Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/18288
2023/9769
26 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/236 E., 2021/787 K.
HÜKÜM/KARAR: Kısmen kabul Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2015/832 E., 2018/820 K.
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu ve davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 25.06.2015 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu davacı yolcunun yaralandığını belirterek açılan belirsiz alacak davasında fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 05.06.2018 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talebini 800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.991,32 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olarak belirlemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; poliçenin kaza tarihinde geçerli olup olmadığının araştırılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusur durumunun Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak kusur raporuyla netleştirilmesi gerektiğini, kaza ile zarar arasında illiyet bağının mevcut olup olmadığının netleştirilmesi gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından davalının sorumlu olmadığını, davalının temerrüdünün gerçekleşmediğini, bu nedenle faiz talebinin reddi gerektiğini, avans faiz talebinin haksız olduğunu ve kabul anlamına gelmemek üzere Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya rücuya esas bir ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak netleştirilmesi, yapılmış olması halinde hesaplanan miktardan mahsup edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 13.11.2017 tarihli Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nin raporunun hükme esas alındığı, buna göre davacıda sürekli maluliyetinin bulunmadığı, üç aylık geçici iş göremezlik halinin bulunduğu, 25.05.2018 tarihli hesap raporunun usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.991,32 TL geçici iş göremezlik tazminatın 10.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini, kaza sonucu davacının bel ve omurgalarında kırıklar meydana geldiğini, hala tedavi görmekte olduğu Muş Devlet Hastanesi'nden verilen 15.12.2016 tarihli raporda % 8 oranında vücut fonksiyon kaybı olduğunun belirlendiğini, maluliyet raporuna itirazlarının nazara alınmadığını, davacı mermer ustası olup işi gereği sürekli eğilip kalkarak işini yaptığını, kaza nedeniyle beli kırılmış olup buna rağmen kalıcı iş göremezliğinin oluşmadığının rapor edildiğini, mahkemece davacının son durum raporu alınmadan alınan maluliyet raporuna göre karar verildiğini belirterek kararın kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 15.12.2016 tarihli Muş Devlet Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu Raporu ile davacının kaza neticesi % 8 vücut fonksiyon kaybı oranı belirlenmiş ise de raporun 1 yıllık geçici rapor olduğu ve hükme esas alınamayacağı, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, Muş Devlet Hastanesi'nin 15.12.2016 tarihli raporunda % 8 oranında vücut fonksiyon kaybı olduğunun belirlendiğini, maluliyet raporuna itirazlarının nazara alınmadığını, davacının mermer ustası olup işi gereği sürekli eğilip kalkarak işini yaptığını, mahkemece davacının son durum raporu alınmadan alınan maluliyet raporuna göre karar verildiğini belirterek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın 25.06.2015 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri.
- Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden alınan 13.11.2017 tarihli rapor ile Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 29.09.2016 tarihli raporlarının birbirini destekler nitelikte olmasına, her iki raporda da davacıda sürekli maluliyetin bulunmadığı ve 3(üç) aylık iyileşme süresinin olduğu hususlarının rapor edilmiş olmasına, davacı tarafından sunulan 15.12.2016 tarihli Muş Devlet Hastanesi'nden alınan raporun usul ve yasaya uygun olmamasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:29:16