Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/918
2023/10898
8 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2011/273 Esas, 2014/171 Karar
SUÇLAR: Nitelikli zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER: Zincirleme nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından mahkumiyet, görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi
Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2014 tarihli ve 2011/273 Esas, 2014/171 sayılı Kararının suçtan zarar gören Hazine vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Suçtan zarar gören Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin içeriğine göre sadece görevi kötüye kullanma suçundan verilen kararı temyiz ettiği gözetilerek yapılan incelemede;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5 95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre sanığa isnat edilen görevi kötüye kullanma suçundan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin kamu davasına katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanık müdafiinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.07.2011 tarihli ve 2011/16934 Soruşturma, 2011/6835 Esas, 2011/499 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci ve 248 inci maddelerinin ikinci fıkraları, 204 üncü maddesinin ikinci ve 43 üncü maddesinin birinci fıkraları uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının, 2011/499 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında açılan kamu davası Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/273 Esas sırasına kaydolunmuştur.
3.Sarayköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.01.2012 tarihli ve 2012/7 Soruşturma, 2012/2 Esas, 2012/1 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması ve hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
4.Sarayköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 2012/1 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında açılan kamu davası Sarayköy (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/16 Esas sırasına kaydolunmuştur.
5.Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.06.2012 tarihli ve 2012/8496 Soruşturma, 2012/4723 Esas, 2012/322 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesi uyarınca cezalandırılması, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
6.Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının, 2012/322 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında açılan kamu davası Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/125 Esas sırasına kaydolunmuştur.
7.Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.06.2012 tarihli ve 2012/13216 Soruşturma, 2012/4816 Esas, 2012/328 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
8.Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının, 2012/328 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında açılan kamu davası Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/145 Esas sırasına kaydolunmuştur.
9.Sarayköy (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 18.05.2012 tarihli ve 2012/16 Esas, 2012/158; Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2012 tarihli ve 2012/125 Esas, 2012/191; Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2012 tarihli ve 2012/145 Esas, 2012/195 sayılı Kararları ile, Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/273 Esas sayılı davası ile söz konusu davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan davaların birleştirilmesine ve yargılamanın 2011/273 Esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.
10.Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2014 tarihli ve 2011/273 Esas, 2014/171 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesi, 248 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluğuna, kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna, görevi kötüye kullanma suçundan ise hüküm kurulmasına yer olmadığına hükmedilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafiinin temyiz istemi, müvekkili açısından zimmet suçunun unsurlarının oluşmadığı, suç kastıyla hareket etmediği, toplanan su paralarını temyiz konusu olmayan sanıklardan Derya'nın tahsil ettiği, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği hususlarına ilişkindir.
2.Hazine vekili, görevi kötüye kullanma suçundan da sanığın cezalandırılması gerektiğinden bahisle söz konusu suçtan verilen hüküm kurulmasına yer olmadığına dair kararı temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ...'ın, 2009 yılı Haziran ayı ile 2011 yılı Mayıs ayı arasında Pamukkale Grup İçme Suyu Birlik Başkanı olarak görev yaptığı, temyiz konusu olmayan sanıklardan ... ile ...'un aynı Birlikte geçici işçi statüsünde evrak işlerinde, ...'in de işçi statüsünde tahsilat işlerinde görevlendirildikleri, birliğin toplaması gereken su paralarının tahsilatının birlik çalışanları tarafından gerçekleştirildiği, tahsilatlar karşılığında makbuzların kesildiği, birliğin hesaplarının incelemesinde sanıklar ... ve ... tarafından düzenlenen tahsilat makbuzlarının bir kısmının alt ve üst nüshalarının farklı olduğunun belirlendiği, sanık ... tarafından düzenlenen altı adet makbuzun alt ve üst nüshaları arasındaki fark olan 5.087,03 TL'nin adı geçen sanığın zimmetinde gözüktüğü, ... tarafından düzenlenen dört adet makbuzun alt ve üst nüshaları arasındaki fark olan 3.036,20 TL'nin bu sanığın zimmetinde olduğu, ... tarafından Gölemezli Belediyesinden tahsil edilen 5.420,90 TL'nin muhasebe kayıtlarına işlenmediği, bu paralar için tahsilat makbuzunun düzenlenmediği, sanık ... tarafından Gölemezli Belediyesinden tahsil edilen 8.000,00 TL'nin muhasebe kayıtlarına işlenmediği ayrıca 25.12.2009 tarih ve 833 sayılı yazı ile Gölemezli Belediyesinden tahsil ettiği 1.000 TL'nin kayıtlara işlenmediği, öte yandan birliğe resmi olarak uygun vasıfta bir muhasebe görevlisi atamadığı ve ilgili mevzuat gereğince makbuz kayıt defterini temin ederek kullanılmasını sağlamadığı iddialarıyla sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, nitelikli zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından kamu davaları açılmış, Mahkemece; sanıklardan ...'in zimmetinde gözüken parayı doğrudan birlik başkanına verdiğini ancak herhangi yazılı bir belge almadığını, ...'un da makbuzların alt ve üst nüshalarının farklı düzenlenmesini birlik başkanı ...'ın isteği ve baskısı nedeniyle yaptığını, aradaki parayı da ...'ın aldığını belirtmesi, ... imzalı "taahhüt içerir belgedir" başlıklı belge ve tüm dosya kapsamına göre suça konu paraları sanık ...'ın aldığı, makbuzlarda sahtecilik yapılması konusunda da ...'ın azmettirdiği kabulüyle zincirleme şekilde nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından cezalandırılmasına, görevi kötüye kullanma suçundan ise sanığın eylemleri bir bütün halinde zimmet suçunu oluşturduğundan bu suçtan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında zimmet suçundan kurulan hükümde, takdiri indirim sırasında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında yapılan indirim neticesinde, 5 yıl 2 ay 15 gün yerine 5 yıl 2 ay hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini ile yüklenen zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarını 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştirilen hususlar dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2014 tarihli ve 2011/273 Esas, 2014/171 sayılı Kararına yönelik Hazine vekilinin sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen karara ilişkin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, ek Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2014 tarihli ve 2011/273 Esas, 2014/171 sayılı Kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştirilen hususlar dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:04:40