Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/922

Karar No

2023/2727

Karar Tarihi

15 Mart 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: Rüşvet alma ve rüşvet verme

HÜKÜMLER: Sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet alma suçundan mahkûmiyet, sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan etkin pişmanlık hükümleri nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı

Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.06.2013 tarihli ve 2012/227 Esas, 2013/154 sayılı Kararının sanıklar ... ve ... müdafiileri, katılan ve suçtan zarar gören vekilleri ile O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun (3628 sayılı Kanun) değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Hazinenin başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.

Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.04.2011 tarihli kararıyla rüşvet verme suçundan sanık ... hakkında etkin pişmanlık nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı, rüşvet alma suçundan diğer sanıklar hakkında mahkûmiyet kararları verildiği, ceza verilmesine yer olmadığı kararının katılan ..., mahkûmiyet hükümlerinin ise sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa'nın 77 ilâ 94 üncü maddeleri gereğince uyarlama yapılmak üzere dava dosyasının mahkemesine iade edildiği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5 95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, sanık ...'a yüklenen rüşvet verme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesine göre doğrudan zarar görmeyen, 3628 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre kamu görevlisi olmayan sanık yönünden ilgili kamu kurum veya kuruluşu da sayılmayan İçişleri Bakanlığının bu suçtan verilen hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı, dolayısıyla sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan 21.04.2011 tarihli ve 2010/27 Esas, 2011/137 sayılı Karar ile verilen ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleştiği gözetilmeden bu sanık hakkında mahkeme tarafından yeniden hüküm kurulmuş ise de bu kararın hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesinin de olanaklı olmadığı anlaşılmıştır.

Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesince temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca rüşvet alma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.01.2010 tarihli ve 2009/29606 Soruşturma, 2010/413 Esas, 2010/22 numaralı İddianamesi ile sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 254 üncü maddesinin ikinci fıkrası, sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet alma suçundan aynı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 252 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca cezalandırılmaları ve 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.

  2. Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2011 tarihli ve 2010/27 Esas, 2011/137 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan etkin pişmanlık hükümleri nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı, sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet alma suçundan mahkûmiyet kararları verilmiştir.

  3. Bu kararın rüşvet verme suçundan kurulan hüküm yönünden katılan ... vekili, mahkûmiyet hükümleri yönünden ise sanıklar ... ve ... müdafiileri tarafından temyizi sonrası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa'nın 77 ilâ 94 üncü maddeleri gereğince uyarlama yapılmak üzere dava dosyası mahkemesine iade edilmiştir.

  4. İade sonrası temyize konu Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.06.2013 tarihli ve 2012/227 Esas, 2013/154 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan etkin pişmanlık hükümleri nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına, sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet alma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 252 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

  1. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, iade yazısı üzerine lehe kanun değerlendirilmesi yapılmadığına ve temyiz incelemesinde nazara alınacak sair nedenlere,

  2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verildiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, suç vasfının yanılgılı değerlendirildiğine, iade yazısı üzerine lehe kanun değerlendirilmesi yapılmadığına ve temyiz incelemesinde nazara alınacak sair nedenlere,

  3. Katılan ... vekilinin temyiz isteği, sanık ... yönünden eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ve etkin pişmanlık göstermediğinden cezalandırılması gerektiğine, sanıklar ... ve İbrahim yönünden ise cezanın alt sınırdan verilmesi suretiyle ayrıca takdiri indirim de uygulanarak eksik tayin edildiğine, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve temyiz incelemesinde nazara alınacak sair nedenlere,

  4. Katılan Hazine vekilinin temyiz isteği, sanık ... yönünden etkin pişmanlık göstermediğinden cezalandırılması gerektiğine, sanıklar ... ve İbrahim yönünden ise verilen cezanın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) ek madde 11 gereği artırılması gerekirken eksik tayin edildiğine ve temyiz incelemesinde nazara alınacak sair nedenlere,

  5. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği ise, sanıklar ... ve İbrahim hakkında verilen cezanın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) ek madde 11 gereği artırılması gerekirken eksik tayin edildiğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanık ... adına kayıtlı seyir halindeki aracın trafik polis memuru olarak görev yapan sanıklar İbrahim ve ... tarafından suç tarihinde durdurulduğu ve arka koltuklarının sökülerek ticari amaçla kullanıldığından bahisle 1.050,00 TL idari para cezası yazacaklarının ve aracı da 15 gün bağlayacaklarının bildirildiği, ...'ın durumunun iyi olmadığını daha az cezayla kurtarma imkanının olup olmadığını sorarak cebinden 100,00 TL çıkarıp İbrahim'e uzattığı, İbrahim'in yakınında bulunan ...'un yanlarına gelerek ...'a "öyle para mı verilir avucunun içine sıkıştırarak ver" demesi üzerine ...'ın avucunun içine sıkıştırdığı 100,00 TL’yi İbrahim'e verdiği, böylelikle herhangi bir cezai işlem uygulanmadan olay yerinden ayrıldığı, bu suretle İbrahim ve ...'un yapmaları gereken işi yapmamak için ...'dan 100,00 TL rüşvet aldıkları, ...'ın da rüşvet verdiği, bunun yanında ...'ın işlemiş olduğu rüşvet verme suçu sonrası soruşturmaya başlanmadan önce soruşturma yapılması amacıyla etkin pişmanlık göstererek suçun açığa çıkmasını sağladığı iddiasıyla kamu davası açıldığı, hukukî süreç bölümünde açıklanan safahat sonrası temyize konu hükümle suç tarihinde ... caddesi üzerinde 5441 sayılı ekip olarak trafik uygulaması yapan sanık polis memurları İbrahim ile ...'un fikir ve irade birliği içerisinde diğer sanık ...'dan görevleri gereği trafik idari yaptırım tutanağı düzenlemeleri gerektiği halde idari yaptırım uygulamamak ve bu suretle görevlerinin gereğini yapmamak karşılığında 100,00 TL rüşvet aldıkları, diğer sanık ...'ın atılı eylem sırasında 100,00 TL rüşvet vermesine karşın ihbarda bulunmak sureti ile atılı suçun ortaya çıkmasını sağladığı ve etkin pişmanlıkta bulunduğu sabit kabul edilerek sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan ceza verilmesine yer olmadığı, sanıklar İbrahim ve ... hakkında ise rüşvet alma suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

İddia konusu olayın sanık ...'ın oğlu olan ve alınan ifadeler doğrultusunda idari yaptırım kararı uygulanması gerektiği belirtilen aracın sürücüsü ...'in ihbarı sonrası soruşturulmaya başlanması, ses kayıt cihazı çözüm tutanağında yer alan ihbara konu telefon görüşme içerikleri, devamında her iki şahsın polis merkezine giderek şikayetlerini bildirmesi, 14.12.2009 tarihli yakalama, el koyma, muhafaza altına alma tutanağı, aracın arka koltuklarının sökülmüş olduğu, bu nedenle idari para cezası uygulandığı ve koltukların getirtilerek taktırıldığına ilişkin tutanak, bu tutanağın içeriğinde değinilen FF 107218 sayılı trafik idari para cezası karar tutanağı sureti, polis memuru sanıkların ekip aracına dair GPRS kayıtları ve görev yazıları, sanık ... ile oğlu ...'in tüm aşamalardaki değişmeyen anlatımlarının mevcut delillerle uyumu ve polis memurlarına atfı cürümde bulunmalarını gerektirecek dosyaya yansımış bir husumetlerinin olmaması, tutanak içerikleri ve şikayet ile aynı nitelikteki tanık ...'in ifadesi, mahkemenin adli emanetin 2009/4190 sırasına kayıtlı rüşvet konusu 100,00 TL'ye dair 01.07.2010 tarihli celse tutanağına yansımış gözlemi, suça konu menfaatin değeri, mahkemenin kabulüne göre nitelikli rüşvet suçu yönünden 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin sanıklar lehine hükümler içermemesi, katılanlığına karar verilen ... lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması hususları dikkate alındığında; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz isteklerinin reddine karar verilmiştir.

