Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/10684

Karar No

2023/9271

Karar Tarihi

14 Eylül 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/34 E., 2021/143 K.

HÜKÜM/KARAR: Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazasından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya ait otobüs ile davalıların murisinin sürücüsü olduğu tırın çarpışması ile meydana gelen 17.05.2007 tarihli kazada otobüsün hasarlandığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 24.11.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 126.300,00 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP

Davalılar ... ve ..., mirası reddettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

Diğer davalılar, kusura ve tazminat miktarına itiraz ederek davanın reddini savunmuşlardır.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 28.01.2010 tarihli ve 2007/159 Esas, 2010/11 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulü ile 126.300,00 TL maddi tazminatın davalılar ..., ..., ... ve ....'den (sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti olan 11.500,00 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalılar Cengiz ve ...'nın muris ...'nın mirasını reddetmeleri nedeniyle sorumluluklarının bulunmadığına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

  1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... şirketi vekili ve diğer davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 12.04.2011 tarihli ve 2010/12651 Esas, 2011/3379 Karar sayılı ilamıyla; davalı ... vekili ve diğer davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "...Kaza tespit tutanağında, yolun bir iniş iki çıkış şeridi olduğu davalılar murisi idaresinde bulunan aracın şerit ihlali yaparak ikinci tırmanma şeridinde seyreden otobüse çarptığı ve tam kusurlu olduğu belirtilmiştir.Yargılama aşamasında davalılar vekili, olaydan sonra beyanları alınan görgü tanıkları ... ve ... ifadelerini dosyaya sunmuş, görgü tanıklarının beyanları, kaza tespit tutanağındaki belirlemelere uymadığı, otobüs önünde seyreden iki kamyonu çok geniş solladığı,çarpışmadan sonra otobüs şoförünün kurtarılması için araçların ön taraflarının ilk çarpışma yerinin değiştiğini,çekicinin çekilirken bariyerleri sıyırdığını belirtmişlerdir. Kaza tespit tutanağındaki krokiye göre, çekicinin 18 metre fren izinin kendi şerindinde olduğu anlaşılmaktadır. Tüm bu hususlar dikkate alınarak mahkemece kaza tespit tutanağını düzenleyen tutanak mümziileri dinlenmeli, olaya ilişkin hazırlık soruşturması evrakları getirilmeli, kaza tespit tutanağı, tanıkların beyanları, kroki, fren izleri, çarpışma noktası gibi hususlar değerlendirilerek kusur oranlarının tespiti için konusunda uzman İTÜ veya Karayolları Trafik Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan ayrıntılı gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonunca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davalı ...Ş., davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Şirketi olup, kaza tarihinde kapsayan 28.7.2006 2007 tarihli poliçeye göre sorumluluğu araç başına 5.750 TL., kaza başına 11.500 TL ile sınırlıdır. Sigorta poliçesinde sözleşme süresi içinde Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu bakanlıkça teminat tutarları arttırıldığı takdirde bu poliçede yazılı teminat tutarları herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ek prim alınmaksızın yeni teminat tutarları üzerinden geçerli olacağı hükme bağlanmıştır. Bu hale göre davalı ... şirketinin 17.5.2007 tarihinde geçerli araç başına teminat limiti olan 6.000 TL. ile sınırlı olarak yargılama gideri ve vekalet ücretinden ise sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde sorumlu tutulması gerekirken yazılı olduğu şekilde tazminatın tümünden sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 14.12.2018 tarihli ve 2011/147 Esas, 2018/154 Karar sayılı kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davacıya ait araç sürücüsünün %40 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulü ile 60.840,15 TL'nin olay tarihi olan 17.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ... ve Ak Sigorta A.Ş.'den (dava tarihi olan 24.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve ZMSS poliçe limiti olan 11.500,00 TL ile sınırlı olmak üzere) müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, davalılar ... ve ...'nın muris ...'nın mirasını reddetmiş olduklarından bu iki davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  1. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 03.12.2020 tarihli ve 2019/5890 Esas, 2020/8066 Karar sayılı ilamıyla; davalılar ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "... meydana gelen kazada, davacıya ait otobüs sürücüsünün şerit ihlali yaparak asıl kusurlu olduğu, davalıların murisinin ise aracının teknik özelliklerine dikkat etmeden hızlı seyrettiği sabittir. Buna göre mahkemece davalıların murisinin sürücüsünün meydana gelen kazada kusur oranının %60 olarak kabul edilmesi yukarıda açıklanan olayın oluş şekline göre fazladır. Mahkemece yapılacak iş; bilirkişilerce elde edilen teknik verilerin HMK'nın 266 ncı maddesi çerçevesinde mahkeme hakimince değerlendirilerek, olayın oluş şekline göre davacıya ait otobüs sürücüsünün daha fazla ve asıl kusurlu olduğu gözetilerek, sürücülerin kusur oranlarının tespiti ile hasıl olacak sonuca göre karar vermekten ibaret olup, bu nedenle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile bu talebini artırmıştır. Ancak davacı vekilinin dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde faize ilişkin bir talebi olmadığı halde mahkemece HMK'nın 26 ncı maddesine aykırı olacak şekilde faize karar verilmesi de doğru görülmemiştir." şeklindeki gerekçeyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davalılar murisinin %40 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulü ile 40.560,10 TL maddi tazminatın davalılar ..., ..., ... ve Ak Sigorta A.Ş.'den (ZMSS poliçe limiti olan 11.500,00 TL ile sınırlı olmak üzere) müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, davalılar ... ve ... muris ...'nın mirasını reddetmiş olduklarından bu iki davalı yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde, kusur durumunun hatalı olduğunu, davacıya ait araç sürücüsünün yolu kontrol ederek kural ihlali yapmadan sollayıp kendi şeridine geçtikten sonra kazanın meydana geldiğini, karşı araç tır sürücüsünün 18 metre fren izi yapmasının davacıya ait otobüsü görmeden önce fren yapmaya başlamış olduğunu ve aşırı hızlı olduğunu, bu nedenle kazaya sebebiyet verdiğini, davacıya ait araç sürücüsünin hatalı sollama yapmadığını, sollama yaptığı ikinci şeridin yokuş yukarı çıkan araçlara yani davacıya ait araca ait olduğunu, tır sürücüsünün alkollü araç kullanmaması, lastik derinliğinin 1.6 milimetre altına düşürülmemesi, yorgun ve uykusuz araç kullanmaması, takograf cihazlarının çalışır durumda olması, sürücülerin çalışma ve dinlenme süreleri gibi hususlara uyup uymadığının gerekli tedbir ve önlemleri alıp almadığının araştırılması gerektiğini, tır sürücüsünün aracını kendi şeridinde tutamaması nedeni ile kazanın meydana geldiğini, ağır tonajlı ve yük taşımacılığı yapan kamyon ve tır sürücülerinin uyması gereken bazı kurallar bulunduğunu, davalı ... şirketinin sorumluluğu yönünden infazda tereddüt yaratacak şekilde karar verildiğini, diğer bir ifade ile davalı ... şirketinin kaza tarihi tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte toplamda 11.500,00 TL'den mi sorumlu olduğu ya da kaza tarihinden itibaren 11.500,00 TL den çıplak sorumlu olup 11.500,00 TL'lik sorumluluğunun üzerine yaklaşık olarak 12.000,00 TL daha yasal faiz işletildiğinde davalının ödemesi gereken toplam tutarın faizle birlikte 24.000,00 TL'ye yaklaştığı hususuna açıklık getirilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; trafik kazasına dayalı maddi tazminat talebine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

  1. Değerlendirme

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, kusura ilişkin tespitin olayın oluş şekline uygun olduğu, hükmedilen tazminat miktarı yönünden faize karar verilmediğinden davalı ... şirketinin sorumluluğu yönünden infazda tereddüt bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadankararcevaptemyizyargılamamahkemevı.kararıonanmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:35:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim