Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4746
2023/12053
11 Aralık 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/368 E. 2021/974 K.
SUÇ: Tefecilik
HÜKÜM: Zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2012 tarihli ve 2012/58024 Esas, 2012/19814 Soruşturma, 2012/9625 numaralı İddianamesiyle sanıklar ... ve ... hakkında tefecilik suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası gereği cezalandırılmaları ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarının uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Gaziantep 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.07.2014 tarihli ve 2012/1241 Esas, 2014/547 sayılı Kararı ile sanıklardan ... 'ın atılı suçtan beraatine; ...'ın ise zincirleme tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 52 nci maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis ve 5 tam gün karşılığı 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.Sanık ...'ın temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 29.06.2020 tarihli ve 2020/1925 Esas, 2020/711 Karar sayılı ilamı ile; Gaziantep 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 günlü ve 2015/38 Esas, 2015/764 sayılı Kararıyla sanık hakkında tefecilik suçundan mahkumiyet hükmü verildiği, kararın temyiz edildiği, suç tarihinin 28.03.2012, iddianame tarihinin 06.01.2015 olduğu, temyize konu bu kamu davasında ise suç tarihinin 2007 2008 yılları, iddianame tarihinin 13.12.2012 olduğu belirtilerek sanığın hukuki kesinti bulunmayan eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme tek tefecilik suçunu oluşturması ve davalar arasında da suçun sübutunun değerlendirilmesi ve nitelendirilmesi bakımından 5271 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasında yer aldığı şekilde hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle, söz konusu dosyaların birleştirilmesi sonrasında 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddelerinin birinci fıkraları da gözetilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken yetersiz gerekçe ve eksik inceleme ile hüküm kurulması bozma nedeni yapılmış, suç tarihinin Aralık 2008 olduğuna işaret etmiştir.
4.Gaziantep 9. Asliye Ceza Mahkemesince, Yargıtay bozma ilamına uyularak, bozma sonrası 2020/368 Esasına kaydedilen dava dosyası ile Gaziantep 20. Asliye Ceza Mahkemesinin bozma sonrası 2020/366 Esas numarasını alan dosyası birleştirilerek yapılan yargılama neticesinde 21.12.2021 tarihli ve 2020/368 Esas, 2021/974 sayılı Kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 52 nci maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 5 tam gün karşılığı 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunlukları uygulanmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ...'ın temyiz istemi; eksik araştırmaya dayalı kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, 2007 2012 yılları arasında iş yerindeki Point of Sale (POS) cihazlarını kredi kartı sahiplerinin nakit ihtiyaçlarının karşılanması veya kredi kartı borçlarının aktarılması amacıyla kullandığı, yaptığı işlemlerden komisyon aldığı, Vergi Denetim Kurulu tarafından düzenlenen Vergi Tekniği ve Suç Duyurusu Raporları ile inceleme kapsamında ifadelerine başvurulan şahısların bu hususu teyit ettiği, böylelikle sanığın tefecilik yaptığı sabit görülerek zincirleme şekilde tefecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 26.04.2016 tarihli, 2014/118 Esas ve 2016/208 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, tefecilik suçu ile korunan hukuki yarar ve bu bağlamda suçun topluma karşı suçlar bölümünde düzenlenmesi karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerektiği, keza 5237 sayılı Kanun’un 241 inci maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun, kazanç elde etmek amacıyla borç para verilmesiyle oluşacağı, bunu meslek haline getirmenin suçun unsurları içerisinde yer almadığı, değişik zamanlarda ve/veya farklı kişilere karşı tefecilik eylemini zincirleme olarak işleyen sanık hakkında aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanması gerektiği, zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günün suç tarihi olduğu, bu itibarla hukuki kesinti oluşturan iddianame tarihinden evvel sanık hakkında dava konusu olsun ya da olmasın tüm eylemlerin teselsülün içerisinde değerlendirilmesi, iddianame tarihinden sonraki eylemlerin ise gerçek içtima hükümleri ve varsa kendi içinde teselsül hükümleri değerlendirilmek suretiyle karara bağlanması gerekeceği nazara alındığında;
Gaziantep 20. Asliye Ceza Mahkemesinin birleşen 2020/366 Esas sayılı (bozma öncesi 2015/38 Esas) dosyasında iddianame tarihinin 06.01.2015 olup, yargılama konusu yapılan eylemlerin 31.07.2009 31.12.2010 tarihleri arası olduğu, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinde düzenlenen “davasız yargılama olmaz” ve “iddianamedeki fiil ve faille bağlılık” ilkesi gereği suç tarihinin birleşen davada 31.12.2010 sonrası olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığı, bununla birlikte asıl davada iddianame tarihinin 13.12.2012, suç tarihinin ise 31.12.2008 olup, iddianamede ve gerekçeli karar başlığında suç tarihi olarak gösterilen 06.11.2012’nin suç duyurusuna ilişkin evrakın Cumhuriyet savcısı tarafından havale edildiği tarih olduğu,
Açıklanan hususlar muvacehesinde tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; birleşen davada, Vergi Müfettişi tarafından ifadesi alınan Nilüfer Dündar’ın, sanığa ait iş yerindeki POS cihazından kredi kartı ile çekim yapılan son tarihin 28.03.2012 olduğunu beyan etmesi karşısında, bu eyleme ilişkin olarak dava açılmadığı nazara alınarak, suç duyurusunda bulunulması sonrasında dava açılması halinde davaların birleştirilerek yargılamaya devamla sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.12.2021 tarihli ve 2020/368 Esas, 2021/974 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:45:04