Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/16109

Karar No

2023/9675

Karar Tarihi

25 Eylül 2023

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/831 E., 2021/2301 K.

HÜKÜM/KARAR: İstinaf başvurusunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2015/167 E., 2018/1001 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda bölge adliye mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.

Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair karara karşı davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı belediyenin istinaf başvurusu da esastan reddedilmiştir. Hâl böyle iken İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davacı yanın, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir.

  1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar yönünden temyiz sınırı her bir dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir.

İlk Derece Mahkemesi tarafından davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.

Davacılar ... ve ... yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin adı geçen davacılara ilişkin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı ... vekilinin davacı ...'a yönelik gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...Ş.'nin zorunlu trafik sigortacısı, davalı ...'nın işleteni olduğu aracın bisiklet sürücüsü davacı ...'a çarpmasıyla oluşan 18.06.2012 tarihli trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kaldığını belirterek belirsiz alacak davası olarak davacı ... yönünden 100,00 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri tazminatı ve 200.000,00 TL manevi tazminatın, davacılar anne baba için ayrı ayrı 50.000,00'şer TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiş; 14.03.2018 tarihli bedel artırım dilekçesiyle davacı ... için maddi tazminat talebini davalı ...Ş. yönünden 236.475,00 TL'ye, davalı ... yönünden 311.954,83 TL'ye arttırmıştır.

II. CEVAP

  1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; görev, zamanaşımı ve husumet itirazında bulunarak müvekkili Belediye'nin hizmet alımında bulunduğu alt işveren 3B Peyzaj Ltd. Şti.'nin belediye hizmetlerini yerine getirirken olmasını istemedikleri kaza nedeniyle belediyenin sorumlu tutulmasını kabul etmediklerini, müvekkili belediyenin kazada kusuru bulunmadığını, talep edilen maddi ve manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

  2. Davalı ...Ş. cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, sigortalının tam kusurundan bahsedilemeyeceğini, poliçe kapsamında ömür boyu bakıcı gideri yönünden bir teminatın bulunmadığını, vücut fonksiyon kaybı ve sürekli sakatlanmaya ilişkin raporun Adli Tıp Kurumu'ndan alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... şirketine ZMMS sigortası ile sigortalı, diğer davalı ...'nın işleteni olduğu, dava dışı sürücü Ferhat Gülmez sevk ve idaresindeki kamyonun sebebiyet verdiği kazada sürücünün tam kusurlu olduğu, kaza nedeniyle davacı küçüğün %54 oranında sürekli maluliyeti oluşturduğu, 12 ay bakıcı ihtiyacı bulunduğu, davacı küçük ...'ın mesanesinin parçalandığı, böbreklerinin zedelendiği, sağ femur ve leğen kemiğinde kırığının olduğu, uzun süre sonda ve sistofix kullanmak zorunda kaldığı, vücudunun değişik yerlerinden alınan dokular ile mesanesinin onarıldığı, idrarını hissedebildiği fakat kaçırdığı, sol ayağında kısalık oluştuğu, sokağa çıkmaya korktuğu ve tek başına yürümekten çekindiği, kazayı hatırlatan uyaranlardan kaçınma davranışının mevcut olduğu, akışının yavaşladığı, kaza sonrası günlük işlerini yapmakta bile zorlandığının ATK ve psikiyatrik raporlar ile tespit olunduğu, geçirdiği ameliyatlar sürecinde yaşadığı sıkıntı, tedirginlik, üzüntü ile birlikte davacı anne babanın da aynı sıkıntı ve üzüntü içerisinde olup geleceğe ilişkin kaygının üst düzeyde olmasının kaçınılmaz olduğu, olayın meydana gelişi, sosyo ekonomik durum araştırması da gözetildiğinde davalı ... şirketinin ZMMS poliçesi kapsamında diğer davalı ...'nın işleten sıfatı ile sorumlu olduğu gerekçesiyle maddi tazminat yönünden davanın kabulüne, 225.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 11.475,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 236.475,00 TL tazminatın 16.02.2015 dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline, 311.954,83 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 18.06.2012 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan tahsiline, manevi tazminat yönünden davanın kabulü ile davacı ... için 200.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL tazminatın kaza tarihi olan 18.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; kamu yararına hizmet sunan Keçiören Belediyesi'nin 4734 sayılı Hizmet Alım İhalesi ile hizmet alımında bulunduğu alt işveren 3B Peyzaj Limited Şirketince Belediye hizmetleri yerine getirilirken, olmasını istemedikleri kaza nedeniyle alt işveren 3B Peyzaj Limited Şirketi'nin tazminattan sorumlu tutulması gerekirken belediyenin sorumlu tutulmasını kabul etmediklerini, belediyenin hizmet alımında bulunduğu alt işverene, kamu yararına hizmet sunulan parkların bakımı, temizliği, sulanması vb. gibi iş ve işlemlerin görülmesi için parkların, hizmet araçlarının ve görev alanlarının alt işverenin görev ve sorumluluğuna bırakıldığını, şirket ve çalışanın Belediye adına Belediye hizmetlerini yerine getirirken bütün sorumluluğun şirket ve çalışanına ait olduğunu, Belediyece bu durumun hizmet alım ihalesi sözleşmesinin 5. maddesinde Personel Çalışma Şartları ve Yüklenicinin Sorumlulukları başlıklı maddesinin son paragrafında açıkça izah edildiğini, yüklenicinin İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Yönetmeliği'nde belirtilen gerekli her türlü emniyet tedbirlerini zamanında almakla yükümlü olduğunu, taahhüt edilen işlerin yapımı esnasında ihmal, dikkatsizlik, tedbirsizlik ya da ehliyetsiz işçi çalıştırmak gibi nedenlerden doğabilecek her türlü kaza, hasar vb. olumsuzluklarda sorumluluğun yükleniciye ait olduğunu, yüklenici firmanın istihdam ettiği personelin muhatabı ve sorumlusu olduğunu, alt işverenin yaptığı kaza ile ilgili ...'nın sorumlu tutulamayacağını, ayrıca davacı taraf lehine vekalet ücretine karar verilmesini de kabul etmediklerini, hükmedilen maddi ve manevi tazminatların çok yüksek olduğunu, bilirkişi raporu ile tespit edilen maluliyet oranlarının farklı olduğunu, çelişkinin giderilmediğini, davacı anne ve babanın denetim görevini yerine getirmediğini, araç sürücüsüne verilen kusurun fahiş olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı belediyenin davacı ...’a çarparak yaralanmasına sebebiyet veren aracın trafik kayıt maliki, bir başka ifade ile araç işleteni olduğunu, hizmet alımı sözleşmesi hükümlerinin sözleşmenin tarafları yönünden iç ilişkide bağlayıcı olup zarar gören 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceğini, davalı belediyenin sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmadığı, araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu bulunması, aynı şekilde ceza mahkemesinde sürücünün olayda tamamen kusurlu olduğunun kabulü ile mahkumiyet kararı verilmesi, derecattan geçerek kesinleştiğinin anlaşılması, maddi vakıanın aynı olması, davacının maluliyetine ilişkin olarak alınan ilk rapordan sonra itiraz nedeniyle ikinci raporun düzenlenmesi, ancak hükme esas alınan ikinci rapor düzenlenmeden önce gerekli polikliniklerde muayenesi ve tetkikleri yapılarak son durum raporlarının alınması, maluliyet oranlarının bu nedenle farklılık göstermesi, bu anlamda çelişkiden söz edilememesi, konusunda uzman aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen raporun usul ve yöntemine uygun bulunması, davacının gelirinin AGİ'siz asgari ücret olduğunun kabulü ile tazminat hesaplanması, kusur, maluliyet ve tazminat yönünden düzenlenen raporların denetime ve hükme elverişli bulunması, kusur durumunun dosya kapsamına ve kazanın oluşuna uygun düşmesi, davacı küçüğün olay tarihinde 9 yaşlarında olması, kazada herhangi bir kusurunun bulunmaması, ağır derecede yaralanması, sayılamayacak kadar çok ameliyat geçirmesi, 12 ay bir başkasının bakımına ihtiyacı olduğunun belirlenmesi, davalı tarafın olayda tamamen kusurlu olması, kaza tarihi, davacının yaşı, yaralanma durumu, derecesi, maluliyet oranı, geçirdiği operasyonlar, kusur durumu, tarafların SED, ülkenin ekeonomik şartları, paranın satın alma gücü, davacının bu şekilde yaralanması nedeniyle kendisinin ve davacı anne, babasının yaşadığı acı, üzüntü, sıkıntı, elem, kaygı, manevi tazminatın amacı gözetildiğinde davacılar için hükmedilen manevi tazminatların hakkaniyete uygun olması, davacı taraf lehine davanın kabul edilen kısmı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinde usulsüzlük bulunmaması, vekalet ücretlerinin doğru belirlenmesi ve mahkemenin gerekçesine göre yerel mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalı ...'nın işleteni olduğu, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı ...'e çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tüm davacıların manevi tazminat talebine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 54 ve 56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

  1. Değerlendirme

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, araç maliki olması ve aracın üzerinde Keçiören Belediyesi yazması karşısında davalı belediyenin işleten olarak sorumlu tutulmasında isabetsizlik olmamasına, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik ile ekindeki cetvellere uygun biçimde belirleyen rapordaki maluliyet oranının karara esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemesine; manevi tazminatın 6098 sayılı Kanun'nun 56 ncı maddesindeki (818 sayılı BK'nun 47. md.) özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde belirlenmiş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin davacı ...'a yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle

1 Davacılar vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin REDDİNE,

2 Davalı ... vekilinin davacılardan ... ve Selma Arslan'a yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

3 Davalı ... vekilinin davacı ...'a yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacılara iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'na yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınareddinederece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:30:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim