Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2006/4274 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
5. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2006/4274
2010/6494
20 Eylül 2010
5. Ceza Dairesi 2006/4274 E. , 2010/6494 K.
"İçtihat Metni"
Nitelikli zimmet, görevi kötüye kullanma ve görevde keyfi muamele suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’ın yüklenen görevi kötüye kullanma ve görevde keyfi muamele suçlarından beraetlerine, sanık ...’in zimmet eylemi hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma niteliğinde görülerek mahkümiyetine dair, Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.06.2005 gün ve 2004/338 Esas, 2005/145 Karar sayılı hükümlerin Yargıtay’ca incelenmesi sanık ... müdafii ile katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’ın görevi kötüye kullanma ve görevde keyfi muamele suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanıkların işlediği iddia edilen suçlara 765 sayılı TCK.nun 228 ve 240. maddelerinde öngörülen cezaların üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4. maddesinde belirlenen beş yıllık asli dava zamanaşımına tabi oldukları, zamanaşımını en son kesen 23.06.2005 günlü sorgu işlemi ile inceleme tarihleri arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Sanık ... hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Dağıtım Hizmetleri Yönetmeliğinin 126. maddesinde 01.10.1999 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde yapılan değişiklik sonucu dağıtıcıların merkez ve şubelerde asli görevlerinin yanında merkez amirinin emriyle her türlü posta ve gişe işlemlerinde çalıştırılmalarının mümkün olduğu, idari soruşturma raporlarına, savunmaya, görev yazısına ve dosya kapsamına göre dağıtıcı olan sanığın ... PTT merkezinde asıl tahsilat görevlisinin sağlık izni veya hava muhalefeti gibi nedenlerle göreve gelemediği dönemlerde merkez müdürü tarafından sözlü olarak tahsilatla görevlendirildiği, yazılı görevlendirme koşulunun bulunmadığı, kendisinin de yasal engeli bulunmayan bu görevlendirmeyi benimseyip telefon konuşma bedellerini tahsil ettiği sırada farklı tarihlerde toplam dokuz adet telefon fatura bedelini bağlı bulunduğu idare veznesine yatırmayıp faydalanmak kastı ile uhdesinde tuttuğu, şubede kalan fatura dip koçanlarını da gizleyerek veya yok ederek fiilini gizlediği, borç düşümleri yapılamayan ve telefonları görüşmeye kapatılan abonelerin başvurmasıyla durumun ortaya çıktığı ve böylece sanığın yönetmelik değişikliğinden sonra yasal biçimde yapılan görevlendirme sırasında işlediği eyleminin zincirleme nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde TCK.nun 510. maddesiyle cezalandırılması, Kabule göre de; 765 sayılı TCK.nun 510 ve 80. maddelerine göre tayin edilen 1 yıl 2 ay hapis cezası, 522. madde gereğince 2/3 oranında indirilirken hesap hatası sonucu 4 ay 20 gün yerine, 4 ay 15 gün olarak belirlenmek suretiyle noksan ceza tayini, 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK.nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gereğine uyulmaması, Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.