Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/5012
2023/9200
14 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/296 Esas – 2022/595 Karar
HÜKÜM/KARAR: Davanın kısmen kabulü/ Davanın husumetten reddi
Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; turizm teşvik belgesi sahibi olan dava dışı şirkete, ilgili mevzuat gereği indirimli tarife uygulanmakta iken davalı Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı'nın mevzuat değişikliğine dair yazısı üzerine indirimli tarife yerine normal tarife uygulanmaya başlandığını, bunun üzerine dava dışı şirketin açtığı alacak davasında, ticaret mahkemesi kararı üzerine, müvekkili şirketin normal tarife ile indirimli tarife arasındaki farkı dava dışı işletmeye ödemek zorunda kaldığını belirterek dava dışı şirkete ödediği 212.927,52 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, 29.06.2010 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2010/478 sayılı Turizm Belgeli Yatırım ve İşletmelere Elektrik Enerjisi Desteği Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı'nın 3 üncü maddesinde “Elektrik enerjisi desteği ödemelerinin, ... bütçesine konulacak ödenekten karşılanacağı”, 7. maddesinde de “12.04.2002 tarihli ve 2002/4100 sayılı Kararnamenin eki kararın 2 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin yürürlükten kaldırıldığı”, bunun yanı sıra, anılan 2010/478 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın “Yürürlük” başlıklı 8 inci maddesinde ise; “Bu karar 16.07.2009 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinden itibaren yürürlüğe girer.” hükmünün yer aldığını ve 16.07.2009 tarihinden sonra yasal hasımın ... olduğunu belirterek davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu'nun 16 ıncı maddesinde "Turizm belgeli yatırım ve işletmeler elektrik, gaz ve su ücretlerini o bölgedeki sanayi ve meskenlere uygulanan tarifelerden en düşüğü üzerinden öderler" düzenlemesine yer verildiğini, 16.07.2009 tarihine kadar davalı idareden belgeli yatırım ve işletmelerin normal tarife üzerinden ödedikleri enerji bedeli ile en düşük tarife arasındaki farkın Başbakanlık Hazine Müsteşarlığınca ödendiğini, 16.07.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2009/15199 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile bu uygulamaya son verildiğini, daha sonra 29.06.2010 tarih ve 237626 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 2010/478 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile bu kararda belirtilen esaslar çerçevesinde 16.07.2009 tarihinden itibaren normal tarife ile en düşük tarife arasındaki farkların davalı Bakanlık bütçesine konulacak ödeneklerle ödenmesinin öngörüldüğünü, ...'na başvuru yapmaları halinde ilgili dönemden Bakanlar Kurulu Kararları çerçevesinde faydalanabileceklerini, ancak firmalarca bu başvuru yapılmadan önce şekil şartı yerine getirilmeden doğrudan dava yoluna gidilmesi nedeniyle ödenen paranın davacı şirket tarafından tanzim edilmesine ilişkin talebin hukuka aykırı olduğunu, davaya konu ödemeye ilişkin herhangi bir belgenin taraflarına tebliğ edilmediğini, ödeme tarihi konusunda bilgileri bulunmadığından zamanaşımı itirazında bulunduklarını, istenen değişken oranlı işlemiş ve işleyecek avans faizi talebinin yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.06.2014 tarihli, 2012/262 Esas ve 2014/235 Karar sayılı ilamı ile; davacının ödemek zorunda kaldığı tutarı davalı Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı'ndan talep edebileceği, davalı ... Bakanlığının rücu alacağından sorumlu tutulamayacağı ve husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davalı T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı aleyhine açılan davanın kabulü ile 212.927,52 TL'nin dava tarihi olan 24.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı'ndan tahsiline, diğer davalı ... aleyhine açılan davanın ise husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 20.02.2018 tarihli, 2015/15481 Esas ve 2018/1098 Karar sayılı ilamı ile; ''Konu ile ilgili yasal mevzuat incelendiğinde; 1 ) 23.05.2002 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 19.01.2002 tarihinden itibaren geçerli olacağı kararlaştırılan 2002/4100 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında "2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunun 16. maddesine göre turizm belgeli yatırım ve işletmelere en düşük tarife üzerinden elektrik enerjisi verileceği, gelir kaybı tutarının, ilgili abone grubu aylık ortalama satış fiyatı ile uygulanan satış fiyatı arasındaki fark kadar belirleneceği ve gelir kaybının tutarı ile buna ilişkin KDV miktarının ilgisine göre Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye ve Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş.'ye ait olduğu yılın veya izleyen yılın genel bütçesine konulacak ödenekten Hazinece karşılanacağı” ve yine 06.10.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2006/19021 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın Turizm yatırımları başlıklı 10. maddesinde: “Turizm Yatırım veya Turizm İşletme belgeli turizm yatırımları veya işletmelerinin 2004 yılı Nisan ayından sonraki elektrik enerjisi giderlerinin, şantiye dönemi de dahil olmak üzere o bölgedeki mesken ve sanayi abonelerine uygulanan tarifelerden en düşüğü ile kendi abone grubuna uygulanan tarife arasındaki farkın Hazinece karşılanacağı” düzenlenmiş iken; daha sonra, 29.06.2010 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2010/478 sayılı Turizm Belgeli Yatırım ve İşletmelere Elektrik Enerjisi Desteği Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı'nın 3. maddesinde “Elektrik enerjisi desteği ödemelerinin, ... bütçesine konulacak ödenekten karşılanacağı”, 7. maddesinde de “12.04.2002 tarihli ve 2002/4100 sayılı Kararnamenin eki kararın 2 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin yürürlükten kaldırıldığı” düzenlenmiştir. Bunun yanı sıra, anılan 2010/478 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın “Yürürlük” başlıklı 8. maddesinde ise; “Bu karar 16.07.2009 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinden itibaren yürürlüğe girer.” hükmü yer almaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, rücuya esas olan Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/563 Esas, 2010/243 Karar sayılı dosyası ile, davacı ... Turizm Otelcilik Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. aleyhine 10.12.2009 tarihinde şirkete ait hotel işletmesinin turizm işletme belgesi bulunduğundan 08.08.2008 05.10.2009 dönemi elektrik tüketimlerinden 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ve 2002/4100 sayılı kararnameye aykırı olarak sanayi tarifesi yerine ticarethane tarifesinden tahakkuku ve tahsil edildiğinden fazladan tahsil edilen 121.587,59 TL'nin istirdadına ilişkin dava açıldığı, 15.06.2010 tarihinde verilen karar ile davanın kabulüne, 121.587,59 TL alacağın ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verildiği, kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 19.04.2011 tarihli ilamı onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. Yine, Beyoğlu 3. İcra Müdürlüğünün 2010/34548 sayılı takip dosyası ile alacaklı ... Turizm Otelcilik Tic. Ltd. Şti. tarafından borçlu Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. aleyhine Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/563 Esas, 2010/243 Karar sayılı ilamına dayanarak alacağın tahsili amacıyla ilamlı icra takibi başlatıldığı, borçlu BEDAŞ tarafından ferileriyle birlikte toplam 211.015,17 TL'nin 12.08.2011 tarihinde ödendiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından, davacı BEDAŞ'ın ödemek zorunda kaldığı elektrik enerjisi desteğinin (normal tarife ile indirimli tarife arasındaki farkın), 08.08.2008 05.10.2009 tarihleri arasındaki faturalara ilişkin olduğu, yapılan ödemenin BEDAŞ için gelir kaybı olduğu, yasal düzenlemeler ile bu gelir kaybının idareye rücu şeklinde geri ödenebileceği anlaşıldığına göre; mahkemece, yukarıda belirtilen 2010/478 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince 16.07.2009 tarihinden itibaren normal tarife ile düşük tarife arasındaki farkların Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesine konacak ödenekten ödenmesinin öngörüldüğü, bu nedenle 16.07.2009 tarihinden sonraki faturalar için Kültür ve Turizm Bakanlığının sorumlu olması gerektiği gözetilerek ve bilirkişiden bu döneme ilişkin hesaplamayı içerir rapor alınarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davalılardan ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2 ) Davalı T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığının temyizi yönünden;
08.06.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 637 sayılı Ekonomi Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 2. maddesinin 1. fıkrasında “Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihte Dış Ticaret Müsteşarlığı merkez, taşra ve yurtdışı teşkilatlan ile Hazine Müsteşarlığından Bakanlığa devredilen Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü ile Teşvik ve Uygulama Genel Müdürlüğüne ait her türlü taşınır, taşıt, araç, gereç ve malzeme, her türlü borç ve alacaklar, yazılı ve elektronik ortamdaki her türlü kayıtlar ve diğer dokümanlar ile kadro ve pozisyonlarda bulunan personel hiçbir işleme gerek kalmaksızın Ekonomi Bakanlığına devredilmiş sayılır. Mülkiyeti Hazineye ait veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlardan Maliye Bakanlığınca, Dış Ticaret Müsteşarlığına tahsis edilmiş taşınmazlar hiçbir işleme gerek kalmaksızın tahsis amacında kullanılmak üzere Ekonomi Bakanlığına tahsis edilmiş sayılır.” hükmü ve yine bu Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 2. maddesinin 6. fıkrasında ise “Mevzuatta Dış Ticaret Müsteşarlığına, İhracatı Geliştirme Etüd Merkezine ve Hazine Müsteşarlığının bu Kanun Hükmünde Kararname ile Ekonomi Bakanlığına devredilen birimlerinin görevleri nedeniyle Hazine Müsteşarlığına yapılmış olan atıflar Ekonomi Bakanlığına yapılmış sayılır.” hükmü yer almaktadır. Eldeki davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan bu hüküm gereğince, Hazine Müsteşarlığının her türlü borç ve alacakları hiçbir işleme gerek kalmaksızın Ekonomi Bakanlığına devredilmiş olduğuna göre, Hazine Müsteşarlığı tarafından ödenmesi gereken elektrik enerjisi desteğinin 16.07.2009 tarihinden önceki faturalar için olan kısmından dava dışı Ekonomi Bakanlığının sorumlu olduğu, gözetilerek Hazine Müsteşarlığı yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davalı Hazine Müsteşarlığı yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.'' gerekçesiyle kararın bozulmasına, bozma nedenine göre davacının ve davalı T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelemesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı ... vekilinin karar düzeltme isteğinin Dairesinin 19.09.2019 tarihli ve 2018/5026 Esas, 2019/4042 Karar sayılı ilamıyla reddine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı ... Bakanlığına yönelik davanın kısmen kabulü ile 56.110,37 TL'nin 11.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan tahsiline, davalı T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı'na yönelik davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesinin (1) fıkrasının (d) bendi uyarınca husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma kararı sonrasında davalı T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı aleyhine açılan davanın tefrik edilerek yargılamaya devam olunan İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/317 Esas ve 2019/538 Karar sayılı dava dosyasında davalı Hazine Müsteşarlığı bakımından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğini, buna rağmen eldeki dava dosyasında da davalı Hazine Müsteşarlığı yönünden yeniden hüküm tesis edilerek davalı lehine maktu vekalet ücreti takdir edildiğini, müvekkili şirket yönünden mükerrer vekalet ücreti ödemeye sebep olunacak bu durumun yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dava dilekçesinde ödeme tarihinden itibaren avans faizi talep edilmiş olmasına rağmen yasal faize hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı harçtan muaf olmasına rağmen yargılama harcı yönünden davalı Bakanlığın sorumluluğuna karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı idareye herhangi bir kusur yüklenemeyeceğinden davalıya yöneltilen rücu talebinin haksız ve yersiz olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, indirimli tarifeden faydalanan dava dışı 3. kişi tarafından açılan davada kabul edilip ödenen paraya ilişkin rücuen tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (j) bendi, 637 sayılı Ekonomi Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 2 nci maddesinin 1 inci fıkrası, 2010/478 sayılı Turizm Belgeli Yatırım ve İşletmelere Elektrik Enerjisi Desteği Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı'nın 3 üncü, 7 nci ve 8 inci maddesi.
-
Değerlendirme
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine ve bozmaya uygun karar verilmiş olmasına göre davacı vekili ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a Mahkemece, Dairenin 20.02.2018 tarihli, 2015/15481 Esas ve 2018/1098 sayılı bozma kararı sonrası 05.11.2019 tarihli celsede, davalı T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı yönünden tefrik kararı verilmiş olmasına ve yargılamaya İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/317 Esas ve 2019/538 Karar sayılı dava dosyasında devam edildiğinin beyan edilmiş olmasına göre eldeki dava dosyasında davalı T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı yönünden mükerrer hüküm tesis edilmesi ve bu davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
b Davacı, dava dışı şirket tarafından Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/563 Esas ve 2010/243 Karar sayılı dosyasında açılan ve aleyhine sonuçlanan dava sonucunda Beyoğlu 3. İcra Müdürlüğü'nün 2010/34548 sayılı takip dosyasına 12.08.2011 tarihinde 211.015,17 TL ödemede bulunmuştur. Davacı, dava dilekçesinde ödeme tarihinden itibaren faiz isteminde bulunmuştur. Rücu yoluyla ödetilmesi istenen davalarda davacının zararının ödeme gününde oluştuğu benimsenerek, kabul edilen tazminata ödeme gününden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekir. Mahkemece, bu husus gözetilmeksizin dava tarihinden işleyecek yasal faize karar verilmiş olması doğru değildir.
- Davalı ...'nın diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (j) bendi uyarınca genel bütçeye dahil idarelerin bütün işlemlerinin harçtan müstesna olduğuna dair yasal düzenleme yer almaktadır.
Şu durumda; davalı ... yukarıda açıklanan yasal düzenleme dikkate alındığında harçtan muaf kurumlar arasında yer almasına rağmen yargılama giderleri hüküm altına alınırken oranlama yapılarak başvurma harcının bir kısmının davalı idare üzerinde bırakılması doğru değildir. Mahkemece, davalı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına ve davacı tarafından yatırılan başvurma harcının ve peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine karar verilmesi gerekir.
VI. KARAR
-
Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
-
Değerlendirme bölümünün 2 (a) ve (b) nolu bendinde açıklanan nedenlerle davacı yararına, (3) nolu bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... yararına kararın BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:35:32