Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1424
2023/4449
6 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Hakimliği
SUÇ: Görevi kötüye kullanma
İNCELEME KONUSU KARAR: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itir
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.08.2021 tarihli ve 2020/11660 Soruşturma, 2021/13786 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair Kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Ankara Batı 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 26.08.2021 tarihli ve 2021/5481 Değişik iş sayılı Kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 26.08.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.12.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB 2022/161917 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB 2022/161917 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre,
1 Kamu görevlisi olan şüphelilere isnat edilen suçun görev sebebiyle işlenmesinden dolayı soruşturmanın 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanun hükümlerine göre mercinden izin alınmak suretiyle yapılması gerektiği, soruşturma izni alınmadan verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara karşı yapılan itirazın bu nedenle de kabulü gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
2 Kabule göre de;
Demet Cesur isimli hastanın tedavi sırasında öldüğünün Ankara Şehir Hastanesi yetkililerince bildirilmesini müteakip, müştekinin ölenin eşi olduğunu, iki gün önce rahatsızlanıp Sincan Dr. Nafiz Körez Devlet Hastanesine gitmesi üzerine tetkikler yapılıp reçete yazıldığını ancak yeniden fenalaşması sebebiyle aynı hastaneye gittiklerini, serum uygulandığını, daha da fenalaşınca acil müdahale odasına alınıp müdahalede bulunulduğunu, sabah 05.00 sularında doğrudan Ankara Şehir Hastanesine sevk edildiğini, orada da vefat ettiğini, Sincan Dr. Nafiz Körez Devlet Hastanesinde eşiyle yeterince ilgilenilmediğini belirterek, ölüm olayında kusurları olanlardan şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulunun raporunda Dr. Nafiz Körez Sincan Devlet Hastanesi Acil Servisinde müteveffanın ölüm sebebi olan hiperpotasemiye yönelik acil tedavi verilerek üst merkeze sevkinin sağlanması halinde dahi kişinin kurtulmasının kesin olmadığının bildirilmesi karşısında şüphelilere atfı kabil kusur bulunmadığı, dosya kapsamında hiçbir suç ve suç unsuruna rastlanmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; somut olayda İstanbul 8. Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 18/06/2021 tarihli ve 66585494 101/02/2021/52115 1338 sayılı raporunda; ölümün otopside tespit edilen mediastinal tümöre bağlı tümör lizis sendromu ve gelişen komplikasyonları (hiperpotasemi) sonucu meydana gelmiş olduğu, EKG’sinde malign aritmi izlenen ve kan tetkiklerinde potasyum düzeyi 8,8 olarak tespit edilen kişinin üst merkeze sevki öncesinde hiperpotasemiye yönelik acil tedavi alması gerektiği ancak Dr. Nafiz Körez Sincan Devlet Hastanesi Acil Servisinde kişide tespit edilen hiperpotasemiye yönelik herhangi bir tedavi verilmediğinin belirtildiği dikkate alındığında; kişinin hiperpotasemiye yönelik herhangi bir tedavi almadan Dr. Nafiz Körez Sincan Devlet Hastanesi Acil Servisinden Ankara Şehir Hastanesine sevk edilmesinin tıp kurallarına uygun olmadığının tespiti karşısında mevcut delillerin şüphelilerin üzerlerine atılı suçtan haklarında kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte ve yeterli bulunduğu, bu delillere ve suçun unsurlarına yönelik takdir ve değerlendirmenin ise mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü ile bahsi geçen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılması yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Olay tarihinde şüphelilerden ..., ... ve ...'nın Dr. Nafiz Körez Sincan Devlet Hastanesinde doktor, ...'ın aynı yerde hemşire, ... ve ...'nin ise sağlık memuru olarak görev yaptıkları, haklarında görevi kötüye kullanma suçundan yürütülen soruşturma sonucunda maktulün hiperpotasemiye yönelik herhangi bir tedavi almadan Dr. Nafiz Körez Sincan Devlet Hastanesi Acil Servisinden Ankara Şehir Hastanesine sevk edilmesinin tıp kurallarına uygun olmadığı, kişide daha önce tanı almamış ve ancak otopsisinde tespit edilebilmiş mediastinal tümoral kitle nedeniyle tümör lizis sendromu, hiperpotasemi geliştiği ve malign aritmi oluştuğu dikkate alındığında Dr. Nafiz Körez Sincan Devlet Hastanesi Acil Servisinde hiperpotasemiye yönelik acil tedavi verilerek üst merkeze sevkinin gerçekleştirilmesi halinde dahi kurtulmasının kesin olmadığından şüphelilere atfı kabil kusur bulunmadığı gerekçesiyle Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca 05.08.2021 tarihli ve 2020/11660 Soruşturma, 2021/13786 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair Karar verilmiştir.
2.Şikayetçi vekili bahse konu karara itiraz etmiş, Ankara Batı 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 26.08.2021 tarihli ve 2021/5481 Değişik iş sayılı Kararıyla şüpheliler hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu, itiraz nedenlerinin yerinde olmadığı belirtilerek vaki itirazın reddine karar verilmiştir.
3.Kamu görevlisi olan şüphelilere isnat edilen suçun görev sebebiyle işlenmesinden dolayı soruşturmanın 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanun hükümlerine göre merciinden izin alınmak suretiyle yapılması gerektiği, soruşturma izni alınmadan verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara karşı yapılan itirazın bu nedenle kabulü yerine reddine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, (1) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
4.(1) numaralı istemin içeriğine nazaran, (2) numaralı kanun yararına bozma istemi ile ilgili bir değerlendirme yapılmamıştır.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1) numaralı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Ankara Batı 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 26.08.2021 tarihli ve 2021/5481 Değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.(2) numaralı kanun yararına bozma istemi ile ilgili olarak bir karar verilmesine yer olmadığına,
5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:18:13