Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/6076
2023/1492
21 Şubat 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Edimin ifasına fesat karıştırma
HÜKÜMLER: Eylemlerin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkûmiyet
... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2012/584 Esas, 2015/402 sayılı Kararının sanıklar ... ve ..., diğer sanıklar müdafileri ile şikayetçi vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Sanık ... müdafiinin 03.06.2015 tarihinde hükmü temyiz ettikten sonra sanığın ibraz ettiği 07.02.2018 havale tarihli dilekçe ile temyizden vazgeçtiği anlaşılmıştır.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/02/2017 tarihli, 2015/5 95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanıklar hakkında atılı suçtan açılan kamu davasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Çeşme Ticaret Hırdavat İmalat Ziraat İnşaat Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin katılma ve hükümleri temyiz hakkı olmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2012 tarihli ve 2012/258 Soruşturma, 2012/2132 Esas, 2012/870 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 236 ncı maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla 236 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
-
... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2012/584 Esas, 2015/402 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesi delaletiyle 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddenin ikinci fıkrası gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası karşılığı 1.500'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1 Sanıklar ... ve ...; 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca soruşturma izni alınmadan hüküm kurulduğu ve atılı suçun oluşmadığı gerekçeleriyle temyiz talebinde bulunmuştur.
2 Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz nedenleri; sanıklar hakkında soruşturma izni alınmasına, sanıkların teslim hususunda üzerlerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiklerini, konu ile ilgili başka şikayet bulunmadığından sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
3 Sanıklar ... ve ... müdafileri; mahkumiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle temyiz isteminde bulunmuşlardır.
4 Şikayetçi şirket vekili; kararı müdahillik talebinin kabulü, edimin ifasına fesat karıştırma suçunun unsurlarının oluştuğu nedenleriyle hükümlerin bozulmasına ilişkin temyiz dilekçesi sunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
Şikayetçinin vekili vasıtasıyla 06/01/2012 tarihinde vermiş olduğu şikayet dilekçesinde; girmiş olduğu kamu ihalelerinde kendisinin işlettiği Çeşme Ticaret'e rakip olarak giren karşı firma Katıöz Boya yetkililerinin ihale şartnamesine uygun olmayan malzemeleri vereceklerine güvenerek çok daha düşük fiyatlar vererek ihaleleri aldıklarını ve yukarıda belirtilen şekilde TSE standartlarına uymayan ürünler vermeleri nedeni ile taahhüt ettikleri ihale fiyatlarını kurtarabildiklerini, ancak bu durumun haksız rekabete sebep olduğunu, en son 27/07/2010 tarihinde İl Milli Eğitim Müdürlüğünce merkez ve merkeze bağlı ilköğretim okullarına boya alım işi için yapılan ihalenin Katıöz firmasınca alındığını, 01/02/2011 tarihinde Osmancalı İlköğretim Okuluna ziyarete gittiğinde ihaleyi kazanan Katıöz firması tarafından teslim edilen boyaların TSE'li olmadıklarını görerek ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 03/02/2011 tarihli kararı ile tespit yaptırdığını, bununla ilgili olarak Valilik Makamına başvurmasına rağmen şikayet tarihine kadar herhangi bir sonuç alamadığını belirterek müsnet suçtan dolayı şüpheliler hakkında şikayetçi olduğu anlaşılarak yapılan soruşturma neticesinde; ... İl Özel İdaresi Genel Sekreterliğinin 2010/92830 ihale kayıt numarası ile başlattığı 27/07/2010 tarihinde yapacağını belirttiği ihaleye ilişkin ilanda TSE'li ürünleri şart koşmasına rağmen ihaleyi bu şekilde alarak şartnamede belirtilen TSE, DIN veya CE normlarına uygun ürün vereceğini taahhüt eden ... firması temsilcisi ... ve oğlu ...'ün bu standartlara uygun ürün teslim etmeyerek, teslim alma komisyonu üyesi görevlendirilen kamu personeli şüphelilerin ise suç tarihinde yukarıda belirtilen standartları taşımayan 4.000 kg yağlı boya, 5.500 kg plastik boya, 4.000 kg dış cephe boyası ve 1.400 kg tineri teslim almak sureti ile edimin ifasına fesat karıştırma suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmış,
Mahkemece; sanıklar ..., ..., ... ve ...'in muayene ve kabul komisyonu olarak suça konu malzemeleri görevlerinin gereklerini yapmakta ihmal ve gecikme göstererek kontrol etmeden ve TSE belgelerinin bulunup bulunmadığını tespit etmeden teslim alarak kamu zararına neden oldukları ve sanıklar ... ile ...'e haksız menfaat sağladıkları, sanıklar ... ve ...'ün de kabul komisyonunda görev alan sanıkların suçlarına iştirak ettikleri kabul edilmiş ve sanıklara 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ek savunma hakkı verilmek suretiyle tüm sanıkların ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmaları cihetine gidilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
1)Sanık ...'ün ve müdafiinin temyiz ve feragat taleplerinin incelenmesinde;
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle müdafi hükmü temyiz ettikten sonra sanığın ibraz ettiği 07.02.2018 havale tarihli dilekçe ile temyizden vazgeçtiği anlaşılmakla, esası incelenmeyen dosyanın bu yönden, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2 ) Şikayetçi şirket vekilinin temyiz talebine yönelik yapılan incelemede;
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi şirketin suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle katılma ve hükümleri temyiz hakkı olmadığından, vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
3 )Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde ise;
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve mahkeme kabulüne nazaran kamu görevlisi olan sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrasına, sanık ...'ün eyleminin ise aynı Kanun'un 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 257 nci maddenin birinci fıkrasına ve 39 uncu maddesine uyacağı ve 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası gereği belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca suç tarihi olan 24.09.2010 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından ve bu itibarla ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2015 tarihli, 2012/584 Esas ve 2015/402 sayılı Kararına yönelik sanıklar ..., ... ve ... müdafileri ile sanıklar ... ve ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:32:06