Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/12923
2023/9602
21 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI: 2020/546 E., 2022/282 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın Reddi
Taraflar arasındaki alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının murisi ile davalı arasında hayat sigorta poliçesi düzenlendiğini, murisin poliçe teminat süresi içinde öldüğünü, kalan kredi borcu için icra takibi başlatıldığını açıklayıp poliçe teminat bedelinin ve icra takibi faiz ve masraflarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, murisin poliçe tanzimi sırasında doğru beyan yükümlülüğüne uygun davranmadığı, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.02.2016 tarihli ve 2014/402 Esas, 2016/207 Karar sayılı kararıyla; sigorta poliçesinde dava dışı kredi veren bankanın birinci dereceden hak sahibi olduğu, bankanın da davaya muvafakat vermediği, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.07.2020 tarihli ve 2019/4871 Esas, 2020/4592 Karar sayılı ilamıyla; "...Somut olayda, sigorta poliçesinin dava dışı banka tarafından açılan krediye teminat olarak düzenlendiği, dava dışı bankanın poliçede dain mürtehin sıfatı ile yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, kredi borcu ödenmemiş ise sigorta bedelini talep hakkı öncelikle bankaya ait olup, ancak artan kısım varsa davacının bunu istemesi mümkündür. Kredi borcunun poliçe teminatından daha düşük miktarda olduğu durumda kredi borcunun artan kısım için bankanın onayına da ihtiyaç bulunmamaktadır.Yargılama sırasında dava dışı bankadan davaya muvafakat edip etmediği sorulmuş, bankaca verilen cevabi yazıda davaya muvafakat etmediği, sigorta bedelinin takibe intikal etmiş borca mahsubunun gerektiği bildirilmiştir. Dain mürtehin sıfatına haiz bankanın davaya muvafakat etmemesi üzerine mahkemece 18.02.2016 tarihli karar ile davanın reddine karar verilmiş, kararın temyizi üzerine temyiz incelemesi aşamasında dava dışı banka, kredi borcunun bulunmadığını ve dain mürtehin kaydının devam etmediğini bildirmiştir. Mürtehinin davaya muvafakati ya da kredi borcunun ödenmesine ilişkin hususun, sonradan tamamlanabilir dava şartı olduğu gözetildiğinde bankanın dain mürtehin kaydının devam etmediğine ilişkin yazı cevabı karşısında bankanın davaya muvafakatına gerek kalmayıp davacının aktif dava ehliyetlerinin bulunduğunun gözetilerek işin esasına girilerek karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Kabule göre de; poliçede mürtehin kaydı bulunan dava dışı banka tarafından, bakiye kredi borcunun tahsili için davacı aleyhine başlatılan icra takibi nedeni ile mürtehinin davaya muvafakati ya da kredi borcunun ödenmesine ilişkin hususun, sonradan tamamlanabilir dava şartı olduğu gözetilerek, davacı tarafından yapılan kredi borcu ödemeleri araştırılıp aktif dava ehliyetinin değerlendirilmesi gerekirken, hiçbir araştırma yapılmadan dava ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmesi de doğru olmamıştır. Kaldı ki kredi alacağına kavuşmak maksadı ile icra takibine girişen bankanın davaya muvafakatinin aranmasına da bu durumda gerek bulunmamaktadır.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin Halk Bankası Uşak Şubesinden 25.000,00 TL kredi kullandığı, banka tarafından da murise kullandığı kredi miktarı üzerinden hayat sigortası yapıldığı, murisin 24.07.2012 tarihinde vefat ettiği, imzalanan kredi hayat sigortası soru formunda sigortalının sağlığı ile ilgili sorulara kasıtlı olarak eksik veya yanlış cevap vermesi halinde rizikonun gerçekleşmesi durumunda sigorta şirketinin sözleşmeden vazgeçebileceği ve prime hak kazanacağı ibaresinin mevcut olduğu, borçlunun kredi hayat sigortası başvuru formunda "halen tedavi, tetkik, doktor takibi veya devamlı ilaç kullanmanızı gerektirir kronik bir rahatsızlığınız var mı" diye açıkça sorulmasına rağmen hayır cevabı verdiği, ancak 24.07.2012 tarihinde vefat eden murisin ölüm nedeninin ölüm belgesinde koroner hastalığı olarak bildirildiği, bu durumda beyan yükümlülüğü ihlal edildiğinden riziko gerçekleşse bile sigorta şirketinin ödeme yükümlülüğünün doğmadığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, murisin kredi sözleşmesi imzalarken bankadan herhangi bir bilgi yahut belge saklamadığını, ayrıca murisin kalp krizinden vefat ettiğini, kimin ne zaman kalp krizi geçireceğinin bilinebilmesi yahut önceden öngörülmesinin mümkün olmadığını, kalp krizi geçirmek için önceden herhangi bir sağlık probleminin bulunmasına bile gerek olmadığını, murisin sigorta sözleşmesinin kurulması sırasındaki beyan yükümlülüğüne uymama ile ilgili bir durum söz konusu olmadığını belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hayat sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Kanun'un 266 ıncı maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1435, 1436,1437 ve 1439 uncu maddeleri.
- Değerlendirme
Davacı vekili, muris ile davalı arasında hayat sigorta poliçesinin düzenlendiğini, murisin poliçe teminat süresi içinde öldüğünü açıklayıp poliçe teminat bedelinin tahsilini talep etmiş, davalı vekilince, poliçe tanziminden önce var olan hastalığın bildirilmediğini, ölüm ile beyan edilmeyen hastalıklar arasında illiyet bağı bulunduğu ileri sürülerek davanın reddi savunulmuş, mahkemece poliçe tanzimi sırasında doğru beyan yükümlülüğüne uyulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Eksik inceleme ile karar verilemez.
Riziko tarihi/ölüm tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda beyan yükümlülüğü, kapsamı ve sonuçları 1435,1436,1437 ve 1439/2 maddelerinde düzenlenmiştir.
Sigorta ettiren sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortacıya bildirilmeyen, eksik veya yanlış bildirilen hususlar, sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise, önemli kabul edilir. Rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde, bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına yahut rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılır. Sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkar; bağlantı yoksa, sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini öder.
Bu düzenlemeler kapsamında; sigorta sözleşmelerinde beyan yükümlülüğü sigortalı/sigorta ettirene getirilen bir mükellefiyettir.
Hayat sigortaları vefat riskinin üstlenildiği sözleşmeler olup, riske yönelik değerlendirmeler akdin kurulup kurulmamasına da etki eden en önemli unsurdur. Bu bağlamda sorulara verilen cevapların doğruluğu akdin kuruluşuna esas teşkil etmektedir.
Hâkim, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.
Somut olayda, murisin ölüm nedeninin tespiti, ölüme neden olan hastalığın ani gelişip gelişmediği, poliçe tanziminden önce sağlık soru formunda bulunan hastalıklardan bulunup bulunmadığı, bildirilmeyen bir hastalık olup olmadığı ve var ise bunun ölüm ile arasında illiyet bağı olup olmadığı hususları hukuk dışında çözümü tıbbi uzmanlık gerektiren konulardan olup mahkemece bilirkişinin görüşüne başvurulmaksızın resen değerlendirme yapılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Buna göre mahkemece yapılacak iş, murisin tüm tedavi evrakları dosya arasında getirtildikten sonra, murisin ölüm sebebi ile ölüme neden olan hastalığın başlangıç tarihi, poliçe tanzimi sırasında bu hastalığın tespit edilip edilmediği, muriste, soru formunda belirtilen hususlarda poliçe tanziminden önce hastalık bulunup bulunmadığı ve var ise bunun ölüm ile arasında illiyet bağı olup olmadığı hususlarında konusunda uzman doktor bilirkişiden rapor alınıp hasıl olacak sonucuna göre karar vermekten ibaret olup, açıklanan nedenlerle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:32:03