Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/239

Karar No

2023/12255

Karar Tarihi

14 Aralık 2023

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2012/330 Esas, 2012/373 Karar

SUÇLAR: Rüşvet verme (sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında), rüşvet alma (sanıklar ..., ..., ... ve ... (...) hakkında)

HÜKÜMLER: Sanık ... (...) hakkında bir kısım eylemlerinin icbar suretiyle irtikap suçunu oluşturduğu kabulüyle 5 kez mahkumiyet, sanık ... (...) hakkında diğer isnatlar bakımından ve diğer sanıklar hakkında üzerlerine atılı suçlardan ayrı ayrı beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma, düzeltilerek onama

İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2012 tarihli ve 2012/330 Esas, 2012/373 sayılı Kararının, sanıklardan ... (...), ..., ..., ... ve ... müdafileri ile katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

... vekilinin temyiz talebinin rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli, 2015/5 95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ye isnat edilen rüşvet verme suçundan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının bu suçtan açılan kamu davasında katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanıklardan ..., ..., ... ve ... (...) hakkında kurulan beraat ile ... (...) hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin; hüküm tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerden katılan ... vekilinin sanıklar ..., ..., ... ve ... (...) hakkında rüşvet alma suçundan verilen beraat hükümlerini, sanık ... müdafiinin müvekkili hakkında kurulan tüm mahkumiyet hükümlerini, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin ise vekalet ücretine hasren verilen beraat hükümlerini temyiz ettikleri ve temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Sanık ... (...) müdafiinin tayin olunan ceza miktarına nazaran yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.08.2008 tarihli ve 2008/56942 Soruşturma, 2008/32049 Esas, 2008/1579 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 252 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, sanıklardan ... (...), ..., ..., ... ve ... hakkında ayrıca aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması ve 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.

  2. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2010 tarihli ve 2008/270 Esas, 2010/286 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyizi üzerine dosyanın gönderildiği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 6352 sayılı Kanun değişikliği gerekçe gösterilerek 11.09.2012 tarihinde dosya mahkemesine iade edilmiştir.

  3. İade sonrasında yapılan yargılama sonucunda İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2012 tarihli ve 2012/330 Esas, 2012/373 sayılı Kararı ile sanık ... (...) hakkında bir kısım eylemlerinin icbar suretiyle irtikap suçunu oluşturduğu kabulü ile 5237 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca bir kez 2 yıl 9 ay 10 gün ve dört kez 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına, sanıklar ..., ... ve ...'ın atılı suçlardan, sanık ... (...) hakkında ise mahkumiyet hükmü dışında kalan isnatlar yönünden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ... müdafiinin temyizi, icbar suretiyle irtikap suçunu oluşturduğu kabul edilen eylemler yönünden suçun yasal unsurları oluşmadığından ve eylemler sübut bulmadığından sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, temyiz dilekçesinde belirtilen diğer hususlara ve temyiz incelemesi sırasında resen nazara alınacak nedenlere yöneliktir.

Katılan vekilinin temyiz dilekçesi, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanıkların eylemleri sübut bulduğundan beraatlerine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve resen nazara alınacak sair nedenlere ilişkindir.

Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, müvekkili hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesine rağmen lehine vekalet ücreti takdir edilmemesine yöneliktir.

Sanık ... müdafii, müvekkili lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek hükmü temyiz etmiştir.

Sanıklar İdris ve ... ... müdafii temyiz dilekçesinde, müvekkilleri lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, müvekkillerinden İdris lehine belirlenen vekalet ücretinin eksik olduğunu ileri sürmüştür.

III. GEREKÇE

A.Sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin müvekkilleri hakkında rüşvet verme suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik vekalet ücretine hasren temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.10.1978 tarihli ve 2/324 350 sayılı Kararında belirtildiği üzere; "Vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasının değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedinin esas alındığı,

Buna göre, ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekaletin de ayrı ayrı tayin ve takdirinin mümkün bulunmaması karşısında beraat hükümlerinde tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir...” şeklindeki açıklamalar ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir" şeklindeki düzenleme ile bu tarifeye göre 2.400 TL vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiği nazara alındığında, kendisini ayrı vekille temsil ettiren ve beraatine karar verilen sanık ... için ayrı, kendilerini aynı vekille temsil ettiren sanıklar ... ve ... lehine ise tek olmak üzere Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen 2.400,00 TL vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

B.İcbar suretiyle irtikap suçundan sanık ... (...) hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri ile rüşvet alma suçundan sanıklar ..., ... ve ... (...) hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik incelemede;

1.Sanıklara isnat edilen eylemlerin sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen "görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama" suçunu oluşturacağı, hükümden önce 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin beşinci fıkrasının (b) bendi ile de 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin üçüncü fıkrasının yürürlükten kaldırıldığı ancak son suç tarihine nazaran en lehe olan yasal düzenlemenin 5237 sayılı Kanun'un 6086 sayılı Kanun'un 1 nci maddesi ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 257 nci maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle birinci fıkrası olduğu ve bu suç gereği belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden suç tarihi olan 2008 yılından, tüm sanıklar hakkında verilen beraat hükümleri bakımından ise zamanaşımını kesen son işlem olan 20.10.2008 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında olağan ve olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin dolduğu belirlenmiştir.

C.Sanık ... hakkında rüşvet alma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik incelemede;

Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 19.03.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

IV. KARAR

1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme suçundan verilen beraat kararlarına yönelik ... vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik sanıklar müdafiilerinin vekalet ücretine hasren vaki temyiz itirazları yönünden;

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2012 tarihli ve 2012/330 Esas, 2012/373 sayılı Kararına yönelik sanıklar müdafiilerinin vekalet ücretine hasren vaki temyiz itirazları kısmen yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (A) bendinin 4 üncü paragrafından "..." ibaresinin çıkartılmasına ve bu paragraftan sonra gelmek üzere “Kendilerini aynı vekille temsil ettiren sanıklar ... ve ... için tek, kendisini ayrı vekille temsil ettiren sanık ... için ayrı olmak üzere karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 2.400,00 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak payları oranında adı geçen sanıklara verilmesine," ibaresinin hüküm fıkrasına eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3.İcbar suretiyle irtikap suçundan sanık ... (...) hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri ile rüşvet alma suçundan sanıklar ..., ... ve ... (...) hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2012 tarihli ve 2012/330 Esas, 2012/373 sayılı Kararına yönelik katılan vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

4.Sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekili ile sanık müdafiinin vekalet ücretine hasrettiği temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2012 tarihli ve 2012/330 Esas, 2012/373 sayılı Kararına yönelik sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.12.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararvermeıv.düşmesinesüreç(sanıklarreddinedüzeltilerektemyiztevdiine...rüşvethukukîhakkında)onanmasınagerekçesebeplerive(...)bozulmasınaalma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:41:34

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim