçlar arasında yer almayan görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin, delil olarak kabulüne yasal imkan bulunmadığına, cezanın üst hadden tayininin maddi gerçekle uyuşmadığına, müvekkilinin tonajlı araç işleticilerine cezai işlem yaptığına, 2918 sayılı Kanun'un Ek 11 inci maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığına, aynı konumda bulunan sanıklara farklı cezalar verildiğine, müvekkilinin görev tanımının atılı suçu işlemeye uygun olmadığına, yasal düzenlemelerde yer alan tolerans miktarlarının dikkate alınmadığına, sistemin kapatıldığına ilişkin iddia yönünden sistemin eski olması nedeniyle kapatılıp tekrar açılması gerektiğine ve sair hususlara,

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, müvekkilinin yetkilisi olduğu şirket aleyhine 2007 2008 yıllarında 186 kez cezai işlem yapıldığına, müvekkilinin ceza yazılmaması için hiçbir trafik polisi ile telefon görüşmesi bulunmadığına, sanığa verilen cezanın hukuka ve maddi bulgulara aykırı olduğuna,

Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri, ele geçen ajandada müvekkillerinin isimlerinin yer almadığına, cezalarının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesine ilişkin takdirin hatalı olduğuna, müvekkilleri hakkında tesis olunan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine,

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, görevi kötüye kullanma suçu yönünden objektif cezalandırılabilme koşullarının gerçekleşmediğine, atılı suçun kanıtlandığının kabulü halinde müvekkilinin azmettiren olarak değil yardım eden olarak sorumlu tutulması gerektiğine, rüşvet suçundan alınan dinleme kararlarına istinaden elde edilen iletişim tespitlerinin katalog suçlar arasında yer almayan görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin delil olarak kabulüne yasal imkan bulunmadığına, müvekkilinin ajanda notlarını abisi ve babasından para kaçırmak amacıyla tuttuğuna, temel cezanın ve zincirleme suç nedeniyle yapılan artırımın orantılılık ilkesine, hak ve nesafet kurallarına aykırı şekilde belirlendiğine ve sair hususlara,

Sanık ...'ın temyiz sebepleri, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesine uygun gerekçe içermediğine, rüşvetten alınan kararlara istinaden elde edilen dinleme ve teknik takiplerin görevi kötüye kullanma suçu açısından hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, tapeler üzerinden senaryo yazıldığına, hakkında hiçbir maddi delil ile hakkındaki cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayinine ilişkin hiçbir maddi ve hukuki temel bulunmadığına ve sair hususlara,

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, müvekkilinin isnat edilen suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil olmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin mülga üçüncü fıkrasının somut olayda uygulanma imkanının bulunmadığına,

Sanıklar ..., ... ve ...'nin temyiz sebepleri, rüşvet suçundan alınan dinleme kararlarına istinaden elde edilen iletişim tespitlerinin katalog suçlar arasında yer almayan görevi kötüye kullanma suçuna yönelik delil olarak kabulüne yasal imkan bulunmadığına, menfaat teminine ilişkin kesin delil bulunmadığına ve sair hususlara,

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, müvekkilinin tevilli ikrarı olmadığı halde mahkemenin tevilli ikrarı olduğuna ilişkin kabulde bulunduğuna, suç kastı olmayıp soyut iddiadan öte isnat edilen suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil bulunmadığına ve sair hususlara,

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, kararda müvekkilinin hangi fiilden dolayı mahkumiyetine karar verildiğine dair gerekçenin bulunmadığına, rüşvetten alınan kararlara istinaden elde edilen dinleme ve teknik takiplerin görevi kötüye kullanma suçu açısından hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, müvekkilinin atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına,

Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri, sanık ...'in Ankara Burdur yolu üzerinde görev almadığına, görüşmelerin şifreli konuşma olarak değerlendirilmesine ilişkin kabulün varsayıma dayandığına, müvekkili ...'ın rüşvet aldığına dair tek bir görüntü bulunmadığına, iletişim tespitlerinin ihbarları değerlendirmek için bir nevi atılan yem niteliğinde olup, aynı durumda olan sanıklara farklı cezalar verilmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğuna, müvekkili ... yönünden iletişim tespitlerinin kabulünün mümkün olmadığına, müvekkili ...'nun rüşvet verdiğine dair somut kanıt bulunmadığına, müvekkili ...'ın hiçbir kamu görevlisi ile görüşmesinin bulunmadığına, maddi deliller ile desteklenmeyen telefon görüşmelerinin tek başına delil teşkil etmediğine, müvekkili ...'a yönelik isnatların soyut nitelikte olup maddi delile dayanmadığına, tüm müvekkilleri yönünden rüşvetten alınan kararlara istinaden elde edilen dinleme ve teknik takiplerin görevi kötüye kullanma suçu açısından hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, telefon görüşmelerinin tek başına mahkumiyet için yeterli olmadığına, kararda temel cezaların ve zincirleme suç nedeniyle artırımın teşdiden belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmediğine, müvekkilleri ... ve ... yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları oluştuğu halde uygulanmadığına ve sair hususlara,

Sanık ...'in temyiz sebepleri, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna, lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, bu itibarla kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair hususlara,

Sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri, müvekkilleri ... ve ... yönünden rüşvetten alınan kararlara istinaden elde edilen dinleme ve teknik takiplerin görevi kötüye kullanma suçu açısından hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, sanığın kamu görevlilerini azmettirdiğine dair delil bulunmadığına, yardım eden olarak sorumlu tutulabileceğine, temel cezanın ve zincirleme suç nedeniyle yapılan artırımın orantılılık ilkesine, hak ve nesafet kurallarına aykırı şekilde belirlendiğine, müvekkili ... yönünde de telefon görüşmelerinin yasal delil niteliğinde olmadığına, telefon görüşmelerinin suç içermediğine, temel cezanın orantılılık ilkesine, hak ve nesafet kurallarına aykırı şekilde belirlendiğine, gerekçe gösterilmeksizin hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığına ve sair hususlara,

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, müvekkilinin yüklenen suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, maddi ve somut olgulara dayandırılan ispatlama yapılamadığına, teşdiden ceza belirlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,

İlişkindir.

16.11.2015 tarihli süre tutum dilekçesiyle temyiz talebinde bulunan sanık ... müdafiine 16.12.2015; 20.11.2015 tarihli süre tutum dilekçesiyle temyiz talebinde bulunan sanık ...'e 17.12.2015; 20.11.2015 tarihli süre tutum dilekçesiyle temyiz talebinde bulunan sanık ... müdafiine 14.12.2015; 17.11.2015 tarihli süre tutum dilekçesiyle temyiz talebinde bulunan sanık ... müdafiine 18.12.2015 tarihlerinde gerekçeli karar tebliğ edildiği halde gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadıkları görülmüştür.

III. GEREKÇE

  1. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneklerine göre hükümden sonra sanıklardan ...’nun 06.04.2021, ...’nun 29.12.2018, ...’in 02.04.2018, ...’un 06.07.2020, ...’in 20.05.2021, ...’un 05.02.2018, ...’in 09.04.2021, ...’in 11.03.2019 tarihlerinde vefat ettiklerinin anlaşılması karşısında, bu durumun mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

  2. Birinci bentte belirtilen sanıklar dışındaki temyiz incelemesine konu sanıklara isnat edilen eylemlerin suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen "görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama" suçunu oluşturduğu, hükümden önce 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin beşinci fıkrasının (b) bendi ile de 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin üçüncü fıkrasının yürürlükten kaldırıldığı ancak son suç tarihine nazaran en lehe olan yasal düzenlemenin bağımsız ceza içeren 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin üçüncü fıkrası olduğu ve bu suçtan belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

Dosya kapsamına göre son suç tarihinin 12.05.2008 olduğu ve bu tarihten itibaren temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR

  1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik temyiz taleplerinin 5271 sayılı Kanun'un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz" şeklindeki düzenleme dikkate alınarak itiraz olarak kabulüyle merciince incelenmesi için dava dosyasının, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

  2. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle, sanık ... müdafiinin temyiz talebinin ve katılan ... vekilinin kendi kurumlarının çalışanı olmayan kamu görevlilerine yönelik rüşvet alma ve kamu görevlisi olmayan sanıklara yönelik rüşvet verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,

  3. Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2015 tarihli ve 2008/384 Esas, 2015/411 sayılı Kararına yönelik sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nun, sanık ... ve müdafiinin, sanık ... ve müdafiinin, O yer Cumhuriyet savcısının ve katılanlar vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

  4. Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2015 tarihli ve 2008/384 Esas, 2015/411 sayılı Kararına yönelik sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin, sanık ...'in, katılanlar ... ve Hazine vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki sair yönleri incelenmeyen beraat ve mahkumiyet hükümlerinin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararvermeiadesineıv.düşmesinetemyizhukukîincelenmeksizintevdiinerüşvetsüreçgerekçesebeplerireddinevebozulmasınaalma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:02:46

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim