Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/10738
2023/10906
8 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/220 Esas, 2020/359 Karar
SUÇ: Basit zimmet
HÜKÜM: Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle atılı suçtan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2020 tarihli ve 2020/220 Esas, 2020/359 sayılı Kararının suçtan zarar görenler vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Suçtan zarar görenler vekilinin, yokluğunda verilip 22.06.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde Hazine ile İçişleri Bakanlığına ayrı ayrı tebliğ edilen hükme yönelik, 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 13.07.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu, Hazineye 13.07.2021 tarihinde ikinci kez yapılan tebligatın temyiz süresini yeniden başlatmayacağı tespit edilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesince temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca belirtilen husus dışında temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.12.2004 tarihli ve 2004/2357 Esas, 2004/4479 Hazırlık, 2004/1264 numaralı İddianamesiyle; sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 240 ıncı maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2006 tarihli ve 2005/35 Esas, 2006/41 sayılı Kararı ile, sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesindeki suçu oluşturacağı belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
3.Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2008 tarihli ve 2006/64 Esas, 2008/19 sayılı Kararı ile sanık hakkında basit zimmet suçundan lehe yasa değerlendirmesi neticesinde, 765 sayılı Kanun'un 202 nci maddesinin birinci fıkrası, 219 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 121 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Kanun'un 6 ncı ve 765 sayılı Kanun'un 94 üncü maddeleri gereği bu cezaların ertelenmesine karar verilmiştir.
4.Kararın, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 25.03.2010 tarihli, 2009/9871 Esas ve 2010/2411 sayılı Kararı ile hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 562 nci maddesinin birinci fıkrası ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve on dördüncü fıkrasında yer alan soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suç olma şartının kaldırılması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde değerlendirilmesi amacıyla sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına hükmedilmiştir.
5.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2010 tarihli ve 2010/105 Esas, 2010/213 sayılı Kararı ile; sanık hakkında basit zimmet suçundan, 765 sayılı Kanun'un 202 nci maddesinin birinci fıkrası, 219 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 121 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiş ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması geri bırakılmıştır.
6.Sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediğinin ihbarı sonrası Mahkemece yapılan yargılama neticesinde açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanarak temyiz incelemesine konu karar ile; sanık hakkında basit zimmet suçundan, 765 sayılı Kanun'un 202 nci maddesinin birinci fıkrası, 219 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 121 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Suçtan zarar görenler vekilinin temyizi; suçtan elde edilen haksız kazanç tutarının tespiti ile bu değerin Hazineye ödenmesi ve Hazine lehine vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.
2.Sanık müdafiinin temyiz istemi; delillerin soyut şekilde ve sanık aleyhine değerlendirildiği, suç vasfının hatalı belirlendiği, beraat kararı verilmesi yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu hususlarına ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin 11 inci fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkemenin hükmü açıklayacağı belirtilmiştir. Öte yandan, kararın kesinleşmesi yoklukta verilenlerin yöntemince tebliğinden, huzurda verilenlerin de usulünce tefhiminden itibaren yasada öngörülen sürede kanun yoluna başvurulmaması ya da başvurulup reddedilmesi durumunda mümkün olacaktır. Bu açıklamalar ışığında, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için öncelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi gerekmektedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmemiş ise denetim süresi başlamayacak ve sanığın denetim süresi içinde suç işlediğinden de bahsedilemeyecektir.
Sanık hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasında Yalova Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen 21.12.2010 tarihli ve 2010/105 Esas, 2010/213 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kararın suçtan zarar görenler Hazine ve İçişleri Bakanlığına tebliğ edilmeksizin 29.12.2010 tarihinde kesinleştirilmesini müteakip sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğine ilişkin ihbarda bulunulması üzerine temyiz incelemesine konu 08.10.2020 tarihli hükmün kurulduğu,
3628 sayılı Kanun'un 17 nci ve 18 inci maddelerine göre zimmet suçunun zarar göreni olan ve davaya katılma hakkı bulunan Hazine ve İçişleri Bakanlığının 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası hükmü uyarınca Yalova Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21.12.2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara itiraz hakkının bulunduğu ancak Hazine ve İçişleri Bakanlığına karar tebliğ edilmediğinden sanık hakkındaki anılan kararın kesinleşmediği ve dava zamanaşımı süresinin durmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince sanık lehine olan ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Kanun'un 202 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen 10 yıllık olağan ve 15 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu anlaşılmıştır.
Zamanaşımını kesen son işlem olan 28.01.2008 tarihli mahkumiyet hükmü ile karar tarihi arasında 10 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu ve sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle suçtan zarar görenler Hazine ve İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2020 tarihli ve 2020/220 Esas, 2020/359 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:04:40