Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/10066
2023/12261
14 Aralık 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/1162 Esas, 2023/1903 Karar
SUÇ: Rüşvet alma, rüşvet verme
HÜKÜMLER: 1) Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2022 tarihli ve 2021/408 Esas, 2022/315 sayılı Kararı ile; sanıklardan ..., ... ve ... hakkında rüşvet alma, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme suçlarından beraat, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet alma, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme suçlarından mahkumiyet, ... hakkında ...'tan rüşvet alma isnadının icrai davranışla görevi kötüye kullanma olarak kabulüyle bu suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması, diğer rüşvet alma isnatları yönünden mahkumiyet, ... hakkında ...'dan rüşvet alma isnadının icrai davranışla görevi kötüye kullanma olarak kabulüyle bu suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması, diğer rüşvet alma isnatları yönünden mahkumiyet,
-
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 13.06.2023 tarihli ve 2023/1162 Esas, 2023/1903 sayılı Kararı ile; sanıklardan ... ve ... hakkında iddianamede yer verilen 12 numaralı olay ile ilgili olarak rüşvet verme, ... hakkında iddianamede yer verilen 9 numaralı olay ile ilgili olarak rüşvet verme, ... ve ... hakkında aynı olay ile ilgili olarak rüşvet alma, ... hakkında iddianamede yer verilen 32 numaralı olay ile ilgili olarak rüşvet verme, ... hakkında iddianamede yer verilen 10 numaralı olay ile ilgili olarak rüşvet verme, ... hakkında iddianamede yer verilen 17 numaralı olay ile ilgili olarak rüşvet verme, ... hakkında iddianamede yer verilen 13 numaralı olay ile ilgili olarak rüşvet verme, ..., ... ve ... hakkında aynı olay ile ilgili olarak rüşvet alma, ... hakkında iddianamede yer verilen 17 ve 29 numaralı olaylar ile ilgili olarak rüşvet alma suçlarından kurulan hükümlerin bozulmasına, diğer beraat ve mahkumiyet hükümleri yönünden istinaf başvurularının esastan reddine,
-
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 21.09.2023 tarihli ve 2023/1162 Esas, 2023/1903 sayılı ek Kararı ile; sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz isteminin reddine.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi, onama
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 13.06.2023 tarihli ve 2023/1162 Esas, 2023/1903 sayılı Kararının sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri ile katılan vekili, 21.09.2023 tarihli ek Kararın ise sanıklar ... ve ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5 95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre kamu görevlisi olmayan sanıklara isnat edilen rüşvet verme suçundan doğrudan zarar görmeyen İçişleri Bakanlığının kamu davasında katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği kabul edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince verilen bozma kararları ile rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümlerine karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararların 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince kesin olduğu ve temyizinin kabil olmadığı, bu itibarla katılan vekilinin bu hükümlere yönelik temyiz istemi ile sanık ... müdafiinin müvekkili hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği ayrıca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin aynı gerekçe ile vermiş olduğu, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz isteminin reddine dair 21.09.2023 tarihli ek Kararın isabetli olduğu anlaşılmıştır.
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD 355 Esas, 2019/596 sayılı Kararında açıklandığı üzere; katılan vekilinin 05.08.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, öğrenme üzerine, 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 03.08.2023 tarihli, rüşvet alma suçundan verilen beraat hükümleri yönünden temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince kamu görevlileri hakkında rüşvet alma suçundan kurulan mahkumiyet ve beraat hükümlerine yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararları ile sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz isteminin reddine dair 21.09.2023 tarihli ek Kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılan vekilinin rüşvet alma suçundan verilen tüm hükümleri, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin bu sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerini, ... ve ... müdafiinin 21.09.2023 tarihli ek Kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden sanıklar müdafiilerince temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, katılan vekili tarafından ise sadece rüşvet alma suçundan verilen mahkumiyet hükümleri yönünden temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, ön inceleme bölümünde yer verilenler hariç olmak üzere, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Dosya kapsamına göre uygun görülmeyen duruşmalı inceleme taleplerinin 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi uyarınca takdiren ayrı ayrı reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2022 tarihli ve 2021/408 Esas, 2022/315 sayılı Kararı ile rüşvet alma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 252 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) Ek 11 inci maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca sanıklardan ...'in 13 yıl 1 ay 15 gün, ...'in 10 yıl, ... ve ...'ın 7 yıl 6'şar ay, ...'ın 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilerek, haklarında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına hükmolunmuştur.
-
Sanıklar müdafiilerinin, O yer Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin istinaf talepleri üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 13.06.2023 tarihli ve 2023/1162 Esas, 2023/1903 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri, kararın kurumları lehine bozulmasına, sanıkların üst sınırdan cezalandırılmaları gerektiğine ve lehlerine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ve sair hususlara,
Sanık ... müdafiilerinin temyiz sebepleri, sanığın rüşvet aldığı kabul edilen kişilerin sanığı teşhis etmediklerine, rüşvete ilişkin bir anlaşmanın bulunmadığına, "Şüpheden sanık yararlanır" ilkesi göz ardı edilerek hüküm kurulduğuna, ses kayıtları ile ilgili ses analizi yapılmadığına, sanığın iddianamede yer verilen 26 numaralı olaya ilişkin fiili sabit kabul edilse bile ihmali davranışla görevi kötüye kullanma olarak değerlendirilmesi gerektiğine, 27 numaralı olaya ilişkin fiilinin ceza yazılmaması gereken bir kişiye ceza kaydı yapıldıktan sonra bu kaydın silinmemesinden ötürü kaygılanması ve endişe ile bir şeyler yapmaya çalışmasından ibaret olduğuna, 28 numaralı olay yönünden sanık ...'nun beyanlarının çelişkili olup sanığın ... ile konuşmalarının şakalaşma niteliğinde olduğuna, hatır için veya vicdani nedenlerle ya da ihmalden kaynaklı olarak ceza yazılması unutulan kişilerin KOM ekiplerince sorgulandıklarında kendilerini kurtarmak amacıyla korkuyla polise para verdim şeklinde beyanda bulunma ihtimallerinin yüksek olduğuna, sanığın trafik biriminde çalışmama talebinin üslerince kabul edilmediğine, rüşvet anlaşmasına dair herhangi bir konuşmasının bulunmadığına ve sair hususlara,
Sanık ... müdafiilerinin temyiz sebepleri, sanığın ekip memuru olarak görev yaptığına, hiçbir olayda ekip amiri konumunda bulunmadığına, polis kontrolünde araçları durdurup kontrollerini yaptıktan sonra yasaya uygunsuzluk tespit ettiğinde işlem yapılması için şahısları ekip amirine yönlendirdiğine, eğer iddia edildiği gibi rüşvet fiili var ise bunun ekip amiri konumundaki polisler ile rüşvet verenler arasında gerçekleştiğine, iddianamede yer verilen 7 numaralı olay yönünden; ekip amirinin bulunduğu yer ile ilk kontrol işleminin yapıldığı yer arasında takriben 10 metre mesafe bulunduğuna, kontrolün başından sonuna kadar sanıklar ... ile ...'in konuştuklarına, sanığın konuşmaların sonuna doğru dahil olduğuna, zımnen rüşvet konusunda rızası olduğunun kabul edilmesinin ceza hukukunun temel ilkelerine aykırılık teşkil ettiğine, sanık ...'nin sanığı olay yerinde bulunduğu için teşhis ettiğine, teşhis işleminin 2559 sayılı Polis Vazife ve Salȃhiyet Kanunu hükümlerine uygun şekilde yapılmadığına, 10 numaralı olay yönünden; Yargıtay uygulamasında ses kayıtlarının tek başına delil olarak kabul edilmediğine, konuşmaların büyük bir kısmının sanıklar ... ile ... arasında yapıldığına, sanığın konuşmalarının parayla ilgili olmayıp araç plakasını söyleme ve aracın eksikliğini bildirmeye ilişkin konuşmalar olduğuna, 11 numaralı olay yönünden; sanıklar ... ile ...'in telefon ile görüştüğüne, sanığın eksikliği tespit etmekle yetindiğine, 29 numaralı olay yönünden; sanığın, ...'ı durdurduktan sonra sanık ...'nun yanına gönderdiğine, konuşmaların içerisinde yer almadığına, sanığın vicdani nedenlerle ceza yazmadığı ya da mazur görülebilecek ihmalinden kaynaklanan sebeplerle ceza yazmayı unuttuğu birçok kişinin KOM ekiplerince sorgulandıklarında kendilerini kurtarmak için korkuyla polise para verdim şeklinde beyanda bulunmuş olma ihtimalinin yüksek olduğuna, trafik biriminde çalışmama talebinin üslerince kabul edilmediğine, ses kayıtları ile ilgili analiz yaptırılmayarak eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, aleyhine her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına ve sair hususlara,
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, hukuka aykırı deliller esas alınarak sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğuna, teknik araçlarla izleme
koruma tedbirinin uygulanması sırasında tesadüfen elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, soruşturma evresinde rüşvet verdiğini beyan eden sanıkların suçu kabul etmeleri halinde kendilerine bir şey olmayacağı şeklindeki vaatler neticesinde bu yönde savunmada bulunduklarına, bu itibarla yasak sorgu yöntemlerinin kullanıldığına, sanığın cezalandırılmasına karar verilen olaylar yönünden rüşvet anlaşmasının bulunmadığına, kişilerin ısrarı neticesince bağış hediye niteliğindeki parayı aldığı kabul edilse bile bu fiillerin görevi kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilmesi ve şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiğine ve sair hususlara ilişkin olup, tutukluluk süresi, sabit ikametgah sahibi olması, delilleri karartma ve kaçma ihtimalinin bulunmaması, tutuklamanın bir tedbir olması hususları nazara alınarak sanığın tahliyesine karar verilmesi lüzumuna,
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, sanığın yüklenen suçu işlediğine dair somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, yüklenen suçun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmediğine, iddianamede yer verilen 25 numaralı olay yönünden; sanığın, ... ile aynı araçta bulunması nedeniyle suç isnadı ile karşı karşıya kaldığına, bu sanığın gerçekleştirdiği fiilden haberinin olmadığına, fiile iştirak edip menfaat temin etmediğine, menfaat teminine dair herhangi bir konuşmasının bulunmadığına, 26 numaralı olay yönünden; sanık ...'un rüşvet vermediğini beyan ettiğine, 28 numaralı olay yönünden; sanık ...'nun yalnızca bir polis memuruna menfaat temin ettiğini beyan ettiği halde bu kişiyi teşhis edemediğine, 30 numaralı olay yönünden; fiili gerçekleştiren kişi olan ...'in fiiline iştirak etmediğine, sanığın ekip aracında bekleyen polis memuru olarak teşhis edildiğine, 31 numaralı eylem yönünden; sanığın, diğer polis memurunun gerçekleştirdiği fiile iştirak etmediğine, ses kayıtlarının tek başına yeterli delil niteliğinde olmadığına, "Şüpheden sanık yararlanır" ilkesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve sair hususlara,
İlişkindir.
Tutuklu sanıklardan ... 20.09.2023, ... 21.09.2023 tarihli dilekçeler ile tahliye talebinde bulunmuşlardır.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Suç tarihlerinde Çorlu Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliğinde görevli polis memurları olan sanıklardan ... yönünden iddianamede yer verilen 3, 5, 6, 7, 10, 11, 14, 15, 16, 18, 19, 20, 21, 22, 25, 30 ve 32, ... yönünden 5, 14, 15, 16, 18, 19, 20, 21, 22 ve 24, ... yönünden 7, 10, 11 ve 29, ... yönünden 25, 26, 27, 28 ve 30, ... yönünden 26, 27 ve 28 numaralı eylemlere ilişkin rüşvet alma isnatlarının sabit olduğu kabulüyle sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmeyerek esastan ret kararları verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... bakımından sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında aynı maddenin beşinci fıkrasının uygulanması sırasında, hükmolunan cezanın yarısı kadar süreyle hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmek suretiyle yasaklılık süresi bakımından infazda tereddüt oluşturulması,
5237 sayılı Kanun'un 252 nci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 2918 sayılı Kanun'un Ek 11 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü ve 62 nci maddelerinin bu sıra dahilinde uygulanması gerektiği gözetilmeyerek aynı Kanun'un 61 inci maddesine aykırı davranılması, sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden sonuç cezalar değişmediğinden bozma nedeni yapılmamakla birlikte sanık ... yönünden 9 yıl 12 ay yerine 10 yıl hapis cezasına hükmolunarak fazla ceza tayini,
Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılıkların Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
-
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle rüşvet verme suçundan kurulan tüm hükümler, rüşvet alma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin bozma kararları, rüşvet alma suçundan verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri ile beraat hükümlerine ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi kararları yönünden katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
-
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin, sanık hakkında rüşvet alma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararına yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
-
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 21.09.2023 tarihli ve 2023/1162 Esas, 2023/1903 sayılı ek Kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
-
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 13.06.2023 tarihli ve 2023/1162 Esas, 2023/1903 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği ilk derece mahkemesinin hüküm fıkrasının, (43) numaralı bendinin (d) alt bendinde yer alan "10 yıl" ibaresinin "9 yıl 12 ay", (36) numaralı bendinde yer alan 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin (f) alt bendinde yer verilen "cezanın yarısı oranında" şeklindeki ibarenin "cezanın yarısı olan 3 yıl 9 ay", (37) numaralı bendinde yer alan 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin (f) alt bendinde yer verilen "cezanın yarısı oranında" şeklindeki ibarenin "cezanın yarısı olan 3 yıl 4 ay", (40) numaralı bendinde yer alan 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin (f) alt bendinde yer verilen "cezanın yarısı oranında" şeklindeki ibarenin "cezanın yarısı olan 3 yıl 9 ay", (43) numaralı bendinde yer alan 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin (f) alt bendinde yer verilen "cezanın yarısı oranında" şeklindeki ibarenin "cezanın yarısı olan 5 yıl", (44) numaralı bendinde yer alan 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin (f) alt bendinde yer verilen "cezanın yarısı oranında" şeklindeki ibarenin "cezanın yarısı olan 6 yıl 6 ay 23 gün süreyle" şeklinde değiştirilmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Hükmolunan cezaların miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ...'in ve sanık ... ile müdafiinin tahliye taleplerinin, oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:41:34