Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/1710
2023/9413
19 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/535 E., 2020/672 K.
HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul/ Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/276 E., 2020/152 K.
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalılardan ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf isteminin reddine davalılar ... ve ... vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlular ... ve ... hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, borçlu ...'nin dava konusu taşınmazlarını davalılar ... ... ve ...'e, borçlu ...'nin ise taşınmazını davalı ...'a sattığını öne sürerek davalılar arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımı süresinde açılmadığını, müvekkilinin komşu parsellerin maliki olduğunu ve taşınmazını büyütmek için raiç bedelden aldığını belirterek haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
-
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu taşınmazın ipotek bedelini ödeyerek satın aldığını, borçlular ile bir akrabalık ve yakınlığının bulunmadığını belirtmiştir.
-
Diğer davalılar, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, davalı ...'in borçlu ...'nin kardeşi olması nedeni ile İİK'nın 278/3 1. maddesi gereğince tasarrufun iptali gerektiğinden bahisle anılan davalılar yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar ... ve ...'ın satın aldığı taşınmazlar ile ilgili olarak ivazlar arasında önemli oransızlık olmadığı, bu davalıların borçlular ile yakınlık ve akrabalıklarının ispatlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalı ...'a satılan ... Mahalesi 3852 parsel yönünden mahkemece yeterli inceleme yapılmadığını, taşınmazın devrine ilişkin senette taşınmaz üzerinde 1.000.000,00 TL beelli ipoteğin mevcut olduğunun yazılı olduğunu, bu bedelli yüksek miktarlı ipoteğin taşınmazın imalathane olması nedeniyle konulduğunu, bilirkişi raporunda taşınmaz bedelinin 142.342,40 TL gibi düşük bir bedel belirlendiğini, davalı üçüncü kişinin taşınmaz üzerindeki ipoteği görerek satın aldığını, imalathaneyi satın alan davalı ... ... İİK'nin 280/son maddesi uyarınca ızrar kastını bildiğinin kabul edilmesi gerektiğini, bu madde uyarınca değerlendirme yapılmasa dahi hükmün hatalı olduğunu, mahkemece ipotek bedelinin ödenip ödenmediğini, ödenmiş ise kim tarafından ödendiğini araştırmadığını, ... Köyü 196 ada 4 parsel yönünden ise davalı alıcı ...'ın yan parselin komşusu olduğu, borçlunun aciz halinde olacağını bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek hükmün reddedilen bölümü yönüyle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde ; müvekkillerinin kardeş olduğunu, ...'in çok önceden eşinin adına kayıtlı olan taşınmazını üyelik yoluyla kayıtlı olduğu kooperatiften satın aldığını, ...'in eşine devir yapıldıktan sonra kooperatif ile aralarında anlaşmazlık meydana geldiğini ve kooperatif tarafından yapılan takip sonucu taşınmazın cebri satışa çıktığını, müvekkilleri tarafından sonradan herhangi bir problem çıkmasına karşı önlem olarak Nuray Bedel tarafından verilen ihale bedeli ile taşınmazın ... tarafından satın alındığını, buradaki satın almanın ... adına olduğunu, sonrasında ise kooperatifle olan anlaşmazlığın çözülmesi üzerine tehlike kalmadığından taşınmazın ...'den tekrar devir alındığını, davalı taşınmazla ilgili muvazaalı işlem yapıldığını ancak muvazaanın ...'nin satın alma işleminde olduğunu, ...'nin devri ile gerçek işlemin tesis edildiğini, ...'in MERNİS adresinin davaya konu taşınmaz olduğunu, muvazaa nedeniyle iptal şartlarının oluşmadığını, öncelikle işlemin mal kaçırma amacıyla yapılması gerektiğini, mal kaçırma amacını taşıyan bir işlem bulunmadığını belirterek kabul yönüyle hükmün kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,"...taşınmazların tasarruf tarihindeki değerine ve niteliklerine, davalı borçlu ...'nin tacir olmamasına, satın alan davalıların satış bedelini ödedikleri ispatlamalarına, bedeller arasında fahiş farkın bulunmamasına, borçlu ile satın alanlar arasında satışın muvazaalı olarak yapıldığını gösterir veya borçlunun ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğuna dair akrabalık ilişkisi veya irtibatın ispatlanamaması nedeniyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1 b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... ise taşınmazın öncesinde eşine ait olduğunu, eşinin borcu nedeniyle cebri satışa çıktığını, cebri satışta satış bedelini kendisinin verip borçlu kardeşi tarafından satın alındığını, tehlike kalkınca da davalı kardeşinin taşınmazını kendisine devrettiğini, kardeşinin devrinin gerçekte satış olmayıp kendisine ait olan taşınmazın tapuda devri olduğunu savunmuş ise de kişi kendi muvazaasına dayanamayacağından mahkemece bu savunmaya itibar edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak Anayasa Mahkemesinin 11.7.2018 tarih, 2018/9 E 2018/84 Karar ... dosyada 9.6.1932 tarihli ve 2004 ... İcra ve İflas Kanunu’nun 278. maddesinin üçüncü fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “...neseben veya…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline; (2) numaralı bendinin ise Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine, iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine" karar verilmiş, iptal kararı 15.08.2019 tarihli Resmi Gazete de yayınlanmış ve ilk derece mahkemesi yargılaması sırasında yürürlüğe girmiştir. Bu bağlamda somut olayda İİK’nun 278/3 1 maddesinin uygulama olanağı olmamasına rağmen bu madde uyarınca tasarrufun iptaline karar verilmesi doğru olmamakla birlikte İİK’nun 280/1. maddesi gereğince, davalı borçlunun kardeşi olan davalı ...'in borçlunun mali durumunu ve alcaklılarını ızrar kastını bildiği veya bilmesi gerektiğinin kabulü gerekir, bu madde kapsamında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgı sonucu gerekçede hata edilerek İİK'nun 278/3 1 maddesi uyarınca kabul kararı verilmiş olması doğru olmamış ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasına gerektirmediğinden HMK'nun 353/1 b.2 maddesi gereğince hükmün gerekçesi düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş, yeniden esas hakkında karar vermenin öncelikli sonucu olarak İlk Derece Mahkemesinin hükmü kaldırılarak istinaf konusu edilmeyerek kesinleşen hususlar aynen muhafaza edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
.." gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak ve gerekçe düzeltilerek hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçelerinde de; istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri iddiaları yenileyerek, mahkeme kararının bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 ... İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri.
- Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve davalı üçüncü kişilerin borçlunun mali durumunu bilen şahıslar olduğunun somut delillerle ispatlanmamış olmasına ve davalı ...'a satılan taşınmazın içerisindeki makineler ile satıldığı ve anılan şahsın burada ticari faaliyette bulunduğu yönünde delil olmamasına davalı ... Yönünden İ.İ.K. m. 280/1'deki koşulların oluşmasına göre usul ve kanuna uygun olup, davacı ve davalılar ... ve ...'in temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalılar ... ve ...'e yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:33:22