Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/10687
2024/1857
21 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1343 E., 2023/977 K.
DAVA TARİHİ: 21.12.2020
HÜKÜM/KARAR: Davanın Kabulüne / Başvurunun Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 10. Tüketici Mahkemesi
SAYISI: 2020/403 E , 2023/977 K
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin aracının davalı ...Ş. tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, aracın trafikte seyir halinde iken ...in sevk ve idaresindeki, diğer davalı ... AŞ 'nin trafik sigortacısı olduğu araç ile karıştığı trafik kazası sonucu hasara uğradığını, hasar bedelinin davalı kasko şirketi tarafından ödenmediğini, müvekkilinin kusursuz olduğunu, araçta meydana gelen hasardan davalıların sorumlu bulunduğunu belirterek şimdilik 10.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 10.05.2019 tarihli ıslah dilekçesinde; 10.000,00 TL olarak açtıkları davalarını 300.000,00 TL artırılarak 310.000.00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalının alkollü olduğunu, alkol sebebiyle hasarın teminat dışı olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik uygulaması haline gelen münhasır alkol etkisi ile olmaksızın gerçekleşen rizikoların teminat kapsamında olacağı tezinin KTK'da yapılan değişiklik ile uygulanamaz hale geldiğini, kanun metninde yapılan değişiklik ile güvenli araç sürme yeteneğini kaybetme kriterinin kaldırılarak bunun yerine objektif bir kriter getirildiğini ve 0.50 promil üzerinde alkollü araç kullanılması yönetmelik hükmüne değil doğrudan kanun hükmüne aykırı hale getirildiğini, kasko sigortasına benzer şekilde Karayolları ZMM sigortasında da benzer durum olduğunu, davacı sigortalı sürücünün yasal sınır üzerinde alkollü olarak uyuşmazlık konusu kazaya karıştığından davanın doğrudan reddi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile nöroloji uzmanının dahil olduğu bilirkişi heyeti raporunda kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmediği tespit edildiğinden davacı aracında gerçekleşen hasarın kasko poliçesi teminatında olduğu kabul edilerek davalı ...Ş'nin de gerçekleşen davacı zararından sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 310.000,00 TL tazminatın 10.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...Ş'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; münhasıran alkol etkisiyle olmaksızın gerçekleşen rizikoların teminat kapsamında olacağının kanunda 2013 yılında yapılan değişiklikle uygulanamaz hale geldiğini, bu nedenle dava konusu olayın teminat kapsamında bulunmadığını, davacının kaza sırasında 0,55 promil alkollü olduğunu, bu oranın yasal alkol limitlerinin üzerinde bulunduğunu, müvekkilinin davacının alkol miktarını ispatladığını, kazanın alkol sebebiyle meydana gelip gelmediğinin önem arz etmediğini, gerek KTK'nun 48.maddesinde yapılan değişiklik gerekse Kasko Genel Şartlarında yapılan değişiklik dikkate alındığında kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt alkolün etkisi altında kaza yapmış olmasının aranmayacağını, mahkemece aksi kanaat düşünülüyorsa asla davayı kabul anlamına gelmemek koşuluyla kararın yalnızca müvekkili şirket yönünden Bölge Adliye Mahkemesince kaldırıldığını, diğer davalılar bakımından Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi kararı kesinleşmiş olduğundan 11.02.2021 tarihli kararda hükmedilen tutarın fahiş ve hatalı olduğunu, ayrıca faiz başlangıcının ancak ve ancak dava tarihi olabileceğini, huzurda ki davada iki kez görevsizlik kararı verilmesine rağmen görevsizlik vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasın davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Somut olayda; bilirkişi heyetinden alınan raporda belirtildiği üzere davalı yanda sigorta poliçesi bulunan davacı araç sürücüsü ...'ın kusursuz, kazaya karışan diğer araç sürücüsü ...in ise asli ve tam kusurlu olduğu, meydana gelen kazanın dava dışı diğer araç sürücüsü ...in asli ve tam kusurlu davranışından dolayı meydana geldiği, her ne kadar davacı araç sürücüsünün kaza esnasında alkollü ise de 0,55 promil alkolün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir etkisinin bulunmadığı, kaza sonucu davacı aracında meydana gelen hasarın yedek parça, işçilik ve KDV dahil toplam 321.200,00 TL hasar meydana geldiği, davacı aracının kaza tarihi itibariyle ikinci el piyasa değerinin aracın yaşı, kilometresi, aracın yetkili servisleri ile oto galericiler nezdinde yapılan piyasa araştırması sonucu değerinin 350.000,00 TL olması gözetildiğinde tamirinin ekonomik olmadığı, pert total olması gerektiği, aracın hasar sonrası sovtaj bedelinin ise 40.000,00 TL olduğu, bu hale göre davacı yanın davalı ... şirketinden Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde ... ve Allianz Sigorta yönünden kesinleşen karar yönünden tahsilde tekerrür olmamak koşuluyla 310.000,00 TL'nin davalı ...Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine yönelik ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1) b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı kaza nedeni ile tazminat talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 ve 1453 üncü maddeleri, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları.
-
Değerlendirme
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tahsilde tekerrür oluşabileceğinden, hükme Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde ... ve Allianz Sigorta yönünden kesinleşen karar yönünden tahsilde tekerrür olmamak koşuluyla 310.000,00 TL'nin davalı ...Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine ibaresi eklenilmesi gerekirken hükümde bu yönde açıklık bulunmaması ve infazda kuşku yaratılması doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca temyiz olunan mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE ,
2.Davalı vekillinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1. Bendine "tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
21.02.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:23:12