Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/17320

Karar No

2023/9328

Karar Tarihi

18 Eylül 2023

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/116 Esas, 2020/316 Karar

HÜKÜM/KARAR: Davanın reddine İstinaf başvurusunun esastan reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 8. Tüketici Mahkemesi

SAYISI: 2015/734 Esas, 2017/856 Karar

Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi zararın giderilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.05.2014 tarihinde davacının maliki olduğu ve davalı ... tarafından kasko sigortası yapılan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında aracın hasarlandığını, davacıya ait aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, araçta oluşan hasarın 129.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, bu zararın tazmini için sigorta şirketine başvurulduğunu, sigorta şirketinin şoförün kaza mahallini terk ettiği gerekçesi ile ödeme yapmadığını belirterek aracın pert olması sebebiyle 129.000,00 TL tazminatın 09.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan araştırmada kazayı yaptığı iddia edilen sürücünün kazadan sonra geçerli bir sebep yokken olay mahallini terk ettiğini, aracın sürücüsünün tespit edilmediğini, Kasko Genel Şartlarında zorunlu haller dışında sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması durumunda oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kaldığını, bu nedenle tazmin talebinin reddedildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile belirlenen hasar bedelinin de fahiş ve haksız olduğunu, aracın onarımının ekonomik olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, toplanan delillere göre uzman bilirkişilerin rapor ve ek raporlarında belirttikleri gibi 01.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren Yeni Kasko Sigortası Genel Şartları A.5.10 Maddesine göre sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılmasının teminat dışı hallerden olduğu, davacıya ait aracı kullandığı anlaşılan eşi ...'in kazayı müteakip olay yerinden ayrıldığı ve kendisini gizlediği, 6 gün sonra polis karakoluna gidip ifade verdiği, kaza anında gelen trafik polislerinin sürücüyü sordukları/ soruşturdukları ancak davacıya ait aracın sürücüsünü tespit edemedikleri (bir erkekti diye beyanda bulunulduğundan) tespit edilemediğini kaza tespit tutanağına yazdıkları, bu tutanaktan sürücü ...'in olay yerinde olmadığının anlaşıldığı, çünkü kazaya müteakip polis karakoluna sabaha karşı beyanda bulunan tanıkların davacıya ait araç sürücüsünün bayan olmadığını, erkek olduğunu söyledikleri ve sürücü ...'in kaza mahallinde veya karakolda olması halinde bu şekilde konuşmayıp elleriyle de göstermek suretiyle sürücü Ahmet'i aşikar edebilecekleri, ancak sürücü Ahmet'in kaza mahallinde ve kaza akabinde gidilen polis karakolunda olmaması sebebiyle şahsen gösteremedikleri ve bir erkek demek zorunda kaldıkları anlaşılmış olup bu haliyle davacıya ait aracı kullanan ...'in kazayı müteakip kaza mahallini terk ettiği kanaatine varıldığı, Öte yandan tanıkların sıcağı sıcağına verdikleri ifadelerde belirttikleri gibi bir kaç dakika içerisinde ambulans ve trafik polisinin olay mahalline geldiği, sürücü ...'in olay yerinden kaçmasını gerektirecek bir can güvenliği tehlikesinin bulunmadığı, keza sürücü ...'in ciddi bir yaralanmasının olmadığı yönünde tanık beyanları olup sağlık sebebiyle olay yerini terk etme halinin de söz konusu olmadığı, tüm bu durumlar karşısında davacıya ait araç sürücüsü ...'in kaza yerini haklı ve geçerli bir sebep olmaksızın terk ettiği ortaya çıkmış olup kasko sigortası genel şartları A.5.10 maddesi gereğince hasar sigorta teminatı dışında kaldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacı sürücünün olay yerini keyfi terk etmediğini, karakola götürüldüğü hususunun tanık beyanları ile açık olduğunu, alkol raporunun polislerce alınmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, olay yerini terkin teminat dışı olduğu, kaza tarihinde sürücünün olay yerinde olmadığının kaza tespit tutanağı ile saptandığı, davacıya ait araç sürücüsünün %100 asli kusuruyla kazaya sebebiyet verdiği, bu bağlamda olay 30.5.2014 tarihinde kazanın meydana geldiği, davalının olayda sürücü değişikliği ve alkollü sevk ihtimaline dayanarak davacıya tazminat ödemekten kaçındığı, dava konusu kazada araç sürücüsünün ... değil ... olduğu, ...'in alkollü olması sebebiyle sürücü olarak Şencan'ın gösterildiği ve buna uygun bir kurgu oluşturulduğu belirtilerek ispat yükü kendisine düşen davalının savunmasını ispatladığı değerlendirilmiş ve davanın reddine karar verilmiş ise de ispat yükü üzerine düşen davalının ispata yarar somut delillerle teminat dışılığını kanıtlaması gerektiği, dava dilekçesinde iddia edilen olayın oluş şekli ve tanık beyanlarına göre sürücü değişikliği hususu ispatlanmış olup dosyada mevcut bilirkişi raporu kapsamına da itibarla davanın reddinin yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince,

esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, temyiz dilekçesinde; kaza tespit tutanağının aksinin tanık beyanı ile ispat edilebileceğini, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, ifadeleri esas alınan tanıkların müvekkili ile husumetli olduğunu, beyanlarının bu nedenle samimi olmadığını, mahkeme huzurunda da ifade vermediklerini, dinlenen tek davalı tanığının da müvekkilinin karakolda olduğunu, gece boyu beklediğini söylediğini, bu şekilde müvekkilinin olaya ilişkin beyanlarının doğrulandığını, sürücünün olay yerini terk etmediğini, kimliğini gizlemediğini, karakola gidip sabah saatlerine kadar beklediğini, alkol testi yapılmamasının karakolun hatası olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait araçta oluşan hasarın tazminine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Kasko Sigortası Genel Şartları, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 ve 1446 ncı maddeleri,

  1. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:34:44

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim