Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/11123
2023/11049
14 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2012/190 Esas, 2014/51 Karar
SUÇLAR: Basit zimmet (sanıklar ..., ... ve ... hakkında ikişer, diğer sanıklar hakkında birer kez)
HÜKÜMLER: Sanıklar ..., ... ve ... hakkında zincirleme basit zimmet, diğer sanıklar hakkında basit zimmet suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, düşürülme
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, düşürülme
Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2014 tarihli ve 2012/190 Esas, 2014/51 sayılı Kararının sanıklar ... ve ... müdafii, sanık ... müdafii ile diğer sanıklar tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Tarım ve Orman Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce katılma talebinde bulunulması ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı ancak ... vekilinin 10.05.2021 tarihli dilekçesinin, aleyhe temyiz iradesi içermediği, sadece katılma ve vekalet ücreti talebine yönelik olduğu ve bu itibarla incelemenin sanıklar ..., ... ve ... müdafileri ile diğer sanıkların temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, süresinden sonra vaki olmasına ve tayin olunan cezanın miktarına nazaran yasal koşulları bulunmadığından 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.05.2012 tarihli ve 2012/8093 Soruşturma, 2012/3262 Esas ve 2012/225 numaralı İddianamesiyle sanıklar ..., ... ve ... hakkında ikişer kez olmak üzere tüm sanıklar hakkında basit zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2014 tarihli ve 2012/190 Esas, 2014/51 sayılı Kararı ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 3'er ay hapis cezası ile; diğer sanıklar hakkında basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5'er yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ...'in temyiz sebepleri, kooperatif yönetim kurulunda görev yaptığı dönemde kooperatifin mali konuları ile kooperatif başkanı ... ve kooperatifin muhasebe sorumlusu ... ilgilendiğinden, zimmet eyleminden bu iki şahsın sorumlu olduğuna,
2.Sanık ...'nun temyiz sebepleri, kooperatif yönetim kurulunda görev yaptığı dönemde kooperatifin mali konuları ile kooperatif başkanı ... ve kooperatifin muhasebe sorumlusu ... ilgilendiğinden, zimmet eyleminden bu iki şahsın sorumlu olduğuna,
3.Sanık ...'in temyiz sebepleri, kooperatifin alım satım veya muhasebe işleriyle ilgilenmediğine sadece imza attığına, bu işlemlerin kooperatifin muhasebe sorumlusu ... tarafından yürütüldüğüne, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
4.Sanıklar ... ve ...'ün temyiz sebepleri, haklarında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyete hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
5.Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri, sanıkların kooperatifte görev yapmadıkları dönemlere ait zimmet miktarlarından sorumlu tutulmalarının hukuka aykırı olduğuna,
6.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, sanığın, kooperatifin muhasebe işlerini yürüten ...'ın yönlendirmesiyle görev yaptığına, KDV borcuna ilişkin miktarın kooperatif yararına harcandığına ve uhdesinde kalmadığına, kooperatifi yönetecek kadar bilgi ve donanıma sahip olmaması nedeniyle suç işleme kastının bulunmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde ... Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin yönetim kurulu başkan ve üyeleri olarak görev yapan sanıkların; 2009 yılına ilişkin 51.563,16 TL ve 2010 yılına ilişkin 52.555,44 TL tutarındaki ödenmesi gereken KDV'yi ödemedikleri ve bu tutarların kooperatif banka hesabında da bulunmadığı, bu şekilde bahsi geçen meblağların sanıkların uhdesinde bulunduğu iddiasıyla kamu davası açılmış, Mahkemece; 30.01.2009 ile 12.09.2009 dönemindeki 48.054,51 TL'nin sanıklar ..., ..., ... ve ... tarafından, 12.09.2009 ile 31.12.2009 dönemindeki 3.508,65 TL'nin sanıklar ..., ... ve ... tarafından, 2010 yılı dönemindeki 52.555,44 TL'nin sanıklar ..., ..., ... ve ... tarafından zimmete geçirildiği kabulüyle sanıklar hakkında atılı suçtan mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Sanıklar hakkında zimmet suçundan mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de; sanık ...'in KDV için ayrılan para ile kooperatif üyelerinin kullanımı için yol yaptırdıklarını savunması ve kooperatif harcamasına ilişkin olduğunu beyan ettiği fatura fotokopilerini sunması, sanık ... 'in ise kooperatifin kullanımı için araç satın alındığını beyan etmesi karşısında; sanıklar tarafından sunulan faturaların ve diğer tüm harcamaların gerçekliği araştırılıp borçlu olan kişilerin tanık olarak dinlenmesinden sonra, kooperatifin, suç dönemine ilişkin tüm defter ve belgelerinin dosya ile birlikte Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşacak üç kişilik yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek, parasal işlerin hangi tarihlerde kimler tarafından yürütüldüğü de dikkate alınarak her bir sanığın sorumluluğunu belirler nitelikte bilirkişi raporu alınarak sanıkların hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasıyla ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Yüklenen zimmet suçunu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında aynı Kanun ve maddenin beşinci fıkrası uyarınca bu bentteki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmalarına karar verilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
B. Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde ise;
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 24.06.2015 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2014 tarihli ve 2012/190 Esas, 2014/51 sayılı Kararına yönelik sanıklar ..., ... ve ... müdafileri ile diğer sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:01:56