Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/18117
2023/9779
26 Eylül 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/376 E., 2021/269 K.
HÜKÜM/KARAR: Red Esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2016/227 E., 2017/454 K.
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf itirazının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı doktorların Bakırköy Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nde görevli olduklarını, dava dışı hasta ...'in davalıların görevli olduğu hastanede sezaryen ameliyatı olduğunu, bu ameliyatın davalıların kusurlu eylemleriyle gerçekleşmesi nedeniyle dava dışı hastanın bir böbreğinin alındığını, dava dışı hastanın malul kaldığını, bu nedenle davacı idare aleyhine idare mahkemesinde açılan davanın kısmen kabul edildiğini, dava dışı hastaya davacı idare tarafından ödeme yapıldığını, davalı doktorların görevini yerine getirirken kusurlu davranarak idareyi tazminat ödemek zorunda bıraktığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ödenen bedel olan 505.145,24 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte rücuen tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalıların meydana gelen olayda kusurlarının olmadığını, husumetin hatalı yöneltildiğini, rücuya esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, davacı idarenin hizmet kusurunun hekim kusurundan bağımsız olarak incelenmediğini, davalı hekimlere ihbar yapılmamasının hatalı olduğunu, müştereken ve müteselsilen dava açılmasının hatalı olduğunu, ihbar edilmeyen dava nedeniyle faiz talep edilmesinin yerinde olmadığını, hastanın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, davalı doktorların tıbbi bir kusur ve ihmalleri bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 08.09.2017 tarihli bilirkişi raporu uyarınca, Sabiha Ezer isimli hastanın "fetal distress" tanısıyla sezeryan ameliyat geçirdiği, ameliyatta sol tarafta selvikstenvasane uzanan yırtık görüldüğü, ciddi kanama geliştiği, kanama kontorü amacıyla yoğun çaba sarfedildiği, yoğun kan trasfüzyonunun yapılmış olduğu ve subtotal histrektomi yapıldığı, olası ürüner sistem travmasına yönelik önlem ve tetkikler planlandığı, hastanın zamanında takip ve tetkiklere gelmesi durumunda talihsiz organ kaybının önlenebileceği sonucuna varıldığı, dolayısıyla davalı doktorlara herhangi bir kusur izafe edilemeyeceği, söz konusu ilk sezeryan ekibinde olan davalı doktorların ihmal ve kusur oranının olmadığı, hastaya uygulanan tüm tıbbi tanı ve tedavi yöntemlerinin tıbbi ilke ve kurallara uyumlu olduğu, dolayısıyla Adli Tıp Kurumu tarafından verilen davalı doktorların kusurlu olduklarına dair raporlara itibar edilemeyeceği ve İstanbul Tıp Fakültesi Üniversite hocalarından oluşan bilirkişi raporundaki tespitleri katılarak verilen raporda davalı doktorların herhangi bir kusurlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dışı hastaya yapılan ödemede davacı idarenin hiç bir kusuru bulunmadığını, davacı tarafından olaydaki kusurlu personelin tespiti amacıyla uzman görevlendirildiğini, uzman tarafından yapılan incelemede davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespiti üzerine yapılan ödemenin tahsili için davalılara iş bu davanın açıldığını, kararın hatalı olduğunu belirterek kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemece daha evvel alınan kusur raporları arasındaki çelişkiyi gidermek üzere üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 08.09.2017 tarihli bilirkişi heyeti raporunun daha evvel alınan bilirkişi raporları arasında çelişkiyi giderecek şekilde gerekçeli, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olmasına, bu raporda tazminata yol açan olayda davalıların kusuru bulunmadığının tespit edilmiş olmasına göre davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; idare mahkemesince davalıların kusurlu olduğu kabul edilerek tazminat ödenmesine karar verilmesine rağmen mahkemece yeniden kusurlu olup olmadıklarına dair rapor alınmasının yerinde olmadığını, mahkemenin kusur oranlarının tespiti açısından rapor alması gerektiğini, davalıların kusurlu olduklarının netleştiğini, bu nedenle kararın hatalı olduğunu, davalıların görevleri esnasında gerekli dikkat ve özeni göstermemeleri nedeniyle kusurlu olduklarını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davacı tarafından Bakırköy Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nde dava dışı hastaya uygulanan hatalı sezaryen işlemi sonucu hastada meydana gelen maluliyet nedeniyle ödenen tazminatın davalı doktorlardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 73 üncü maddesi, 27.05.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7406 sayılı Kanun) 15 inci maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na (3359 sayılı Kanun) eklenen geçici 13 üncü maddesi, 7046 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile 3359 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 18.
-
Değerlendirme
-
Resmi Gazetede 27.05.2022 tarihinde yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 15 inci maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen geçici 13. madde “Ek 18 inci maddenin birinci fıkrası hükümleri, 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca haklarında kesinleşmiş bir soruşturma izni verilenler bakımından uygulanmaz ve soruşturma veya kovuşturmalara devam olunur. Kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yapmış oldukları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı açılan rücu davalarından, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yargılaması devam edenler bakımından ek 18 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca karar verilmek üzere Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya iki aylık süre verilir. Başvuru yapılmaması hâlinde dava usulden reddedilir. Bu durumda yargılama gideri taraflar üzerinde bırakılır ve davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmez.” hükmünü haizdir.
Dosya kapsamından, davalı doktorların olay tarihinde Bakırköy Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nde görevli doktorlar olduğu, dava dışı ... isimli hasta tarafından hatalı uygulanan sezaryen ameliyatı nedeniyle malul kaldığı iddiasına dayalı Sağlık Bakanlığı aleyhine İstanbul 4. İdare Mahkemesinde 2015/313 Esas, 2015/518 Karar sayılı dosyası ile açılan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, bu karar sonrasında ödenen bedelin eldeki dava ile davalılardan rücuen tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda mahkemece, yukarıda gösterilen mevzuat hükmü gereğince Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya süre verilmesi başvuru yapılmaması halinde ise davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
- Bozma nedenine ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının re'sen BOZULMASINA,
-
Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeple, bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:29:16