Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/18292
2023/9434
19 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/808 E., 2021/735 K.
HÜKÜM/KARAR: Red Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2020/141 E., 2021/6 K.
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu araç ile davalıca zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 13.12.2016 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek açılan belirsiz alacak davasında fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 7.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 7.100,00 TL tazminatın davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmadığını, raporun Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden alınması gerektiğini, daha evvel Sigorta Tahkim Komisyonunda davaya konu kaza nedeniyle yaptığı başvurusunun maluliyet raporu nedeniyle usulden reddedildiğini, bu durumun kesin hüküm teşkil edeceğini, davacı taraf ile sigortalı araç sürücüsünün ceza dosyasında uzlaşmaya vardığını, yapılan uzlaşma sonucunda davacı tarafın tazminat davası açma hakkından da feragat ettiğini, davacının ehliyetsiz araç kullanması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından davalının sorumlu olmadığını, kusur oranlarının davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1.8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faizden davalının sorumlu olabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu edilen uyuşmazlığın taraflar arasında Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sonucu çözümlendiği, uyuşmazlığın giderildiği ve tarafların maddi ve manevi tazminat taleplerinin olmadığına dair aralarında uzlaşma tutanağı düzenledikleri, uzlaşma nedeniyle takipsizlik kararı verildiği gerekçesiyle uzlaşma nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; tarafların uzlaşmayı kabul ettiklerini, ancak uzlaşma raporu incelendiğinde bu uzlaşma görüşmelerinin hiçbir maddi ve manevi edim olmadan sadece özür dileme edimi sonucu uzlaşma ile neticelendiğini, özür dileme ediminden dolayı sigorta şirketi nezdinde durumun ağırlaşmasının söz konusu olmaması sebebi ile maddi tazminat taleplerinin kabul görmesi gerektiğini, bu kararın davacıyı mağdur ettiğini belirterek kararın kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile dava dışı sürücü ... arasında 18.01.2017 tarihli uzlaşma teklif formu düzenlendiği, Malatya Cumhuriyet Savcılığı 2016/27080 soruşturma sayılı dosyasında yapılan 19.12.2016 tarihli uzlaşma kapsamında davacı küçüğün velisi ... (tek yasal temsilcisi) kaza olayı ile ilgili olarak herhangi bir şikayetinin bulunmadığı, hukuki ve cezai anlamda tüm haklarından vazgeçtiğini beyan ederek uzlaşmayı kabul ettiği, davacı küçüğün velisi ...'a (tek yasal temsilcisi) 18.01.2017 tarihinde imzalatılan uzlaşma teklif formunda uzlaşmanın hukuki sonuçları kapsamında aydınlatıcı bilgi verildiği, davacının olayın asıl faili konumunda bulunan dava dışı sürücü ... ile uzlaşmış olması sebebi ile davalı sürücü ...'dan rücu imkanı bulunan sigorta şirketi aleyhinde tazminat davası açamayacağının anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu, ayrıca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 111 inci maddesinde 2 yıl süre ile yapılan uzlaşmaların iptalinin talep edilebileceği düzenlenmiş ise de bir an için söz konusu uzlaşmanın iptalinin talep edildiği kabul edilse dahi 2918 sayılı Kanun'un 111 inci maddesinin yürürlük tarihinin 18.06.1985 olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253/19 maddesinin yürürlük tarihinin ise 06.12.2006 olduğu, buna göre birbiri ile çelişen kanun hükümlerinin bulunması halinde hangi kanun hükmünün uygulanacağı tartışıldığında sonradan yürürlüğe giren kanunun daha önceden yürürlükte bulunan kanunu kaldırmasa bile sonradan yürürlüğe giren kanunun uygulanacağının yargı içtihatlarında ve doktrinde kabul edildiği, bu itibarla uzlaşmanın iptal edilebileceği yönündeki hükmün uygulanamayacağı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tarafların uzlaşmayı kabul ettiklerini, ancak uzlaşma raporu incelendiğinde bu uzlaşma görüşmelerinin hiçbir maddi ve manevi edim olmadan sadece özür dileme edimi sonucu uzlaşma ile neticelendiğini, özür dileme ediminden dolayı sigorta şirketi nezdinde durumun ağırlaşmasının söz konusu olmaması sebebi ile maddi tazminat taleplerinin kabul görmesi gerektiğini, bu kararın davacıyı mağdur ettiğini, davacının tek yasal temsilcisi olan babasına da uzlaşmanın hukuki sonuçlarının yeterince anlatılmadığını belirterek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davacının sürücüsü olduğu araç ile davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın 13.12.2016 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik ile geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49,51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253 üncü maddesinin on dokuzuncu fıkrası.
- Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile taraflar arasındaki uzlaştırma raporunun usul ve yasaya uygun olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:33:22