Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/8068
2023/10620
1 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/2391 Esas, 2020/1550 Karar
SUÇLAR: Basit zimmet, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER: A) Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.12.2019 tarihli ve 2016/182 Esas, 2019/611 sayılı Kararı ile; basit zimmet suçundan beraat, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet,
B) Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 11.11.2020 tarihli ve 2020/2391 Esas, 2020/1550 sayılı Kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddi.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi, onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.05.2016 tarihli ve 2016/6376 Soruşturma, 2016/2106 Esas, 2016/261 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında basit zimmet ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
2.Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2016/181 Esas, 2016/208 sayılı Kararı ile sanık hakkında basit zimmet ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın Adana Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3.Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2019 tarihli ve 2016/182 Esas, 2019/611 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesine, basit zimmet suçundan ise 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraatine karar verilmiştir.
4.Katılan vekili ile sanığın istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 11.11.2020 tarihli ve 2020/2391 Esas, 2020/1550 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık, savunma hakkının kısıtlandığından bahisle hakkında kurulan mahkumiyet hükmünü temyiz etmiştir.
2.Katılan vekili, sanığın zimmet suçunu işlediği ve hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği halde beraatine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle beraat hükmünü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Adana Barosuna bağlı avukat olarak görev yapan ve 13.05.2011 tarihli vekaletnameye istinaden katılanın vekilliğini üstlenen sanığın, 35.000 TL bedelli çekin tahsilini sağlamak üzere masrafa mahsuben 1.000 TL ücreti peşin aldığı, alacaklı katılan vekili sıfatıyla borçlular Kuyumcular isimli şirket ile cirantalar ... ve ... haklarında işlemiş faizi ile birlikte toplam 46.135,75 TL alacağın tahsili amacıyla Adana 6. İcra Müdürlüğünün 2012/1497 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü icra takibi sırasında, alacağın tamamını haricen tahsil etmesine rağmen belirli bir süre tahsilatı gizlediği, sonrasında ise sadece 25.08.2015 ve 04.09.2015 tarihlerinde toplamda 3.000 TL'yi katılana verip geri kalan miktarı uhdesinde tuttuğu iddiasıyla basit zimmet, aynı icra dosyası kapsamında icra takibi açma ve borçlulara usulüne uygun tebligat gönderilmesini sağlama işlemleri dışında herhangi bir icra işlemini 22.02.2012 tarihinden itibaren yapmadığı iddiasıyla ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davasında, ilk derece mahkemesince; sanığın alacağı haricen tahsil ettiğinin sabit olmaması, icra dosyası kapsamında gerekli işlemi yapmadığının ise sabit olduğu gerekçeleriyle, basit zimmet suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraatine, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan ise cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Katılan vekili ile sanığın bu kararı istinaf etmesi üzerine bölge adliye mahkemesi tarafından dosya üzerinden yapılan incelemede istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesiyle 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesine eklenen 5 inci fıkra ile avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmayacağı hükmünün getirilmesine ve inceleme konusu karar tarihine nazaran ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçu açısından temyiz isteminin reddedilmesi gerektiğine dair tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
A. Sanık hakkında basit zimmet suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılanın mahkemede vermiş olduğu ifadesinde, sanığın kendisine belli aralıklarla toplamda 11.000 TL ödeme yaptığını, sanığın savunmasında bu hususla alakalı, masrafa mahsuben kendisine verilen 1.000 TL dışında 2 3 yıllık dönemde ödemeler yaptığını, tanık olarak dinlenen Kuyumcular şirketi yetkilisi ...'ın, iddia konusu çeki hatır çeki olarak ...'ya, bu şahsın da borcuna karşılık ...'a verdiğini, yine tanık olarak beyanı alınan ...'ın ise, eşi ...'a vekalet verdiğini ve bütün işlerin eşi tarafından yürütüldüğünü beyan etmeleri karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılabilmesi açısından, ... ve ... isimli şahısların açık kimliklerinin tespit edilip tanık sıfatıyla dinlenerek sanığın alacak miktarını kendilerinden tahsil edip etmediğinin sorulması sonrasında tüm deliller birlikte değerlendirilerek, eylemin sübutu halinde Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5 43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve bu suçun uzlaşma kapsamında bulunduğu da gözetilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
B. Sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde ise;
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce 23.02.2016 tarihli ''Olur'' ile verilen soruşturma, 17.05.2016 tarihli "Olur" ile verilen kovuşturma izinlerinin, sadece zimmet suçuna yönelik iddia konusu eyleme ilişkin olduğu, bu itibarla sanığın üzerine atılı ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin olarak hakkında soruşturma ve kovuşturma izni verilmediğinden kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle katılan vekili ile sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 11.11.2020 tarihli ve 2020/2391 Esas, 2020/1550 sayılı Kararının, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü açısından başkaca yönleri incelenmeksizin, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:08:46