Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/16973
2024/40
8 Ocak 2024
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1184 E., 2021/475 K.
DAVA TARİHİ: 25.07.2018
HÜKÜM/KARAR: Davanın reddi/ İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: İskenderun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/448 E., 2019/633 K.
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ve dava dışı ...... Petrol Nak. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin müvekkili bankaya genel kredi sözleşmesi sebebi ile borçlu olduğunu, bu borç sebebi ile ...12. İcra Müdürlüğü’nün 2018/25321 sayılı dosyası ile borçlular hakkında icra takibi başlatıldığını, akabinde borçlu ... ve ...... Petrol Nak. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin pasif malvarlığı araştırmasına gidilmesi sonucunda yüzlerce taşınmazı elden çıkardığının tespit edildiğini, dava konusu taşınmazlarını da mal kaçırma gayesiyle davalı borçlu ...’nın diğer davalı ...'e devrettiğini ileri sürerek dava konusu edilen 10 adet bağımsız bölüm yönünden tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davalı borçlu tarafından farklı kişilere devredilen taşınmazlar için açılan davaların ayrılmasına karar verilmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'nın yıllardan beri İskenderun'da tanınmış bir iş adamı olduğunu, ticaret yapmakta iken ... ve Gaziantep şehir hastanelerinin inşaat işini aldığını, bu işleri yapar iken ülkenin girdiği ekonomik darboğaz, ödeme dengelerinin alt üst olması ve döviz kurlarında beklenmeyen ani yükselişler ve en önemlisi inşaat sahiplerinin ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemelerinden dolayı ekonomik darboğaza girdiğini, elindeki bütün nakidi bu inşaatlara yatırdığını, ancak ödemelerini alamaması nedeniyle sıkıştığını, elindeki taşınmazları satarak işçilere, malzeme almakta olduğu şirketlere ve bankalara ödemelerini yapmaya çalıştığını, müvekkilinin bu ödemeleri yapmak için elindeki tüm taşınmazlarını birer birer sattığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
-
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı banka tarafından dosyaya ibraz edilen aciz vesikası bulunmadığını, davaya konu satış işleminin gerçek satış olduğunu, taşınmazların gerçek değerinde bankadan ödeme yapılmak suretiyle satın alındığını, müvekkili ile diğer davalı arasında herhangi bir akrabalık, hısımlık vs. bir ilişki bulunmadığını, müvekkili ...'in diğer davalı ... ile dava konusu taşınmazların satıldığı 5523 parsel sayılı ana taşınmazın kök hissedarlarından olduğunu, müvekkilinin kök tapudaki ana hissedarlardan biri olması nedeniyle satışa çıkarılan C bloktaki daireleri önalım hakkına dayanarak gerçek bedelinin ödenmesi suretiyle satın aldığını, dava konusu taşınmazları satın alabilecek ekonomik güce sahip olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının dava konusu taşınmazları gerçek değerine yakın bedellerle diğer davalı ...'e devrettiği, satış bedeli olarak 5523 parselde bulunan 120 adet taşınmaz için 14.06.2018 tarihli havale işlemi ile ...'in Türkiye Finans Bankasında bulunan hesabından ...'nın hesabına 9.500.000,00 TL'nin gönderildiği, bu durumun banka kayıtları ve dekontlar ile ispat edildiği anlaşıldığından İİK 278/2 maddesinden tasarrufun iptalinin mümkün olmadığı, davalılar arasında komşuluk, arkadaşlık, iş ilişkisi olmadığı, her iki davalının iş hayatı sebebi ile birbirini tanıyabilecekleri ancak bu hususun davalı ...'in diğer davalı borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastını bildiği yönünde açık emare olmadığı, ...'in ekonomik durumunun taşınmazları almaya elverişli olduğu, taraflar arasında herhangi bir akrabalığın veya iş ilişkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; borçlu davalı ... adına kayıtlı iken dava konusu taşınmazların alacaklılardan mal kaçırma gayesi içerisinde muvazaalı olarak 13.06.2018 tarihinde davalı ...'e satış yoluyla devrinin yapıldığını, dava konusu yapmadıkları çok sayıda taşınmazın alacaklılardan mal kaçırma gayesi içerisinde üçüncü kişilere devredildiğini, ... İli, ...İlçesi,...Mahallesi, 573 Ada, 1 parselde kayıtlı yaklaşık 117 Adet bağımsız bölümün 13.06.2018 tarihinde davalı ...'e devrinin gerçekleştirildiğini, 117 tane taşınmazın 13.06.2018 tarihinde ... gibi inşaat sektöründe çalışan davalı ...'e devrinin gerçekleştirilmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalıların 2013 yılında İskenderun'da "Altın Vadi Residence" projesini birlikte yürüttüklerini, aralarındaki süregelen iş ortaklığı ve ticari ilişkinin bizzat davalılar tarafından da kabul edildiğini, bu nedenle davalı ...'in borçlu ...'nın içinde bulunduğu mali durumu ve alacaklılardan mal kaçırma kastını bilmediğinin iddia edilemeyeceğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... ile davalı ... arasında gerçekleştirilen satım işlemleri ile ilgili bedelin davalı ... tarafından davalı ...'ın hesabına banka havalesi ile gönderildiği, taşınmazların henüz inşaat aşamasında olması nedeniyle tapuda devir esnasında belirlenen bedel ile gerçek değer arasında bariz farkın olmadığı, davacı tarafça ileri sürülen muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 b 1 maddesi uyarınca, esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
- Değerlendirme
İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278. maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279. maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince davalılar arasında komşuluk, arkadaşlık, iş ilişkisi olmadığı, her iki davalının iş hayatı sebebi ile birbirini tanıyabilecekleri ancak bu hususun davalı ...'in diğer davalı borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastını bildiği yönünde açık emare olmadığı, ...'in ekonomik durumunun taşınmazları almaya elverişli olduğu, taraflar arasında herhangi bir akrabalığın veya iş ilişkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Dosya kapsamından, davalı borçlu ...'nın dava konusu edilen aynı apartmandaki 10 adet bağımsız bölümü ve bununla beraber aynı apartmandaki dava dışı 110 adet bağımsız bölümü aynı gün, aynı tapu devir senedi ile diğer davalı ...'e devrettiği, bu bağımsız bölümlerin yapıldığı apartmanların üzerinde bulunduğu arsada davalıların beraber hissedar olduğu, birlikte hareket ederek arsa üzerine inşaat yapılması için kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenledikleri, davalı borçlunun mali durumunun bozulması üzerine inşaatı tamamlayamadığı ve davalı 3.kişi ...'in bu durumdan olumsuz etkilenmemek ve inşaatın tamamlanmasını finanse etmek üzere bağımsız bölümleri devraldığını beyan ettiği anlaşılmış olup, buna göre davalı 3.kişi ...'in İİK'nun 280/1 maddesi kapsamında borçlunun mali durumunu ve alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:31:33