Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/18122
2024/360
15 Ocak 2024
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/283 E., 2021/253 K.
DAVA TARİHİ: 19.06.2019
HÜKÜM/KARAR: İstinaf isteminin kabulü ile hükmün kaldırılarak yeniden esas
hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmesine yer olmadığı
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/277 E., 2020/631 K.
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ...'ın Meryap Mermer Yapı Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinde yer alan tüm hisselerini kardeşi olan diğer davalıya 22.05.2018 tarihinde devrettiğini, söz konusu devrin ...'ın avalist olduğu, dava dışı Final Pazarlama Limited Şirketi'nin keşidecisi bulunduğu, davacı şirket lehine keşide edilen 01.09.2018 tarihli 200.000,00 TL'lik çek ve 05.09.2018 keşide tarihli çekin ödenmemesi nedeniyle İstanbul 19. İcra dairesinde başlatılan 2018/31614 Esas sayılı takip dosyasına yönelik olarak takibi karşılıksız bırakmak için yapıldığını belirterek pay devri işleminin davacı bakımından iptali ile davacıya şirket hissesi üzerinden icra yetkisi verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının alacağının doğum tarihinin davaya konu tasarruf işleminden sonra olduğunu, devir işleminin yapıldığı tarihin 22.05.2018 olup, çeklerin keşide tarihlerinin 01.09.2018 ve 05.09.2018 olduğunu, ...'ın çeklerde avalist durumda olduğunu, borcun doğum tarihi olarak Final Pazarlama arasındaki cari hesap ilişkisinin başladığı tarihin esas alınmasının mümkün olmadığını, ayrıca müvekkilinin üzerine kayıtlı Bolu, Yalova, Bakırköy, Şile, Üsküdar, Bahçelievler, Keçiören, Güdül ilçelerinde taşınmazlar bulunduğunu, bu taşınmazların değerinin alacağı fazlasıyla karşıladığını, aciz halinin gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; icra takibine dayanak yapılan alacağın iş bu davanın ikame edilmesinden sonra davalı tarafça ödendiği, davanın konusuz kaldığı, her ne kadar davacı tarafça taşınmaz kayıtları ve taşınır araç bilgileri sunulup aciz halinin gerçekleşmediği, borcu ödeme gücünün bulunduğu konusunda beyanlar iletilmiş ise de söz konusu kayıtlar üzerinde dava konusu alacak dışında başkaca alacaklar için tedbir ve haciz türü kısıtlamalar bulunduğu, davaya dayanak yapılan çeklerin keşidecisi durumunda olan Final Pazarlama Limited şirketinin konkardato talebinde bulunduğu, davacı şirketin de müdahil olduğu, bu nedenle iş bu davanın açılmasına, davalıların sebebiyet verdiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından hüküm tesis edilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davalılar tarafından ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi isabetli olmakla birlikte yargılama giderinin davalı müvekkillerine yüklenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının alacağının 20.09.2018 tarihinde ihtiyati haciz konulan taşınmazların satışından tahsil etme olanağı bulunduğu, bu nedenle davacının ihtiyati haciz konulmak suretiyle icrayı haciz aşamasına geçilmesi olanağı bulunan taşınmazlar satılıp paraya çevrilmesi olanağı varken, tasarrufun iptali davasını açmakta hukuki yararı bulunmadığı, tasarrufun iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmayan davacının yargılama giderinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1 b/2'nci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, icra takibine konu borcun ödenmesi nedeniyle konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dışı Final Pazarlama Kitap Kırtasiye Yayın ve Bilişim Hiz. Tic. Ltd. Şti'nin konkordato sürecinde olduğunu, davalıların pay devri sözleşmesinde belirledikleri tutarın devre konu pay hakkına nazaran bir hayli düşük olduğunu ve tasarrufun taraflarının dava dışı şirketle ve birbirleriyle olan yakınlığından da anlaşılacağı üzere davacıdan mal kaçırma amacı taşıdığını, konkordato sürecinde verilen geçici mühlet kararıyla birlikte, evvelce tatbik edilen ihtiyati hacizlerin uygulanamaz hale geldiğini, alacağın anılan tarihte ihtiyati haciz konulan taşınmazlardan tahsil kabiliyeti bulunmadığını, dosyaya sunulan taşınmaz kayıtlarında farklı icra dosyalarına ait kayıtlar mevcut olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:23