Ancak;

5237 sayılı Kanun'un rüşveti tanımlayan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile değişiklik yapılıncaya kadar yürürlükte kalan 252 nci maddesinin üçüncü fıkrasında "Rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının (05.07.2012 tarihine kadar) rüşvet suçu kapsamından çıkarıldığı, bu durumda diğer koşulların varlığı halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin mülga üçüncü fıkrasında düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunun oluştuğunun kabulü gerekeceği cihetle;

İddianamede 20 . .... plaka sayılı aracın arka koltuklarının sökülerek ticari amaçla kullanıldığı şeklindeki anlatıma yer verilmesi, aynı araca ilişkin araç özet bilgilerinde aracın kullanım amacının hususi olması, aracın arka koltuklarının sökülmüş olduğu, bu nedenle idari para cezası uygulandığı ve koltukların getirtilerek taktırıldığına ilişkin tutanak ile bu tutanağın içeriğinde değinilen FF 107218 sayılı trafik idari para cezası karar tutanağı suretinde 2918 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinde yer alan ihlal nedeniyle araç sürücüsü ... hakkında 61,00 TL idari yaptırım cezası uygulanması, bu meblağın rüşvete konu 100,00 TL'den daha az olması, karar tutanağının aslının veya onaylı bir suretinin dosya içerisine alınmadığı gibi bu karara karşı herhangi bir itirazda bulunulup bulunulmadığının ve akıbetinin de araştırılmaması, sanık ... müdafii tarafından savunma dilekçesi ekinde sunulan Türk Standartları Enstitüsünün araç proje uygulama usul ve esasları tamiminde yer alan "...Yerinden sökülmüş koltuk, koltuk çıkartma anlamını taşımaz" ve "Koltuk bağlantıları kaynak vb. kalıcı yöntemler ile tekrar bağlanamayacak biçimde tadil edilirse koltuk çıkartılmış kabul edilir" şeklindeki hükümler karşısında, 20 . .... plaka sayılı araçtan sökülen koltuklara yönelik ihlalin niteliği, aracın kullanım amacının bu durum üzerindeki etkisi, uygulanacak idari para cezası miktarının belirlenebilmesi ve buna göre suçun vasfının tayini amacıyla öncelikle FF 107218 sayılı trafik idari para cezası karar tutanağı aslı veya onaylı suretinin getirtilmesinden, ilgili kuruma müzekkere yazılarak akıbetinin araştırılmasından, tutanak ile idari para cezası kararında imzası bulunan polis memurları ... ve ...'ın tanık sıfatıyla bilgilerine başvurulmasından, sanık müdafiinin sunduğu araç proje uygulama usul ve esasları tamiminin Türk Standartları Enstitüsünden temininden sonra dosyanın Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesine tevdi edilerek iddia konusu araçtan koltuk sökülüp eşya taşınmasının 2918 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin ihlali niteliğinde olup olmadığı ile aracı ticari maksatla kullanma anlamı taşıyıp taşımayacağı, buna göre belirlenecek ihlalin niteliği ve suç tarihi dikkate alınarak tabi olduğu yaptırımın ne olduğu hususlarını içerir ayrıntılı rapor temin edilmesinden sonra sonucuna göre suç vasfının belirlenmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kabule göre de;

Trafik polisi olup, 2918 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen suç veya ceza tutanağını tanzim görevi bulunan sanıklar hakkında aynı Kanun'un Ek 11 inci maddesinin uygulanması, akabinde verilecek olan cezanın sanıklar hakkında aleyhe temyiz bulunmayan 21.04.2011 tarihli kararla verilen cezalar üzerinden infazına karar verilmesi gerekirken anılan madde uyarınca cezalarında artırım yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasıyla ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar İbrahim ve ... hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin 5 inci fıkrası gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkilerin kullanılmasından yasaklanmaları yerine sadece kamu görevine ilişkin hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmalarına karar verilmek suretiyle sınırlı uygulama yapılması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.06.2013 tarihli ve 2012/227 Esas, 2013/154 Karar sayılı rüşvet verme suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükme yönelik katılanlar vekillerinin temyiz isteklerinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası aracılığı ile 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,

B. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.06.2013 tarihli ve 2012/227 Esas, 2013/154 Karar sayılı rüşvet alma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiileri, katılanlar vekilleri ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, sanıkların 21.04.2011 tarihli ilk hükümdeki kazanılmış hakları saklı kalmak üzere, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.03.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararvermetemyizhukukîincelenentevdiinev.rüşvetkararınolgularsüreçgerekçesebeplerireddinevebozulmasınaalma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:25:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim