Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/17107
2023/9549
20 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/424 E., 2021/359 K.
HÜKÜM/KARAR: Kısmen kabul Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2017/437 E., 2019/1210 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu davalıya sigortalı aracın 02.06.2016 tarihinde yaptığı tek taraflı kaza neticesinde müvekkilinin yaralandığını, tedavi gördüğünü, Adli Tıp Kurumundan kesin rapor alınmadığından maluliyet oranının belli olmadığını, çalışma gücünden doğan daimi ve geçici kayıplar nedeni ile tazminat talep ettiklerini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile daimi ve geçici tazminatları için şimdilik 10,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 19.11.2019 tarihli dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatını 152.184,04 TL, geçici iş göremezlik tazminatını 12.488,12 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusur oranı kadar sorumlu olduklarını, kusur durumunun tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumuna sevkinin gerektiğini, müterafik kusurun dikkate alınarak tazminattan uygun oranda indirim yapılmasını talep ettiklerini, davacının maluliyet durumunun tespiti bakımından kaza ve arazlar arasında illiyet bağı kuran rapor alınarak raporda yalnızca fiziki ve sürekli nitelik taşıyan arazların dikkate alınması gerektiğini, davacının SGK'dan ödenek almış olması halinde rücu imkanı doğacağından bu hususun araştırılmasını talep ettiklerini, kaza tarihinden itibaren faiz talebini kabul etmediklerini, hatır taşımasının tespit edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 02.06.2016 tarihinde meydana gelen tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, davalıya sigortalı aracın 24.05.2016 24.05.2017 tarihleri arasında ZMS sigortası bulunduğu, alınan kusur raporu ile davalıya sigortalı aracın % 100 oranında kusuru bulunduğu, ATK 2. İhtisas Kurulundan alınan 13.3.2019 tarihli adli raporda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının % 28 oranında özür oranı, 9 aya kadar iyileşme süresi olacağının beyan edildiği, tazminat miktarının tespiti bakımından alınan bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1.8 teknik faiz esas alınarak yapılan hesaplama ile 152.184,04 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 12.488,12 TL geçici iş göremezlik zararının hesaplandığı, davacı vekilinin taleplerini ıslah ettiği, soruşturma dosyasının incelenmesinde araç sürücüsünün ve davacının arkadaş oldukları ve araç sürücüsünün ehliyetinin bulunmadığının anlaşıldığı, davacının ehliyeti olmayan birinin aracına binmesinin zararı artırıcı etken olduğu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 52 nci maddesi uyarınca tazminattan % 20 oranında müterafık kusur indirimi yapılması gerektiği kanaatine varıldığı, davalı vekili, davacının hatır için taşındığını iddia etmiş ise de davacının arkadaşının kullandığı araçla Ankara'da bulunan bir işte çalışmak için yola çıktıkları, aracın tanıdıklarından alındığı ve yakıtının birlikte karşılandığının beyan edilmesi nedeni ile hatır taşıması indirimi yapılması talebinin reddine karar verildiği, geçici iş göremezlik zararından davalının sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne 131.737,22 TL tazminatın 30.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
-
Davacı vekili; mahkemece hükmolunan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin ve araçtaki diğer kişilerin ifadesinde araç sürücüsünün ehliyetsiz olduğuna dair bir ifadenin bulunmadığını, araç sürücüsü ehliyetsiz olsa bile bunu müvekkilinin bilecek konumda olmadığını, bilirkişi hesap raporunda hesaplanan miktarın da hatalı olduğunu, tazminat hesabının eksik yapıldığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
-
Davalı vekili; mahkemece hükmolunan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmadığını, ayrıca müterafik kusur indiriminin yetersiz yapıldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemece temerrüt tarihinin dava tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, ıslah edilen kısma ise ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde karşı vekalet ücretine hükmedilmediğini, genel şartlar gereği geçici iş göremezlik zararından sigorta şirketlerinin sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle geçici iş göremezlik talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği yönünde itirazı mevcut ise de aracın başka biri adına kayıtlı olması, davacı ve sürücünün Ankara'da bir işte çalışmak için yola çıkmış olmaları, davacı vekilinin yakıtın birlikte karşılandığını beyan etmiş olması ve dosyada buna dair başkaca delil olmaması nedeni ile bu talebin reddi gerektiği, davacı vekili ve davalı vekilinin müterafık kusur indirimine yönelik istinaf talepleri olduğu, davacı ve sürücünün arkadaş olduğu ve Ankara'da bir işte çalışmak için aynı araçta yolculuk yaptıkları ve davacının, sürücünün ehliyeti olmadığını bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, Yargıtay içtihatları gereği müterafık kusur için % 20 oranında yapılan indirim yerinde olduğundan tarafların bu konuda yaptıkları istinaf taleplerinin reddi gerektiği davacınnın, dava açmadan önce davalıya başvuru yaptığı ve davalı tarafından ödeme yapılmadığı, 30.11.2016 temerrüt tarihi itibari ile faiz uygulanmasına karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı, takdiri indirim nedeni ile davalı lehine vekalet ücreti verilmemesinin yerinde olduğu, davalı şirketin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğu hesap raporunun davacıya usulünce tebliğ edildiği, davacının ıslah dilekçesi sunduğu, davacı tarafından süresi içinde itiraz edilmemekle, kesinleşen rapor karşı artık istinaf aşamasında itiraz edilemeyeceği gerekçeleriyle tarafların istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ile kararın bozulmasının istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 02.06.2016 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davacı ve sürücünün arkadaş olduğu sabit ise de farklı bir ilde çalışmak kastı ile yola çıkmış olmaları ve davacının yol masrafına katıldığını beyan etmesi, % 20 oranında yapılan müterafık kusur indiriminin yerinde olması, davalının 2918 sayılı yasanın 98 inci maddesi uyarınca geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:32:42