Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2019/1697
2022/15149
28 Aralık 2022
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Rüşvet verme, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: a) Sanıklar ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçuna ilişkin eylemlerinin resmi belgede zincirleme sahtecilik suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan mahkumiyet,
b) Sanıklardan ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme, ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraat,
c) Sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması.
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklar ... ve ... müdafin sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik itirazının ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/07/2018 tarihli ve 2018/241 D.İş sayılı Kararı ile reddedildiği anlaşılmakla dosyanın bu yönden incelenmeksizin mahalline İADESİNE, keza sanıklar ... ve ... müdafin sanıklar hakkında rüşvet verme suçundan kurulan beraat hükümlerinin gerekçesine yönelik olmayan ve temyizde hukuki yararı bulunmayan temyiz talebinin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin sanık ... müdafi ile sanık ...'nun mahkumiyet, katılan vekilinin ise mahkumiyet ve beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Birleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/88 Esas sayılı dosyası kapsamında sanıklar ... ve ... haklarında rüşvet verme suçundan da kamu davası açıldığı halde bu suçtan hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, bu konuda mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün bulunmuştur.
Tebliğnamede yer verilen sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarındaki düşme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların rüşvet verdikleri iddia olunan kamu görevlisi sanıklar ... ve ... hakkında mahkemece eylemlerin TCK'nın 257/1. maddesinde düzenlenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğundan bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu doğrultuda kamu görevlisi olmayan sanıklara yüklenen rüşvet verme eylemlerinin TCK'nın 40/2. maddesi uyarınca özgü suç niteliğindeki bu suça azmettirme veya yardım etme suçunu oluşturacağı, bu suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1 e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 03/03/2009 tarihli sorgu ile hüküm tarihi arasında asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği ve kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde beraat hükümleri tesisi, kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Sanıklardan ... ve ... hakkında resmi belgede zincirleme sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet, ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Hüküm fıkrasında sanıklardan ...'ın soyadının "Doğruyol" yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
Suç tarihlerinde ... 12. Bölge Müdürlüğü 124. Şube Şefliği emrinde araç muayene işlemlerini yerine getirmekle görevli olan ve araçları görmeksizin gerçeğe aykırı şekilde suça konu motorlu araç tescil ve trafik belgelerini düzenleyen sanıklar ... ve ...'nun kurumda işçi kadrosunda çalıştıkları ve kamu görevlisi olmadıkları kabulüyle TCK'nın 204/1. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de; kurumda daimi işçi olarak görev yapan sanıkların TCK’nın 6/1 c maddesinde tanımlanan kamu görevlisi sayılacakları ve kurum tarafından araç muayene işlemlerinin yerine getirilmesi hususunda görevlendirildikleri nazara alındığında; görevleri gereği suça konu belgeleri düzenlemeye yetkili oldukları ve eylemlerinin TCK'nın 204/2. maddesinde düzenlenen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturacağı, bununla birlikte muayene işlemlerinden geçen araçların Karayolları Trafik Kanunu'na göre trafiğe çıkışa elverişli olduklarının tespiti halinde eylemlerin gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla gerçekleştiğinin kabulü gerekeceği, bu doğrultuda bahse konu araçların suç tarihleri itibarıyla trafiğe çıkışlarına engel teşkil edecek nitelikte eksikleri bulunup bulunmadığının araştırılması sonrasında TCK'nın 211. maddesinin uygulanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Sanıklar ... ve ... hakkındaki hükmün gerekçe kısmında belirtilen "Bozma ilamı çerçevesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde sanıklar ... ve ... hakkında motorlu taşıtlar vergilerinin yatırıldığını gösteren ve ...'a ibraz edilen makbuzların sahteliği hususunda başka mahkeme nezdinde kamu davası açılmadığı tespit edilmiş olup, ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde araştırılma yapılması gerektiği hususu gerekçeli karar yazım aşamasında farkedilmiştir" şeklindeki ibare ile Dairemizin 14/10/2016 tarihli, 2014/3275 Esas ve 2016/8346 Karar sayılı bozma ilamı göz önüne alındığında, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde bozma gereği yerine getirilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafi ve sanık ... ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA 28/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:49:05