Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/10305

Karar No

2023/12258

Karar Tarihi

14 Aralık 2023

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2023/456 Değişik iş

SUÇ: İcbar suretiyle irtikap

Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2023 tarihli ve 2023/456 Değişik iş sayılı Kararı ile sanık ... hakkında ikna suretiyle irtikap suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03.2023 tarihli ve 2022/429 Esas, 2023/103 sayılı Kararına vaki itirazın reddine karar verilmiş, verilen kararın kesin olduğu anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.09.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.10.2023 tarihli ve KYB 2023/105258 sayılı yazısı ile dosya Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.10.2023 tarihli ve KYB 2023/105258 sayılı kanun yararına bozma isteminin "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15 487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede,

Dosya kapsamına göre, sanığın olay tarihinde Bulanık Devlet Hastanesinde KBB uzmanı olarak görev yaptığını, müştekinin burun ameliyatı olmak istediğini, bu konuda sanık ile whatsapp üzerinden mesajlaştığını, mesaj içerikleri incelendiğinde; müştekinin sanığa burun ameliyatı olmak istediğini ve fiyatını sorduğunu, sanığın ise fiyata gerek olmadığını sadece malzeme masrafı olur dediğini, sanığın, müştekiye dermapen de aldırıp yapacağını, müştekinin fiyat sorması üzerine 2.100,00 Türk lirası gerekli olduğunu, sanığın müştekiye bişektomi işlemi yapılıp yapılmayacağını sorduğunda o kadar işleme dayanamayacağını söylediğini, sanığın, müştekinin burun ameliyatını yaptığını ve herhangi bir masraf talep etmediğini, müştekinin sadece dermapen isimli işlem için 400,00 Türk lirası civarında parayı sekreterine verdiğini, bişektomi denilen çene içi yağ aldırma estetiği yaptırması halinde mesajlarda geçen 2.100,00 Türk lirasının gerekli olacağı yönündeki savunmasının mesaj içerikleri ile uyumlu olmadığını, sanığın devlet hastanesinde kulak burun boğaz uzmanı olarak görev yaptığını ve davaya konu burun ameliyatı ve bu ameliyatta kullanılan malzemeler için herhangi bir ücret talep edemeyeceği gözetilerek, sanığın sekreteri vasıtasıyla katılandan aldığı paranın, ameliyat sırasında kullanılması gerekli malzeme masrafı olduğu hususunda müştekiyi inandırdığını ve doktorluk mesleğinin sağladığı güveni kötüye kullanmak suretiyle müştekiyi ikna ettiğinden bahisle ikna suretiyle irtikap suçundan sanığın mahkumiyetine ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği anlaşılmış ise de,

Somut olayda, sanığın kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde, burun ameliyatında tur aleti kullandığını ancak tur aletinin hastanenin malzemesi olmadığını, kendi setinin içerisinde bulunduğunu, tur aletinin çok pahalı bir alet olduğunu, müştekinin belirttiği gibi 2.100,00 Türk lirası olmasının mümkün olmadığının, müştekiye cilt güzelliği için dermapen denilen bir ürünü tavsiye ettiğini ve müştekinin bu ürünü daha iyi alabileceğini söyleyerek kendisinin almasını istediğini, ürünün siparişini verdiğini, o dönem klinikte olmadığı ve kargo sekreterinde olduğu için müştekinin sekreterine parayı vererek sekreterinden dermapen ürününü aldığını, müştekinin burun ameliyatına ilişkin para vermesinin söz konusu olmadığını, müştekinin sekreteri aracılığıyla verdiği paranın dermapen denilen cilt ürününe ait olduğunu, müştekiye bişektomi denilen çene içi yağ aldırma estetiği yaptırması halinde hastanenin bir miktar ücret aldığını mesajlarda belirttiği,

Müştekinin kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde, sanığı daha önceden tanıdığını, kendisini muayene ettiğinde burnunda kırık ve eğrilik olduğunu, ameliyat olması gerektiğini söylediğini, sanığa ameliyat sürecinin ne kadar masrafı olduğunu sorduğunu, tur aleti alacağı için 2.100,00 Türk lirası gerekli olduğunu, parayı hastanede sanığın sekreterine verdiğini, ameliyat sonrası sıkıntı yaşadığını ve epikriz raporuna baktığında tur aleti için alınan ücretin hastane vezne kayıtlarında olmadığını beyan ettiği,

Tanık Başhekim ...'ın kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde, kulak burun boğaz uzmanı olmadığını, yaptığı araştırmaya göre hastanede tur aletinin kullanılmadığını öğrendiğini, bu aletin törpülemede ve daha çok orta kulak kısmında kullanıldığı hususunda bilgi edindiğine dair beyanı gözetilerek yapılan incelemede,

Sanığın devlet hastanesinde KBB uzmanı olduğunu, müştekiye cerrahi müdahalede bulunduğunu, ameliyatında kullanacağı tur aleti için 2.100,00 Türk lirası ücret talep ettiğini, müştekinin parayı sekreteri aracılığıyla sanığa verdiği mahkemesince kabul edilerek, ikna suretiyle irtikap suçundan sanığın mahkumiyetine ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği anlaşılmış ise de, öncelikle burun ameliyatlarında tur aletinin kullanılıp kullanılmadığını, bu aletin ne tür ameliyatlarda kullanıldığını, ameliyatlarda doktorların kendi malzemelerini kullanıp kullanmadığını, hastanede söz konusu cihazın bulunup bulunmadığı hususunda araştırma yapılmadığı ve uzmanından bilirkişi raporu alınmadığı, sanığın, tur aletinin pahalı bir alet olduğunu, 2.100,00 Türk lirası olmasının mümkün olmadığı beyanı karşısında söz konusu aletin olay tarihindeki değerine ilişkin bir araştırma yapılmadığının anlaşılması karşısında, tüm bu eksik hususlar yerine getirildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03.2023 tarihli ve 2022/429 Esas, 2023/103 sayılı Kararı ile sanık hakkında ikna suretiyle irtikap suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bahse konu karara sanık müdafiinin itirazı üzerine yerinde görülmeyen itirazın değerlendirilmesi için dosya Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiş, Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde sayılan objektif koşulların oluşup oluşmadığının tespiti yanında, hem maddi olay hem de hukuki yönden değerlendirme yapılarak itirazın reddine karar verilmiştir.

  1. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin altıncı fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş olup; bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliğine veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunması zorunludur. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli, 2008/11 250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında yer alan ''kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği'' şeklindeki kabul karşısında, sanık hakkında icbar suretiyle irtikap suçundan açılan kamu davasında, mahkemece sanığın katılandan 2.100,00 TL alarak ikna suretiyle irtikap suçunu işlediği kabul edilmesine ve zarar giderilmemesine rağmen 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarında yer alan objektif koşulların oluştuğu gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmolunduğu, itiraz merciince, katılanın zararı giderilmeden 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasındaki şartlar oluştuğundan bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği gerekçesi ile itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği halde reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

3.İnceleme konusu karar hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde tespit edilen husus bakımından kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

Oy birliğiyle, 14.12.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararirtikaptevdiinesuretiylegerekçeicbaristem

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:41:34

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim