Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4802
2023/11127
16 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/118 Esas, 2021/374 Karar
SUÇLAR: İhaleye fesat karıştırma
HÜKÜMLER: Sanık ... hakkında beraat, diğer sanıklar hakkında mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma
Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2020/118 Esas, 2021/374 sayılı Kararının katılanlar Hazine ve ... vekilleri ile sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Davanın İflas İdaresine ihbarı yönünden mahallinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.03.2013 tarihli ve 2012/6765 Soruşturma, 2013/1292 Esas, 2013/95 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 235 inci maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca cezalandırılmaları ve haklarında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2014 tarihli ve 2013/72 Esas, 2014/260 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraat kararları verilmiştir.
C. Dairemizin 12.03.2020 tarihli ve 2018/9065 Esas, 2020/10082 sayılı Kararı ile söz konusu hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
Ç. Temyiz incelemesine konu karar ile sanık ...'in atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine, diğer sanıkların yüklenen suçtan 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası ve 235 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi delaletiyle aynı Kanun'un 235 inci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 2'şer ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve haklarında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri, dosya içindeki tüm bilgi ve belgeler ile somut tanık anlatımları dikkate alındığında; sanık ... tarafından atılı suçun işlendiğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğuna ve dolayısıyla cezalandırılması gerektiğine, açık ve somut delillere rağmen mahkemece beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair hususlara,
Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri, sanıkların durumu, işlenen suçun vehameti nazara alındığında verilen ceza miktarlarının düşük takdir edildiğine, sanıkların 22.480.000 TL bedelli büyük bir ihaleye fesat karıştırdıklarının bozma ilamı ile sabit olduğuna, atılı suç ile sağladıkları menfaatin maddi büyüklüğü ile Hazinenin uğratıldığı KDV zararının da fazlalığı mahkemece kabul edilerek haklı olarak, alt sınırdan ayrılmak suretiyle ceza takdir edilmekle birlikte sanıkların konumu ve miktar itibari ile suçun vahim derecede olduğu, toplumda infial yarattığı ve topluma örnek olması gereken kurum ve kuruluş yetkilisi olan kişiler yönünden cezanın caydırıcı olması için sanıkların üst sınırdan cezalandırılmaları gerektiğine, aynı nedenlerle haklarında takdiri indirim yapılmasının da yerinde olmadığına, sanık ... hakkında atılı suçta diğer sanıklar ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiği hususu incelenmeden beraat kararı verildiğine ve sair hususlara,
Sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz sebepleri, ilk derece mahkemesinin Kahramanmaraş İcra Müdürlüğünden sormak suretiyle edindiği bilginin yanlış olduğuna, aynı taşınmazın daha sonra 23.11.2016 tarihinde İstanbul 2. İflas Dairesinin 2011/11 sayılı iflas dosyasında satıldığına, ihale şartnamesinde ihalenin KDV'den ve damga vergisinden muaf olduğu bildirilip yapılan ihale sonunda alıcının ihaleden dolayı KDV ödemeden taşınmazı tescil ettiğine, davaya konu ihaleye fesat karıştırıldığına ilişkin iddianın daha önce Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/12010 sayılı soruşturma dosyasında da ileri sürülüp kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğine, bu karara yapılan itirazın Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 2011/810 Değişik iş sayılı Kararıyla reddedildiğine, 5271 sayılı Kanun'un 172 nci maddesi hükmü gözetilmeden ve yeni delil ortaya çıkmadan aynı konuda kesinleşmiş mahkeme kararı söz konusuyken, başka bir Ağır Ceza Mahkemesinin itirazı kabul etmesi nedeniyle bu davaya konu yargılama sürecinin başlatıldığına, somut olayda kovuşturma koşulu gerçekleşmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmesi gerekirken, müvekkillerinin mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, bozma sonrası tensip zaptının 2, 9, 10 numaralı ara kararları ile 30.09.2020 tarihinde bu hususta hiçbir ara kararı olmamasına rağmen Kahramanmaraş İcra Dairesine resen müzekkere yazılarak henüz müvekkillerinin aleyhe olan bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan ve bozmaya uyma kararı da verilmeden eylemli olarak uyma manasına gelen işlemler yapılarak savunma haklarının açıkça kısıtlandığına, mahkeme heyetinin reddi talebi üzerine yapılan işlemlerin 5271 sayılı Kanun'da yer alan usullere aykırı şekilde yapıldığına, iki farklı usule tabi olan 26 ncı ve 31 inci maddedeki düzenlemeler adeta birleştirilerek yeni bir usul yaratıldığına, açıkça kanuna aykırı davranılarak, hakimin reddi sebeplerini bildirme imkanı dahi tanınmadan Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kesin olarak heyetin reddi talebi ve geri çevirme kararına itirazlarının reddedildiğine, açıkça hukuka aykırı olan ve müvekkillerinin savunma hakkını kısıtlayan bu uygulama karşısında, müvekkillerinin tarafsız bir mahkeme huzurunda adil ve hakkaniyete uygun bir şekilde yargılanmalarının engellendiğine, atılı ihaleye fesat karıştırma suçunun maddi unsurlarının somut olayda oluşmadığına, davaya konu 17.06.2011 tarihli protokolün hukuki niteliği itibarıyla "şarta bağlı taşınmaz niyet anlaşması" olarak ihale sonrasına ilişkin olup, ihale öncesi veya ihale anında, ihale koşullarını ve fiyatı etkileme kabiliyeti bulunmadığına, sözleşme serbestisi kapsamında ihale sonrasına ilişkin hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 235 inci maddesi kapsamında suç teşkil etmeyeceğine, Bankacılık Kanunu'nun 57 nci maddesi hükümlerine göre BDDK tarafından çıkarılan Yönetmelik gereği, alacağına karşılık ihaleden aldığı taşınmazları en geç 3 yıl içerisinde elden çıkarmak zorunda olduklarından, ihalenin bankada kalması halinde taşınmazı elden çıkarabilmek için ihaleden önce müşteri aranıp sadece iyi niyet sözleşmesi yapıldığına, sanıkların, ikinci ihalede taşınmazları çok daha düşük bir bedelle alma imkanı varken, bunun yapılmamış olmasının dahi ihale bedelini etkileme yahut daha düşük bir bedelle taşınmazı alma gibi bir amaçlarının olmadığını tek başına ortaya koyduğuna, yargılama konusu protokolün düzenlenmesinde hiçbir şekilde hukuka aykırı bir amaç güdülmediğine, bilirkişi raporu ve bilimsel mütalaalar ile de tevsik edildiği üzere somut olayda bir zararın doğduğundan söz edilemeyeceğinden 5237 sayılı Kanun'un 235 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilerek, müvekkilleri hakkında düşme kararı verilmesi gerektiğine, mahkemece müvekkilleri aleyhine algılanabilecek şekilde fakat maddi gerçeğin ortaya çıkartılması amacına hizmet etmeyecek bir müzekkere ile icra dairesine soru yöneltilip icra dairesince de aynı şekilde hiçbir farklı ihtimal gözetilmeden müzekkereye cevap verildiğine, mahkemece bu yazı cevabına istinaden kamu zararı oluştuğunun kabul edildiğine, kamu zararının oluşup oluşmadığının icra dairesince verilen, içeriği de doğru olmayan bir müzekkere cevabıyla ortaya konulamayacağına, zararın oluşup oluşmadığı, varsa hesabının bilirkişi marifetiyle yapılması gerektiğine, dosyada mevcut bilirkişi raporu ve uzman görüşlerinde kamu zararının oluşmadığının bildirildiğine, suça konu ihalede satılan taşınmazı banka dışında üçüncü bir şahsın da alması durumunda herhangi bir KDV'nin olmayacağına, söz konusu ihale, Kahramanmaraş 1. İcra Mahkemesinin kararıyla iptal edilip iptal kararı kesinleştiğinden vergiyi doğuran olayın meydana gelmemesi nedeniyle Vergi Usul Kanunu'nun 341 inci maddesinde düzenlenen vergi ziyaı kabahatinden, buna bağlı olarak da Hazinenin uğradığı bir zarardan söz edilemeyeceğine, 3065 sayılı KDV Kanunu'nun "İstisnalar" başlıklı 2 nci Kısmında yer alan 17 nci maddenin 4 üncü fıkrasının "r" bendi uyarınca, ihale edilen taşınmaz, borçlu şirketin aktifinde 2 yıldan daha uzun süredir bulunduğundan zaten her durumda KDV'den yine 4088 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun istisnaları düzenleyen 2 no.lu tablo uyarınca söz konusu ihale işlemlerinin aynı zamanda damga vergisinden de muaf olduğuna, vergiden muaf tutulan bir ihalede Hazinenin suçtan zarar görmesinin ve bir kamu zararı oluşmasının ihtimal dahilinde bulunmadığına, mahkemece temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşıldığına fakat bu takdire ilişkin olarak kanuni ve geçerli olarak hiçbir gerekçe sunulmadığına, korunacak herhangi bir hakkı olmadığı halde ...'nin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin ve katılanlara ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesinin de mevzuata aykırı olduğuna ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Kahramanmaraş 2. İcra Müdürlüğünün 2005/6945 Esas sayılı dosyası kapsamında kredi sözleşmesine bağlı olarak Marmis İplik Dokuma Sanayi A.Ş'ye kullandırılan krediden kaynaklanan ilgili şirkete ait fabrika, bina ve arsasına ilişkin 1026 no.lu parsel ile 1027 no.lu parselin satışa çıkarıldığı, 1026 no.lu parselin muhammen bedelinin 37.261.331.50 TL, 1027 no.lu parselin muhammen bedelinin ise 10.819.50 TL olup, birinci artırma gününün 20.06.2011 günü saat 14:00 ve 14:10 olduğu, ikinci artırımın ise saat 14:30 ve 14:40 olduğu, icra dosyası kapsamında bankanın 6 ncı derecede ipotek alacaklısı olup İcra Müdürlüğünün 2005/6945 sayılı icra satış dosyası incelendiğinde fabrikanın yeri ve arsasına ilişkin 1027 no.lu parselin 20.06.2011 günü saat 14:00 de yapılan birinci ihalesinde ... ve Garanti Bankasının ihaleye katıldığı ve her iki isteklinin tek teklif verip fiyat artırma yoluna gitmediği, ...'ın 22.420.000.000 TL, Garanti Bankası'nın ise 22.480.000.000 TL teklif verdiği ve ihalenin en yüksek teklifi veren Garanti Bankası'nda kaldığı, Garanti Bankası ile ...'ın ihaleden 3 gün önce kendi aralarında girecekleri bu ihaleye ilişkin olarak 17.06.2011 tarihli protokolü imzaladıkları, protokolde Garanti Bankası adına sanıklar ..., ... ve ... ile satın almayı taahhüt eden olarak ... Mensucat İşletmeleri A.Ş. adına sanıklar ... ve ...'in imzalarının bulunduğu, bu protokolün birinci maddesinde Kahramanmaraş 2. İcra Müdürlüğünün 2005/6945 Esas sayılı icra takip dosyası kapsamında 20.06.2011 tarihinde satışa çıkarılan Kahramanmaraş ... Köyü Hacımustafa Çiftliği mevkiinde 1026 parsel sayılı arsa ve üzerindeki fabrika tesisleri ile aynı mevkide 1027 parsel sayılı arsa niteliğindeki gayrimenkullerden 1026 numaralı parselin muhammen bedelinin 37.261.331,50 TL, 1027 numaralı parselin 10.819.50 TL olup, birinci ve ikinci açık artırma gün ve saatlerinin açıkça belirtildiği, ikinci maddesinde birinci ihalede 22.500.000 TL bedelle alacağına mahsuben Garanti Bankası'nın ihaleye katılarak pey süreceğinin kararlaştırıldığı, Garanti Bankası'nın 20.06.2011 tarihli birinci satış ihalesinde Kahramanmaraş İli ... Köyü Hacımustafa Çiftliği mevkii 1026 parsel arsa ve üzerindeki fabrika tesisleri için % 60 ihale katılım payı + satış masrafları bedeli olarak 22.480.000 TL, Kahramanmaraş ili ... Köyü Hacımustafa Çiftliği mevkii 1027 parsel için % 60 ihale katılım payı + satış masrafları bedeli olarak 20.000 TL olarak direk pey sürerek ihaleye iştirak edeceği hususunda karşılıklı taahhütte bulunulduğu, üçüncü maddesinde Garanti Bankası'nın taşınmazların birinci artırmasında bu sözleşmenin ikinci maddesinde belirtilen ihaleye iştirak bedelleri dışında ihaleye pey sürmeyeceği, Garanti Bankası'nın ihaleye pey olarak sürdüğü yukarıda belirtilen artırım miktarının üzerinden başkaca ihaleye katılan gerçek veya tüzel kişi olursa Garanti Bankası'nın artırım yapmayacağı yönünde taahhütte bulunulduğu, dördüncü maddesinde ...'ın bu protokolün imza tarihi olan 17.06.2011 tarihinden itibaren en geç 20.06.2011 günü saat 12:00'ye kadar Garanti Bankası A.Ş'nin Adana Şubesi 6499996 no.lu vadesiz Türk lirası hesabına protokol ön ödemesi açıklaması ile 3.000.000 TL defaten ve nakden yatıracağı, bu meblağın ilgili hesaba yatırılması şartının Garanti Bankası'nın ihaleye iş bu protokol şartları çerçevesinde pey sürmesi için ön şart olduğunun kararlaştırıldığı, sekizinci maddesinde ...'ın belirtilen hüküm ve şartlar tamamen ifa edildikten ve ihaleye konu taşınmazlar Garanti Bankası'na tescil edildikten itibaren 10 gün içerisinde 19.500.000 TL bakiye taşınmaz satış bedelini altıncı maddesinde belirtilen tüm yasal masrafları belirtilen hesap numarasına yatıracağı, Garanti Bankası'nın tapu alım, satım harçları ve masrafları ...'a ait olmak üzere üç iş günü içerisinde taşınmazların tapuda ...'a devrini gerçekleştirmeyi kabul ve taahhüt ettiği, ... tarafından 10 gün içerisinde bakiye taşınmaz satış bedeli ödenmediği takdirde Garanti Bankası'nın taşınmazları satma taahhüdünün ortadan kalkacağı, ...'ın protokol ön şartı olarak yaptığı 3.000.000 TL ödemenin ancak Garanti Bankası'nın taşınmazı aynı veya daha yukarı bir bedelle satması halinde faizsiz olarak ve Garanti Bankası tarafından yapılan tüm masraflar düşülerek iade edileceği ve bu tutar haricinde bir talep olmayacağının kararlaştırıldığı, protokole uygun olarak 20.06.2011 tarihinde saat 12:00'den önce ... tarafından Garanti Bankası hesabına 3.000.000 TL'nin yatırıldığının anlaşıldığı, böylelikle sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 235 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi kapsamında, ihale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için anlaşma yaptıkları iddiasıyla ihaleye fesat karıştırma suçundan cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
Mahkemece; atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanıklardan ...'in müsnet suçtan beraatine, yüklenen suçun diğer sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olduğu kabulüyle cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... hakkında verilen beraat hükmü yönünden;
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaatine göre, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Diğer sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümleri yönünden;
Uyulmasına karar verilen bozma ilamımızda belirtildiği üzere; sanıkların, katılan (Müflis) Marmis Kahramanmaraş Modern İplik ve Dokuma San. A.Ş. adına Kahramanmaraş/Merkez, ... Mahallesi, ... ... Çiftliği mevkii 1026 numaralı parselde kayıtlı taşınmazın cebri icra yolu ile satışına ilişkin 20.06.2011 tarihli birinci artırma günü öncesinde imzaladıkları 17.06.2011 tarihli protokolün içeriği, suça konu ihalenin feshine dair Kahramanmaraş İcra Hukuk Mahkemesinin, 10.04.2012 tarihli ve 2011/412 Esas, 2012/224 sayılı Kararı ile bu kararın onanmasına ilişkin Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin, 16.04.2013 tarihli ve 2013/6845 Esas, 2013/14651 sayılı Kararı, icra dosyası ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sanıkların ihale koşullarını ve özellikle fiyatı etkilemek için anlaşma yaptıklarının sabit olduğu, yüklenen suçun sübut bulduğu nazara alınarak, tebliğnamede yer verilen, sanıkların ihale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek kastıyla hareket ettiklerine dair, gerek kendi aralarında yaptıkları protokolde gerekse tüm dosya kapsamında her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatlerine karar verilmesi gerektiğine dair düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
İhaleye fesat karıştırma suçunda benimsenen zararın gerçekleşmiş bir zarar olması gerektiği, 20.06.2011 tarihli ihalenin iptal edilmesi nedeniyle Hazinenin vergi kaybının meydana geldiği kabul edilemeyeceğinden, mahkemenin bu yöndeki zarar kabulünde isabet bulunmadığı ancak iptal edilen ihale ile yeniden yapılan ihale arasındaki olumsuz farkın zarar kavramı içinde değerlendirilmesi gerektiği nazara alınarak, suça konu taşınmazın satışına ilişkin, 2016 yılı içerisinde düzenlenen ikinci ihalenin evrakı eksiksiz olarak temin edilerek zarar meydana gelip gelmediğinin tespiti ile 5237 sayılı Kanun'un 235 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşullarının ve bu kapsamda dava zamanaşımı süresinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi sonrasında sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması,
Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın, söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, suç kastındaki yoğunluk, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı gözetilerek cezanın alt ve üst sınırı arasında makul bir oranda belirlenmesi gerektiği halde suça konu ihale nedeniyle meydana gelen zarar olup olmadığı detaylıca araştırılmadan ve 5237 sayılı Kanun'un 235 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi kapsamında düzenlenen fiilin niteliği itibarıyla birden fazla kişi tarafından işlenebilecek nitelikte olduğu gözetilmeden, "suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanıkların şahsi, sosyal ve ekonomik durumları, olayın birden çok sanık tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde işlenmesi, meydana gelen zarar miktarının çokluğu" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile alt sınırdan fazlaca uzaklaşılmak suretiyle cezalar tayini,
Suç tarihi 20.06.2011 olmasına karşın gerekçeli karar başlığında 2011 olarak gösterilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendine muhalefet edilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1.Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle sanık ...'in beraatine ilişkin Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2020/118 Esas, 2021/374 sayılı Kararında katılanlar Hazine ve ... vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2.Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanıkların mahkumiyetine yönelik Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2020/118 Esas, 2021/374 sayılı Kararına yönelik katılan ... vekilinin, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.11.2023 tarihinde karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dosyada mevcut Kahramanmaraş İcra Dairesi'nin 30.11.2020 günlü yazısından da anlaşılacağı üzere; suça konu ihaleye Banka (Garanti Bankası) dışında üçüncü bir kişinin katılıp ihaleyi alması halinde 4.046.400 TL KDV ile 111.276 TL Damga Vergisi ödemek durumunda kalacağı;
Sanıklar ..., ..., ..., ... tarafından 17.06.2011 tarihinde imzalanan protokol doğrultusunda ihaleye girerek 22.480.000 TL Bedelle ihaleyi alan Garanti Bankası'nın, toplamda 4.157.676 TL tutarında vergi avantajı sağladığının anlaşılması karşısında;
Dairemizin 12.03.2020 gün ve 2018/9065 Esas, 2020/10082 Karar No.lu Bozma ilamına uyarak;
Suça konu ihale neticesinde toplamda 4.157.676 TL Kamu Zararının meydana geldiğini kabul ederek; sanıkların eylemlerini 5237 Sayılı TCK'nın 235/2 d maddesinde düzenlenen suç kapsamında kaldığını değerlendiren ve (suç tarihi itibarıyla) suç konusunun önem ve değeri ile meydana gelen zararın ağırlığını gözeterek yasal ve yeterli gerekçe ile sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayin eden mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediği cihetle;
Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin onanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan, Sayın çoğunluğun anılan sanıklar yönünden bozma kararı yönündeki düşüncesine iştirak edilmemiştir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:01:56