Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/1827
2023/11124
15 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2011/153 Esas, 2015/82 Karar
SUÇLAR: Nitelikli dolandırıcılık (tüm sanıklar hakkında), rüşvet verme (sanıklar ..., ... ..., ... hakkında), rüşvet alma (diğer sanıklar hakkında), resmi belgede sahtecilik (tüm sanıklar hakkında)
HÜKÜMLER: Davanın reddi (sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan), beraat (tüm sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık, rüşvet alma ve rüşvet verme ile sanık ... dışındaki sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma
... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli ve 2011/153 Esas, 2015/82 sayılı Kararının katılanlar vekili, O yer Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli ve 2015/5 95 Esas, 2017/71 sayılı Kararı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrasına göre resmi belgede sahtecilik, rüşvet alma ve rüşvet verme ile nitelikli dolandırıcılık suçlarından doğrudan zarar görmeyen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının mezkûr suçlardan açılan kamu davalarına katılma ile aynı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçlardan verilen kararları temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı vekili dışındaki temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.07.2011 tarihli ve 2009/6700 Soruşturma, 2011/2314 Esas, 2011/186 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık, rüşvet alma ve rüşvet verme ile resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli ve 2011/153 Esas, 2015/82 sayılı Kararı ile tüm sanıklar hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme ile nitelikli dolandırıcılık suçlarından, sanık ... dışındaki tüm sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan ise 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereğince davanın reddine hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.O yer Cumhuriyet savcısı temyizinde; resmi belgede sahtecilik ile rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından kurulan beraat hükümlerinin bozulmasını talep etmiştir.
2.Katılan ... vekili, sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerinin bozulması istemiyle hükümleri temyiz etmiştir.
3.Sanık ... müdafiinin temyizi, vekalet ücretine hasrendir.
III. GEREKÇE
1.Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen davanın reddine ilişkin hükme yönelik incelemede; Sultanbeyli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/2019 Esas sayılı davasının konusunun mühürde sahtecilik, incelemeye konu davanın konusunun ise sahte mührün kullanılması suretiyle resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, davaların konuları itibarıyla farklı olup mükerrer olmadıkları gözetilerek yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden davanın reddine dair karar verilmesi usul ve yasaya aykırı ise de; sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımı süresini kesen son işlemin 25.01.2012 tarihli sorgu olduğu ve bu tarih ile inceleme günü arasında 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşılmıştır.
2.Sanıklara yüklenen rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarına ilişkin olarak, taraflar arasında işin yapılmasından önce veya yapılması sırasında rüşvet anlaşması yapıldığına dair dosya kapsamında yeterli delil bulunmaması ayrıca sanıklara yüklenen tüm isnatların sübutu halinde kamu görevlisi olan sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma, kamu görevlisi olmayan sanıklar hakkında ise bu suça azmettiren veya yardım eden sıfatıyla iştirak etme suçlarını oluşturacağı, söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırına nazaran bahse konu suçun aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, sorgu tarihi olan 25.01.2012 ile inceleme günü arasında olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır.
IV.KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı vekilinin verilen beraat ve davanın reddi hükümlerine yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası da nazara alınarak 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE,
2.Gerekçe bölümününde açıklanan nedenlerle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli ve 2011/153 Esas, 2015/82 sayılı Kararına yönelik katılan ... vekili, O yer Cumhuriyet savcısı ile sanıklardan ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:01:56