Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/8495
2024/731
22 Ocak 2024
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/277 E., 2023/543 K.
HÜKÜM/KARAR: İstinaf İsteminin Kabulü ile Hükmün Kaldırılarak Yeniden Esas
Hakkında Hüküm Kurulmak Suretiyle Davanın Kısmen Kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/182 E., 2020/433 K.
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Denizcilik Taşımacılık San. Tic. Şti.'nin müteselsil kefili olan ...'ın kredi sözleşmeleri nedeniyle borçlu olduğunu, bu nedenle hakkında icra takibi yapıldığını, borcun ödenmediğini ve haczi kabil malı bulunamadığını, ancak dava konusu edilen 2 adet taşınmazını davalı ...'e devrettiğini, devrin muvazaalı olduğunu, taşınmazları devralan ...'in de kısa bir süre sonra düşük bir bedelle davalı ...'a devrettiğini, bu kişilerin daha önceden birbirlerini tanıdıklarını, gerçek değerin çok altında bedellerle yapılan devirlerin alacaklıları zarara uğratma kastı ile yapıldığını gösterdiğini belirterek bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının yaptığı tasarrufların dava tarihinden 4 yıl, 10 ay önce yapıldığından zaman aşımı süresinin dolduğunu, davalıların birbirlerini tanımadıklarını, dairelerin üzerinde ipotek olmasının satışa engel olmadığını, ancak ipotekte herhangi bir değişiklik yapılmadığından, ...'in bakiye taksitlerini ...'a düzenli olarak ödediğini, onun da bankaya yatırması sonucunda ipoteğin kalktığını, müvekkilinin alacaklılara zarar vermek kastı ile hareket etmediğini, daireleri satarak elde ettiği geliri ile iflas erteleme aşamasındaki ... Denizcilik Taşımacılık San. Tic. A.Ş'ye para girişi sağladığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zaman aşımının gerçekleştiğini, müvekkilinin dava konusu taşınmazları satın aldığı diğer davalı ...'ı tanımadığını, ekonomik durumunu bilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca taşınmazların birinin üzerindeki ipotek nedeniyle ...'a makbuz karşılığında ödemeler yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu daireyi 160.000,00 TL ödeyerek borçlu ...'tan değil ...'den satın aldığını ve bu tarihte üzerinde herhangi bir ipotek veya haczin bulunmadığını, dava konusu dairenin üstündeki 9 nolu daire ile altındaki 5 nolu dairenin müvekkiline ait olduğunu, müvekkili ile diğer davalılar arasında herhangi bir ilişkinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafa aciz vesikası veya haciz tutanağı sunması için kesin süre verildiği, verilen süre içinde davacı tarafça bir kısım haciz tutanaklarının dosyaya sunulduğu, incelenen haciz tutanaklarının 2011 yılına ait olduğu, haciz tutanaklarında davalı borçlunun adresinde haciz yapıldığına ve yapılan haciz kapsamında haczi kabil mal bulunamadığına ilişkin herhangi bir kaydın olmadığı, davacı tarafça, verilen kesin süre içinde davalı borçlu hakkında alınmış bir aciz vesikası veya İİK' nın 105 inci maddesi kapsamında yapılmış geçerli bir haciz tutanağının sunulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili bankaca borçlunun bilinen tüm adreslerine hacze gidildiğini ve haczi kabil mal bulunmadığı yönünde düzenlenen tüm haciz tutanaklarının ilk derece mahkemesine sunulduğunu, sunulan haciz tutanaklarının İİK kapsamında geçici aciz vesikası mahiyetinde olduğunu, İİK'nın 105 inci maddesi gereğince icra dosyalarının, haciz tutanaklarının ve icra dosyalarındaki cevabi yazıların aciz belgesi niteliğinde olup ayrıca hiçbir malvarlığı olmayan borçlunun, müvekkili bankanın alacaklı olduğu icra dosyasında 65 milyon civarı borcu olduğu düşünüldüğünde aciz halinde olduğunun kabulünün gerektiğini, takip tarihinden sonra da icra dosyası kapsamında hiçbir tahsilat sağlanamadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra dosyasındaki haciz tutanağının İİK'nun 105 inci madde kapsamında aciz belgesi niteliğinde olduğu, dava konusu 7 nolu bağımsız bölüm vasıflı taşınmazın birden fazla kez devir gördüğü, davalı borçlu ...' ın...Tanker ve Taşımacılık A.Ş.'nin yetkilisi ve ortağı olduğu, her iki taşınmazı satın alan ...'in ise Teco Petrolcülük Tic. San. A.Ş. adlı firmanın ... Şubesinde 2007 yılından beri sigortalı olarak saha müdürü olarak görev yaptığı, her iki firma arasında ticari ilişki bulunduğu, bu itibarla davalı 3. kişi ... 'in borçlunun mali durumu ve ızrar kastını bilebilecek şahıslardan olduğu, davalı 4. kişi ...'ın davaya konu 7 nolu bağımsız bölümün üstündeki, 4. Kat 9 nolu bağımsız bölüm ile bir alt katındaki 2. Kat 5 nolu bağımsız bölümün 1986 tarihinden bu yana maliki olduğu, kendisine ait bu iki dairenin arasındaki 3.kat 7 nolu bağımsız bölümün satılık olduğunu apartman yöneticisinden öğrendiği, bu bağımsız bölümü Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş. ... şubesinden kredi kullanmak suretiyle küçük oğlu için rayiç değerden satıcı ...den satın aldığı, bu kişiyi daha önce tanımadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1 b/2 nci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına davalı ... aleyhine açılan davanın sübut bulmadığından reddine, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulüne, dava konusu ...3225 ada, 141 parselde kayıtlı A3 Blok 5.kat 18/1928 arsa paylı 12 nolu bağımsız bölüm vasıflı taşınmazın davalı ... tarafından diğer davalı ...'e yapılan devrine ilişkin tasarrufun iptali ile İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2010/25185 sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferilerini geçmemek üzere cebri icra ve satış yetkisi verilmesine, Kadıköy İlçesi, Merdivenköy Mahallesi, 3254 ada, 58 parselde kayıtlı, 3.kat 208/2804 arsa paylı, 7 nolu bağımsız bölüm vasıflı taşınmazın davalı ... tarafından davalı ...'e yapılan devrine ilişkin talep yönünden davanın İİK'nın 283/2 nci maddesi gereğince kabulüne, taşınmazın devir tarihindeki rayiç değeri olan 250.000,00 TL'nin İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2010/25185 sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferilerini geçmemek üzere davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; gerekçeli kararın davacı bankadaki görevinden 14.07.2021 tarihinde ayrılarak Avusturya'ya taşınan ve bu nedenle vekalet ilişkisi sona eren Avukat ... Kazancı'ya usulsüz olarak tebliğ edildiğini, usulsüz olduğundan karara 18.07.2023 tarihinde muttali olunduğunu, bu nedenle temyiz dilekçelerinin süresinde olduğunu, davalı ... ile davalı borçlunun aynı apartmanda komşu olduklarını, davalı ...'ın davalı borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğunu belirterek davanın davalı ... yönünden de kabulü gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesinin 25.01.2018 tarih, 2015/348 Esas ve 2018/23 Karar sayılı davanın kabulüne ilişkin kararının davalı ... tarafından istinaf edilmemesi nedeni ile ... bakımından kesinleştiğini belirtmiş olması ve ... hakkında değerlendirme yapılmamasının hatalı ve haksız olduğunu, bahse konu kararın davalı ... tarafından istinaf edildiğini, aciz vesikasının olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
-
Değerlendirme
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge
adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar, davacı vekiline 16.05.2023 tarihinde tebliğ edilmiş; temyiz dilekçesi ise yasal süre geçirildikten sonra 24.07.2023 tarihinde verilmiştir. Davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde tebliğ yapılan vekilin görevinin 14.07.2021 tarihinde bittiği belirtilmişse de, dosya kapsamında vekilin azledildiğine ya da istifa ettiğine dair bir belgenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine karar vermek gerekmiştir.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı borçlu ...'a ait şirket ile davalı 3. kişi ...'e ait şirketler arasında ticari ilişki bulunduğundan İİK'nun 280/1 inci maddesi gereğince davalı ...'in davalı borçlunun içinde bulunduğu mali durum ile alacaklılarını ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI.KARAR
-
Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE,
-
Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:58