Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/17206
2023/9325
18 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1460 E., 2021/624 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın reddine İstinaf başvurusunun reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2018/570 E., 2020/201 K.
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi zararın giderilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.04.2018 tarihinde davacının kullandığı motosiklet ile davalı ... şirketince zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, bu kaza sebebiyle davacının maddi zarara uğradığını iddia ederek, açtığı belirsiz alacak davası ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 100,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, dava şartı noksanlığından davanın usulden reddi gerektiğini, Adli Tıp Kurumundan kusur oranının tespiti için rapor alınması gerektiğini, maluliyetin Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenmesi gerektiğini, ticari faiz talebinin yerinde olmadığını, zarar hesabının aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, SGK tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre davacının kaza nedeniyle maluliyeti bulunmaması nedeniyle davalının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava konusu trafik kazası nedeniyle müvekkilinin ciddi anlamda yaralandığını ve tüm hayatının değiştiğini, meydana gelen kaza nedeniyle hem fiziksel hem psikolojik olarak günlük hayatına devam edemediğini, bu sebeple mahkemece hükme esas alınan raporda belirtilen maluliyet oranı ve iyileşme sürecinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, itiraza konu olan raporda müvekkilinin trafik kazasından kalma fraktürlerin görüldüğünün belirtilmesine rağmen kalıcı bir oran belirlenmemesinin hatalı olduğunu, denetime açık olmayan rapor üzerinden hüküm kurulmasını kabul etmediklerini, ayrıca kaza tarihi itibariyle raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili istinaf başvurusunda mahkeme tarafından alınan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, davacının maluliyetinin bulunduğu ileri sürmüş ise de bu iddiasına ilişkin olarak herhangi bir tedavi evrakı, tıbbi belge ya da heyet raporu sunulmadığı dosya içerisinde bulunan ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 28.08.2019 tarihli raporun ise davacının kazadan sonraki tüm tedavi evrakları, hastane kayıtları incelenerek ve gelişen süreçte davacının yeni tarihli film ve grafileri incelenmek sureti ile kaza tarihindeki mevzuat hükümlerine uygun şekilde hazırlandığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet oranının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine belirlenmesinin hatalı olduğunu, maluliyet oranının Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğine ya da Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerektiğini, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'in trafik kazası sonucu oluşan maluliyeti tespit etmeye elverişli olmadığını, davacının yüz ve boynunda derin skar izleri bulunduğunu, günlük aktivitelerini engelleyen ağrı çektiğini, frontal sinüs sağ ayrımında posterior duvarda düzensizlik bulunduğunu, çene kırığı mevcut olduğunu, kalıcı izlerin bulunduğunu, bu durumun raporlar ile de tespit edildiğini, müvekkilinin hayatı boyunca sorun yaşayacağını, maluliyeti olmadığı tespitinin hatalı olduğunu, Adli Tıp Kurumu'nca düzenlenen raporun, Cumhuriyet Üniversitesince düzenlenen ve %5 maluliyet tespit eden rapor ile de çeliştiğini, Adli Tıp Kurumu'nca bu raporun değerlendirilmediğini, Adli Tıp Kurumundan yeniden rapor alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının sürücüsü olduğu aracın karıştığı 09.04.2018 tarihli çift taraflı trafik kazasında yaralanan ve malul kalan davacı sürücünün maddi tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ nun 85 inci maddesi, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi.
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinin maluliyet bulunmadığını belirleyen raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:34:44