Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2018/11920

Karar No

2023/11919

Karar Tarihi

7 Aralık 2023

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/267 Esas, 2014/418 Karar

SUÇ: İcbar suretiyle irtikap

HÜKÜM: Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2014 tarihli ve 2014/267 Esas, 2014/418 sayılı Kararının suçtan zarar gören vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

Temyiz incelemesi yapılan bu dava ile Dairemizin 2021/10, 2022/6465, 2018/12764, 2018/12728, 2018/4086, 2022/2226, 2018/12993 ve 2022/7187 Esasına kayıtlı davalar arasında iddia konusu eylemler, suçlar ve sanık yönünden fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu görülerek belirtilen tüm dava dosyaları birlikte incelenmiştir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre irtikap suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Tarım ve Orman Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususları karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin ikinci fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca katılan bakanlık vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.06.2014 tarihli ve 2012/1089 Soruşturma, 2014/2826 Esas, 2014/271 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icbar suretiyle irtikap suçundan da cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

  2. Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2014 tarihli ve 2014/267 Esas, 2014/418 sayılı Kararı ile sanık hakkında atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan ... vekilinin temyiz isteği; Hak ediş ödemelerinin banka aracılığıyla yüklenici firmaya yapılmasından dolayı sanığın savunmasında belirttiği doğrultuda senet alma usulü söz konusu olmadığına, senedin alınmış olduğunun dosya kapsamı ile sabit olduğuna, böylece sanık ... ...'ın görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak kendisine yarar sağlamak kastıyla iddia konusu senedi katılan kooperatif yetkililerinden almak suretiyle üzerine atılı irtikap suçunu işlediği halde hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, temyiz aşamasında nazara alınacak sair nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

S.S. Karapürçek Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin katılan bakanlık tarafından damızlık süt sığırı yetiştiriciliği için tahsis edilen fonlardan faydalanmak amacıyla 2006 yılında başvuruda bulunduğu ve bu kapsamda hazırlanan projenin onaylandığı, ilerleyen süreçte yapılan düzeltmelerle birlikte başlangıçta 3 adet olarak planlanan ahır yapımına ilişkin işin daha büyük ölçülerde tek ahır olarak düzenlenip gerekli iznin verildiği, yapım işine dair ihale olarak adlandırılan sürecin gerçekleştirileceği esnada sanık ile görüşen kooperatif yetkilileri ... ve ...'ye sanığın yapım işini kime yaptıracaklarını sorduğu, devamında aynı işle iştigal ve danışmanlık hizmeti de yürüten ... Öğret'e yönlendirdiği, birkaç gün sonra ...'un Karapürçek'e giderek kendisini sanığın gönderdiğini bildirip aynı konudaki işleri daha önce yaptığını bu işi de yapabileceğini ifade ettiği, ...'in ise kendisine bu işe dair ihale yapacaklarını ve projesini hazırlayıp teklif sunabileceğini söylediği, akabinde yapılan ihaleye ...'un katılmadığı, işi ... isimli firmanın yüklendiği, bundan sonra sanığın müdürü olduğu şubede uygulama gereği kooperatif tarafından gerçekleştirilecek işlemler sırasında yetkilileri tersleyip zorluklar çıkararak projenin ...'a verilmemesinden duyduğu kızgınlığı belli ettiği, hak ediş ödemelerinde güçlükler çıkardığı, bu durum karşısında ... ve ...'ın sanık ile görüştükleri ve yaşadıkları zorlukların sebebini sordukları, sanığın da ...'den yönetim kurulu üyelerinin imzasını taşıyan 400.000 TL'lik senet istediği aksi takdirde hak ediş ödemelerini yapmayacağını bildirdiği, bunun üzerine kooperatif yönetim kurulunun bir araya gelerek bu hususu tartışıp alacaklısı, vadesi ve tanzim tarihi boş olan aynı bedelli senet düzenleyerek sanığa verdiği, bu şekilde sanığın icbar suretiyle irtikap suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Mahkemece; kooperatifin 2006 yılında yaptığı başvurunun bakanlık tarafından onaylanıp projesinin tamamlanması üzerine kredilendirmeye geçildiği, yapılacak binalar için toplam proje bedelinin 1.500.000 TL civarında olduğu, bunun 552.000 TL'sinin bakanlık tarafından geriye kalan kısmının ise kooperatif kaynaklarından karşılanacağı, kooperatifin 6 ay içerisinde yapması gereken işleri yapması halinde paranın peyderpey kooperatife ödeneceği, bu sürede kooperatife farklı zamanlarda 300.000 TL ödeme gerçekleştirildiği ancak yapılacak işlerin süresinde tamamlanamadığı, bu sebeple 6 aylık ek süre daha verildiği, süreç içerisinde yapılan denetimlerde birçok usulsüzlük ve kooperatif ortaklarının hisseleri üzerinde haciz bulunduğunun tespit edildiği, denetim sonucu düzenlenen kontrolör raporunda bu hususlara yer verilip mevcut şartlarda kooperatife ödeme yapılmasının mümkün olmadığının belirtildiği, ikinci 6 aylık sürenin bitiminden sonra da eksik hususlar giderilemediğinden bakanlığın parayı yönetmelik gereği geriye çektiği, sanığın savunmasında iddia konusu senedin kendisine veriliş amacını açıklarken kooperatif başkanı ...'e 300.000 TL'yi geri ödemedikleri takdirde devletin paranın geri çekilmesinden dolayı haciz işlemleri yapacağını, kalan 252.000 TL'yi alabilmeleri için piyasaya borçlu olmadıklarını ispatlamaları gerektiğini söylediğini, odasının kalabalık olduğu bir gün ... ve ...'ın yanına geldiklerini, zarfın içersinde bir senet uzattıklarını, bu senette borçluları kendileri alacaklısı ise yüklenici firma olan senedi verdiklerini, kendisinin de bu senedi birlikte görev yaptığı ...'a verdiğini ve kooperatifin dosyasına koyulduğunu, senet bedeline bakmadığını, senedi zorla almadığını beyan ettiği, kooperatif başkanı ...'in kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde sanığın iddianemeye konu senedi kendilerinden yeni yapılmakta olan İl Tarım Müdürlüğünün ek binasının harcamaları için istediğini, bu senedi vermedikleri takdirde proje bedelini ödemekte zorluklar çıkaracağını söylediğini, senedi vermelerine rağmen sanığın kolaylık sağlamadığını bildirdiği, aynı şahsın soruşturma aşamasında kollukça alınan ifadesinin ise iddia ile benzer nitelikte olduğu ancak bu ifadede senedi İl Tarım Müdürlüğünü alacaklı olarak göstererek imzaladıklarını, senedi sanığa teslim ederken sanığın alacaklının İl Tarım Müdürlüğü olduğunu görünce "Bu işten ben sorumluyum, neden senedi benim adıma yazmadınız" diyerek bağırmaya başladığını, kendisinin de kooperatifin tüm üyelerinin sorumluluğunu taşıdıklarını, böyle bir şey yapmalarının ve parayı ödemelerinin mümkün olmadığını belirttiğini ancak zorluk çıkarmaması ve mecbur kaldıkları için senedi alacaklısı İl Tarım Müdürlüğü olduğu şekliyle 400.000 TL bedelli olarak yazıp imzaladıklarını, sanığa teslim ettiklerini, söz konusu senedin hala sanıkta olduğunu, eğer senedi sanık adına yazmış olsalardı belki de icra yoluyla kendilerinden bu parayı tahsil edeceğini beyan ettiği ancak dosya içerisinde sureti bulunan senet fotokopisinde alacaklı kısmın boş olduğu, çelişkinin giderilmesi için bu durumun suret gösterilmek suretiyle ...'e sorulduğu, şahsın ise bu sefer sanığın alacaklısı İl Tarım Müdürlüğü olan senedi kabul etmemesi üzerine senedin alacaklı kısmını yazmadan verdiklerini bildirerek çelişkili beyanlarda bulunduğu, ...'ın ifadelerinin de farklı aşamalarda aynı çelişkileri içerdiği, iddia konusu senet aslının emanet kayıtlarında bulunmadığı, yapılan araştırmada da ele geçirilemediği, ...'ın ifadesinde de senedin alacaklı kısmının boş olduğunu ve bedelinin 400.000 TL olduğunu ifade ettiği, beyanlara göre senedin 2008 2009 yıllarında alındığı kanaatine varıldığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; sanığın kooperatife devlet tarafından ödenen 300.000 TL destekleme parasının kooperatifin yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle geri alınmasının gündeme gelmesi ihtimaline binaen kooperatif yetkililerinden senet istediği, kooperatif yetkililerinin de suça konu alacaklı kısmı boş olan 400.000 TL tutarlı senedi sanığa verdikleri, icbar suretiyle irtikap suçunun oluşabilmesi için kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar etmesi gerektiği, Balıkesir İl Tarım Müdürlüğü destekleme şube müdürü olan sanığın senedi kooperatife ödenen 300.000 TL'nin geri alınmasının gündeme gelmesi halinde devletin bu parayı tahsil edebilmesini kolaylaştıracağı düşüncesiyle almış olup kendisine veya başkasına yarar sağlamadığı, herhangi bir menfaat temin etmediği, düzenlenmesinden yaklaşık 3 yıl kadar sonra kooperatifin il müdürlüğündeki dosyasının içerisinden çıkan ve bu süre zarfında sanık tarafından tahsil edilme imkanı bulunan senedin geçen süre içerisinde tahsil edilmemiş olmasının da sanığın kendisine veya başkasına bir yarar veya menfaat sağlama düşüncesiyle hareket etmediğini gösterdiği, sonuç olarak sanığın irtikap kastıyla hareket ettiğine, katılan kooperatif yetkililerinden senedi manevi cebir altında aldığına dair cezalandırılmasına yeter derecede her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı kabul edilerek 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaatine göre, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2014 tarihli ve 2014/267 Esas, 2014/418 sayılı Kararında katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle beraat hükmünün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.12.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararirtikaphukukîtemyiztevdiinesüreçv.olgularsuretiyleonanmasınasebeplerigerekçeicbar

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:45:54

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim